Vakay-ı Bütünlemeler ve Sınav Manifestosu

Esintiler - Telâmiz
Yazı Tipi
  • Daha Küçük Küçük Normal Büyük Daha Büyük
  • Default Helvetica Segoe Georgia Times

 

sınavvUzun ve yorucu bir eğitim yılını bir kez daha geride bırakmak üzereyiz. Kimimiz bir an önce sınavları başarıyla atlatmak için soluk soluğa okumalar

yaparken hatta deyim yerindeyse bir kaç aylık müfredatı bir gecede hatmetmeye uğraşırken kimimiz alttan kalan dersleri bir an önce halletmek için büyük çabalar sarfediyor.

Sınav dönemleri özelliklede biz ilahiyatçı adayları için çok sıkıntılar arzediyor. Uykusuzlukla baş etmeye çalışırken bir yandanda baş ağrılarıyla mücadele veririz. Hayattan tamamıyla koparız ve bir nevi bitkisel hayat moduna gireriz. Bir yanda felsefe bir yanda kelam... Bir yanda hadisler diğer yanda tefsir... Psikoloji ve sosyoloji... Liste uzar gider.. Biz bütün bu listeyi bize sunulan iki hafta gibi kısa sürede halletmeye çalışırız. Pek de başarılı olamayız açıkçası.

Çoğumuz sınav zamanına bırakırız okumayı. Alanımızla alakalı kitaplar okuruz genelde. Farklı isimler farklı fikirler. Merak gibi bir hocamız olunca bir tek ders kitabına bağlanıp kalamıyoruz. Ders kitabı mı dedin? Bir köşede masum masum sınav gününü bekler.

Biz ilahiyatçı adaylarının ders kitaplarına karşı ortak bir alerjisi var; ders öğretim üyelerinin ise sınav soruları konusunda ciddi takıntıları. İkisi birlikte el ele verince ortaya sınavzedeler denen yeni bir akım çıkıyor. Olan her zamanki gibi öğrenciye oluyor tabi.

Her zaman hocalar haklı oluyor tabi!

Bazen öyle sorular soruluyor ve öyle cevaplar isteniyor ki bizden afallayıp kalıyoruz ister istemez. Tam kendimize geldiğimiz an süre bitiyor zaten. Hele birde sınav test formatındaysa eğer o zaman deme gitsin. Test sorularının kalitesi (!) bazen ygs formatını dahi geride bırakıyor. Birde buna sayın hocalarımızın süre takıntısını da ekleyince iştesınavkoma o zaman sınav tam bir korku filmine dönüşüyor. Tıp literatürüne kazandırılması gereken bir kavram; soru koması.. Evet o süre zarfında verilen o kısa sürede (!) ygs kalitesindeki soruları çözebilmek uğruna bir süre komaya giriyoruz.

Bazen düşünüyorum böyle yapmakla gerçekten bilgi mi ölçülüyor (?) yoksa soru kobayı olarak mı kullanılıyoruz?

Ezbere dayalı bir sistem ve yoruma kapalı sınav soruları karşısında çaresiz kalıyoruz. Kalıplaşmış bilgiler ve yılmadan ezberlemek zorunda kaldığımız taşlaşmış bilgi enkazları altında bir afetzede gibiyiz. Finalde kırılan belimizi bütünlemelerde doğrultmaya uğraşıyoruz. Hani şu bizlerin vakay-ı  vakvakiyesi olan vakay-ı bütünlemelerde.

Fakat heyhat burada da ihtiraslar karşısında yenik düşüyor önümüze çıkarılan ve zorluk dozu iki kat daha artırılmış sorularla karşı karşıya kalıyoruz... Elimizden tek şey geliyor; kendimize güvenmek... Final bir yenilgiyse eğer bütünleme bir zafer olmalıdır diyebilmek... Ve yenilgiyi zaferle bitirmek... Sezai Karakoç’un bir beyiti ile noktalayalım sözümüzü;

“Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır / Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır.”

Dua silahını her namazdan sonra kuşanarak ilim cephesinde birbirimize destek olmak dileğiyle...

...

Mustafa Büyüksoy / 02.06.2012

Harran İlahiyat 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile