Ümmetin Suskunluğunu Şikayet Ediyorum

Esintiler - Telâmiz
Yazı Tipi
  • Daha Küçük Küçük Normal Büyük Daha Büyük
  • Default Helvetica Segoe Georgia Times

ahmet yasin[Küfür milleti Müslümanlara karşı saldırı ve katliamlarını her geçen gün artırırken bu katliamların biz Müslümanların gündemine girebilmesi ancak toplu ölümler, ve onların sene-i devriyeleriyle mümkün olabiliyor. Erzincan İlahiyat’tan Yasin Gültekin Ümmetin Suskunlunu şikayet etmiş ]

Allah'ım Şeyh Ahmed Yasin'in haykırışı kadar içten olmasa da sen kullarının haykırışını duyansın. Müslümanların birbirinden habersiz ne acılar çektiğini hiç birimiz düşünmedik. Ya işlerimize ayırdık tüm hayatımızı ya ailemize ya da kendimize.

Şeyh Ahmed Yasin'in şikayetini dinlediniz mi bilmiyorum, ancak öyle bir bölüm var ki insanı derinden etkiliyor; "Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helâk olmuş ölüler! Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felâketler karşısında? Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak? Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak! Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken?" Gerçekten de hala kalbimiz sızlamıyor mu? Şeref ve namus sadece evimizdekiler ev halkımız için mi geçerli? Hz peygamber(sav) Müslüman bir kadının başörtüsü için Yahudilerle savaşmadı mı? Elimize silah alıp savaşmaktan bahsetmiyorum elbet fakat Müslümanlar hiç mi ses çıkaramaz Müslüman Halkları hiç mi sesini duyuramaz? Şeyh Ahmed Yasin de bunu söylemiyor mu;"Bu ümmetin kurumları, sivilfilistin bayrak güçleri, partileri, teşkilâtları ve bariz şahsiyetleri, Allah için kızmaz mı? Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye; "Ey Rabbimiz! Gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mü'min kullarına yardım et!" diye çağıramaz mı? Buna da mı gücünüz yetmiyor?" Gerçekten de buna da mı gücümüz yetmiyor.

Hz İbrahim ve Nemrut'un hikayesini herkes bilir, aciz kalmış karıncalar kadar olamadık mı: "Nemrut, Hz İbrahim'i her türlü yolu denediği halde hak yolundan, davasından vazgeçiremeyince yakmaya karar verir. Ve Hz İbrahim için ateş hazırlatır. Karıncalarda bundan haberdar olur ve hemen harekete geçerler. Nemrut'un ateşini söndürmek için ağızlarıyla su taşımaya başlarlar. Ve onları gören bir zat sorar. "Siz bu küçücük zayıf halinizle, Nemrut'un yaktığı koskoca ateşi nasıl söndüreceksiniz? Buna güç yetiremezsiniz." Orada karıncaların verdiği cevap bize kıyamete kadar rehberlik edecek niteliktedir. Karıncalar, "ateşi söndüremesek de bu yolda ölürüz, Hz İbrahim tarafında olduğumuz belli olur."

Hangi saftayız belli etmek bu kadar mı zor? Müslümanların bir birinden habersiz yaşamalarını onları ayrı ayrı yok etmek isteyen Siyonistlerin ve teröristlerin istedikleri de bu değil mi? Allah'ın emanetine sahip çıkmayan bizlerin başından felaketler eksik olur mu? Şeyh Ahmed Yasin'in şikayetinde bir cümle var ki belki de bütün bu felaketlerin nedenini açıklar nitelikte. "Temennimiz, Allah'ın, emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır!" Allah bizden kısas alıyor evet onun emanetini unutan, sahip çıkmayan biz Müslüman görünümlü kimselerden kısas alıyor.

filistinliEy Müslümanlar, belki öyle biz zaman geldi ki sadece İslam'ın şartını yapmakla kurtulamayacağız. O Müslümanların haklarını ALLAH bize sormaz mı? Onların namusları çiğnenirken, kitapları yakılırken, Allah'ın evi olan ibadethaneleri kapatılırken, onlara türlü içkenceler yapılırken, onların yaşama özgürlükleri ellerinden alınırken bize sormaz mı? Siyonistlerin bu katliamları yapacak güce ulaştıklarında siz ne yaptınız demez mi? "Halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini Sana şikâyet ediyoruz..." Hala bizden yardım bekleyen bu Müslümanlara yardım elimiz uzanmaz mı?

Ya Rabbi sen bizi bize bırakma, bizi senden başka hiçbir kula muhtaç etme,

Ya Rabbi sen den başka yardıma koşacak kimse göremiyoruz sen Müslümanları uyandır.

Allah'ım Müslümanları zulümden kurtar,

Ya Rabbi sen cihadımı zaferle şereflendir, bizleri muzaffer kıl Ya rabbi.

 

Yasin Gültekin

Erzincan İlahiyat

  

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile