Allah'ı müslümanlar anlamamış, Hurşit anlamış

Kitabiyat
Yazı Tipi
  • Daha Küçük Küçük Normal Büyük Daha Büyük
  • Default Helvetica Segoe Georgia Times

 

islam-rahmettirMuhanat Hurşit ikinci kitabını da çıkardı. Hurşit kim diye mi soruyorsunuz? Münster Üniversitesi bünyesinde kurulan İslam İlahiyat Bölümü Başkanı’ndan söz ediyorum.

Muhanat Hurşit’in geçen sene “Islam ist Barmherzigkeit” (İslam rahmettir) başlıklı kitabı çıkmıştı. Bu kitabında bir insanın eğer kalbi temiz ise Allah’a inanmasa da (geniş anlamda) Müslüman sayılabileceği yönündeki ifadeleri tartışmalara yol açmıştı.

Hurşit’in yeni kitabı ise şu başlığı taşıyor: “Scharia-der missverstandene Gott. Der Weg zu einer modernen islamischen Ethik (Herder). Yani: Şeriat-Yanlış Anlaşılan Tanrı. Modern Bir İslam Ahlakına Giden Yol.” Hurşit’in bu kitabı da aslında ilk kitabının devamı. Yine kalp temizliğinin önemi üzerinde duruyor. Yine kuru kuru dini kuralları uygulamanın tek başına pek bir şey ifade etmediğini anlatmaya çalışıyor.

Dini kural veya metinden ziyade kalp ve anlamın esas olduğu üzerinde duruyor. Mesela bazı ifadeleri şöyle: “Bir kadının oje kullanması dindarlığı hakkında bir şey söylemez. Başörtüsü de söylemez.. Kalbin temizliği ise tanrı ile ilişkisi hakkında çok şey ifade eder.” (Sayfa17-18). İnsanı tanrıya hukuki yol değil, ahlaki ve ruhsal yol ulaştırır. (Sayfa 74). Yine Kuran-ı Kerim ile ilgili olarak Hurşit her ayetinin kelimesi kelimesine anlaşılmasının kutsal kitabın yanlış anlaşılmasına yol açabileceğini söylüyor.

Hatta şöyle bir ifadeye yer veriyor: “İnsanın hayatında sadece ve sadece tanrıya yönelmesi her türlü yönlendirmeden özgürleşmeyi şart koşmaktadır, buna metnin yönlendirmesi de dahildir.” (Sayfa 34). İfadenin gelişine bakılırsa bundan kastın Kuran-ı Kerim olduğu anlaşılıyor. Hurşit konuyla ilgili ayrıca Kuran-ı Kerim’in daha önceki kutsal kitapların hükmünü kaldırmak için değil teyit etmek için gönderildiğini söylüyor (Sayfa 77).

Zaten kitabın başlığı da bir şeyleri ifade ediyor. “Şeriat-yanlış anlaşılan tanrı” ne demek? Şeriat’tan kasıt Hurşit’in eleştirdiği İslam şekli olduğuna göre Hurşit’in Müslümanların Allah’ın mesajını ve dolayısı ile dini doğru anlayamadığını söylemeye çalıştığı anlaşılıyor. Bu başlık aslında şöyle de anlaşılabilir: Şeriat-tanrı adına kocaman bir yanılgı. Nasıl anlamamız gerektiğini ise ortaya koymaya çalışıyor.

Bu kadar alıntı yeter; gelelim değerlendirmesine. Teolojik olarak bu ifadelerin değerlendirmesini yapmak istemiyorum. Gazetecinin görevi okuyucu kitlesi ile ilgili kayda değer bilgileri kamuoyunun bilgisine sunmak. Ben kendi adıma kitapta olumlu yönler ve yararlı bilgiler de buldum. Eleştirilerimi iki noktada ifade edebilirim. Birincisi Hurşit’in tarzı ile ilgili.

Kitabı okurken günümüzün dindar Müslümanı hakkında olumsuz, ruhsuz, daha çok makine gibi dinin kurallarını takip etmeye çalışan, ama onların anlamına çok uzak, kalbi hayatı, insaniyet düşüncesi olmayan insanlar gibi bir izlenim uyanıyor. Bunun günümüzün samimiyetle inanan, yemeden yediren, Allah rızası için çalışan birçok Müslümanına haksızlık olduğunu düşünüyorum. Bu konuda kantarın topuzu kaçmış gibi geldi bana.

İkinci konu ise meselenin hukuku, anayasayı, kanunları ilgilendiren yönü. Almanya’da devlet din veya dünya görüşü olarak tarafsız; en azından kağıt üzerinde. Din noktasında anayasaya göre yüksekokullardaki ilahiyat meselesi dini cemaatlere uymak zorunda. Ancak uygulamaya bakınca sanki tabana ve tabanı temsil eden teşkilatlara ne kadar vurursanız ilahiyat için o kadar ehil hale geliyorsunuz gibi bir anlayış göze çarpıyor.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile