İDSB

İlahiyat Haberleri

 İslam Dünyası STKB’nin “Dünya O’nu konuşuyor” sloganıyla organize ettiği Kutlu Doğum Sempozyumu 22 Nisan Pazar günü Atatürk Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.

İDSB’yi tanıyalım:

1 Mayıs 2005 te kurulmasına karar verilen İslam Dünyası STKB adlı uluslar arası oluşum, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in de onayı ile nihayet 30.12.2005 tarihinde kuruldu. Şu an itibariyle 39 ülkede yapılanmış bulunan bu oluşumun 100’ü aşkın üyesi bulunuyor.

Birliğin amacı:

*İslam dünyası sivil toplum kuruluşları arasında sürdürülebilir gelişim, birlik ve koordinasyonu temin etmek;
*Tüm dünyada adalet, barış ve istikrar ortamının gerçekleşmesine katkıda bulunmak;

*Bireylerin ve toplumların temel hak ve özgürlüklerini korumak;
*Sivil toplumun katılımcı ve çoğulcu ilkelere dayalı olarak daha da geliştirilmesi için karşılıklı işbirliği çerçevesinde teknik ve sosyal çalışmalar yapmak;
*İslam kültür ve değerlerinin tanıtılmasına yönelik faaliyetlerde bulunmaktır.”

Yine İDSB’nin amacı için; İslam dünyasındaki sivil toplum kuruluşları arasındaki koordineyi temin etmek, bu kuruluşların birbirleri ile yardımlaşma ve dayanışmasını sağlamak, uluslar arası platformda söz sahibi olmak, bununla birlikte İslamî oluşumların birbiri ile yeniden tanışıp düşmanlara karşı ortak bir savunmada bulunmaları, ortak projeler üretip dünya çapında konferans-toplantılar düzenlenmesi ve İslam’ı her yere yayabilmek için aynı şemsiye altında olma-birlik olma şuuru geliştirmek, diyebiliriz.

İDSB kurulduğundan bu yana İslam alemine karşı yapılan çirkin saldırılara, İslam Aleminin birliğini bozacak provakatif hareketlere, İslam karşıtı yayın ve söylemlere karşı tavır almıştır. Danimarka olaylarında ve benzer hadiselerde Hz. Peygamber’e (s.a.v) karşı art niyet taşıyan söylemlere cevap vermiştir.

Son olarak Hz. Peygamber’in (s.a.v) doğumu münasebetiyle O’nu daha iyi anlamaya çalıştığımız şu günlerde “Dünya O’nu konuşuyor” diyerek dünyanın çeşitli yerlerinden gelen misafirleriyle AKM’deki sempozyumu düzenlemiştir.

Sempozyumdan İzlenimler

Program 22 Nisan Pazar 2007 günü 09:30 da Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından protokol konuşmalarına geçildi. Önce TGTV başkanı ve İDSB genel sekreteri Necmi Sadıkoğlu kısa bir selamlama konuşması yaptı. Ardından Kültür eski Bakanı Namık Kemal Zeybek uzuuun bir selamlama konuşması yaptı. Konuşmasında sık sık İslam Alemi üzerinde oynanan oyunlara, yapılan çıkar hesaplarına vurgu yapan Namık Kemal Zeybek dinleyenlerin de heyecanını bir hayli arttırdı.

Selamlama konuşmalarının ardından ilk oturuma geçildi.

Doç. Dr. Ahmet Yıldırım’ın başkanlığını yaptığı birinci oturumda ilk söz Dicle Üniversitesi Hadis Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. H. Musa Bağcı’ya verildi. Musa Bağcı geçmişten günümüze Müslümanların peygamber tasavvurları üzerinde durdu. Müslümanların genel olarak aşırı yüceltmeci bir anlayış ile hz. Peygamber’e (s.a.v) beşer üstü nitelikler atfettikleri üzerinde duran Musa Bağcı’ nın konuşmasına dinleyicilerden itirazlar gelmekle birlikte konuşması gayet faydalı oldu.

Ardından oturum başkanı sözü Prof. Dr. Ahmet Ağırakça’ya verdi. Ağırakça’nın tebliğ konusu ise: “Hz. Muhammed’in Şiddete Bakış Açısı” idi. Şiddet ile Hz. Muhammed’in bağdaştırılamayacağı, bu iki kelimeyi birlikte anmanın bile ne kadar saçma ve yersiz olduğunu bir çok örnekle açıklayan Ağırakça, samimi üslubu ve hitabeti ile dinleyenlerden oldukça ilgi gördü.

