×

Uyarı

JUser: :_load: Unable to load user with ID: 3651
JUser: :_load: Unable to load user with ID: 114

kitaplar_sezgilerOsmanlı devleti Tanzimat’la birlikte Batı medeniyetine dâhil olmanın bir gereği olarak yenileşme hareketlerine başlar.  Ülkede Karlofça Antlaşması’yla(1699) birlikte kendini gösteren ve daha sonra gerçekleşen mağlubiyetlerle iyice hissedilen bir kötüye gidiş vardır.

ImageHer birimiz birkaç kutuyla gelir dünyaya. “Yarışmamıza katılan herkese bu şık saat hediye” gibi bir şeydir bu. Herkese saat verilmez elbette. Kalem, defter, boğazda bir yalı, bürokrat bir aile, şımarık bir abla…

ImageBazı şairleri onulmaz bir yetişememe hissiyle okuruz. Satırlara onunla inmek isteriz. Kadim bir dostu, dönüşü olmayan bir yolculuğun sınırında yakalamak gibi, sürgün gibi belki…  Bir sınır miti… Mikelanj’ın elinde o birkaç dakikayı ölümsüz kılmanın telaşı…

 

Image

Felsefeden sanata, politikadan ekonomiye hatta dine kadar yaşamın tüm katmanlarını kapsayan modern algının hareket noktası olan Yunan ve akabinde Roma mitolojisi 1950’li yıllardan bu yana güçlenen postmodern eleştirinin de dayanak noktası olmuştur.

Image

 
Rönesans’la birlikte adım adım inşa edilen modernitenin yunan mitleriyle nasıl bir bağlamı ya da bağlamsızlığı olduğuna geçmeden önce mitlerin Türkçe’deki adlandırılışına büyükçe bir parantez açalım. Zira hangi aralığa bu kadar yanlış algı sığar bilinmez:

ImageModern Metinlerde Yunan Mitleri

Olympos’ta dana gözlü Hera’sıyla Tanrılar ve Tanrıçalar alayına başkanlık eden Zeus -aklında bilmem kaçıncı sevgilisiyle- ya da Kıbrıslı Aphrodite Troyalı Ankhises’in kulağına ‘Senin bir oğlun doğacak, Troyalılar’a kral olacaktır. O ve çocuklarına çocuklar doğacaktır sonsuza dek’ diye fısıldarken mitlerle gerçeklerin harmanlandığı Antik Yunana, Antik dünya bilgeliğine Hıristiyanlığın azizlerinin kutsandığı, Kitab-ı Mukaddes’teki kıssaların doldurduğu kiliselerden nasıl dönülmüştür?

Diğer Makaleler...