Verilen kahve arasından sonra başlayan oturumun başkanı Prof. Dr. Mehmet Akkuş idi. Bu oturumdaki konuşmacılardan Dr. İhsan Toker (Ankara Üniverstesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Bölümü) “Günümüz Kadınlarının Hz. Muhammed’e (s.a.v) Bakış Açıları” adlı tebliğini sunarken; Mısır’dan gelen ikinci tebliğci Prof. Dr. Salah Abd-el Motaal (İskenderiye Üniv. Sosyoloji Kürsüsü) ise “Çağımızda Sünneti Yaşamak” konulu tebliği ile oldukça faydalandığımız bir sunum yaptı.

Bir saatlik öğle arasının ardından 3. oturumun başkanlığını Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı yaptı. Bu oturumda yine iki misafirimiz vardı. İlki aslen Avustralyalı olan fakat Pakistandan gelen Araştırmacı-Yazar Amatullah Armstrong CHISTHI idi. CHISTHI tarikatine bağlı olduğu için bu isimle anılan Amatullah Hanım bizlere Tasavvufi yaklaşımla Hz. Peygamber’i (s.a.v) anlattı. İslam’la yakın zamanda tanışan Amatullah Hanım’ın samimiyeti herkes tarafından bariz olarak fark edildi.

Amatullah Hanım’ın ardından Suriye’den gelen Dr. Murat Mawlawi

Mevlana’nın gözünden Hz. Muhammed’i (s.a.v.) bizlere sundu.

20 dakikalık aradan sonraki son oturuma ise genç profesörlerimizden Prof. Dr. Yasin Aktay (Selçuk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü) başkanlık etti. Bu oturumdaki ilk sunum Doç. Dr. Vehbi Başer’e (Balıkesir Üniversitesi Sosyoloji Kürsüsü) aitti. Tebliğ konusu: “Amina Hatun Muhammed Annesi- Mevlid ve Anneliğin İnşası” idi. Vehbi Başer mevlid üzerine çeşitli çalışmalar yapmakla birlikte tebliğinde mevlidin kültürümüzdeki yerinden ve bayanların bu konudaki hassasiyetlerinden de bahsederek yer yer sosyolojik tesbitlerde bulundu. Bu konudaki araştırmalarının devam ettiğini belirten Vehbi Başer, çalışmalarını kitap haline getireceğini ifade etti. Son tebliğcimiz ABD’den gelen muhtedi din adamı Yusuf Estes, bizlere batı dünyasındaki Hz. Muhammed (s.a.v) algısını anlatacaktı. Fakat 60 küsür yaşına rağmen, İslam’la tanışmanın ve Müslüman bir topluluğa hitap etmenin heyecanıyla daha çok bizlerle muhabbet etti. Sempatik tavırları, gür sesi ile programın yoğunluğundan yorulan dinleyicilerin dikkatlerini hemen toplamayı başardı. Bizleri çok şanslı sayan Estes sık sık “Elhamdulillah, elhamdülillah we are muslim” diyerek Rabbine şükürlerini dile getirdi. Estes uzun süre rahiplik yaptıktan sonra İslam ile tanıştığı için çok mutlu. İslam’ın verdiği huzuru başkalarının da yaşaması için elinden geldiğince çabalıyor. Hapishaneleri ziyaret etmeye devam ediyor rahipken gittiği gibi. 3195 farklı domain ile net dünyasında da İslam’ı anlatmaya devam ediyor. Sürekli saldırı aldığı için bu kadar çok domain aldığını söylüyor. Yusuf Estes, “Rabbim yanımda, bana bişey yapamazlar” derken mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Kendisine yöneltilen bir soruda eleştirilen Yusuf Estes konuşmasını “ABD’li olmamak elimde değil, lütfen beni kınamayın, hepinizi çok seviyorum” diyerek bitirdi.

Sempozyum boyunca Arapça-Türkçe, İngilizce-Türkçe, İngilizce-Arapça simultane tercüme yapıldı.

İlki gerçekleştirilen, “İslam dünyası sahipsiz ve aciz değildir” denilen, birlik olunması gerektiğine her daim vurgu yapılan sempozyum için İDSB’ye şükranlarımızı sunuyor, Ümmet için çıktığı yolda Rabbimizden muvaffakiyetler diliyoruz..

Zehra Betül

Marmara İlahiyat 2. sınıf

Sizlerde yayınlanmasını istediğiniz yazılarınızı
This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. adresine gönderebilirsiniz.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile