Bir Selam İle..

Esintiler - Telâmiz
Yazı Tipi
  • Daha Küçük Küçük Normal Büyük Daha Büyük
  • Default Helvetica Segoe Georgia Times

selamile sakaryailahiyatSen'sin Selam Ya Rabbi, kalplerdeki korkularımızı Selam'ın ile silen Sen'sin,

Çıkmaz sokaklarda Selam'ın ile yolumuza inen tek nur Sen'sin,

 

 

Kimsesiz kaldığımızda ‘Selam’ın ile ellerimizi tutan Sen'sin,

Suskunlaşmış ruhlarımızı ‘Selam’ın ile neşelendiren arındıran yine Sen'sin,

Kelimeler kaybolup da satırlara düşmeyince sesimiz; soluğumuz Sen'sin,

Sen'den gelen ebedi bir ‘Selam’, rahmet ve bereket

Habibullah'ın ve Ümmet-i Muhammed'in üzerine olsun...

"Size herhangi bir şekilde ‘Selam’ verildiğinde, siz de ondan daha güzeli ile ‘Selam’ verin veya aynıyla karşılıkta bulunun. Şüphesiz ki Allah her şeyin hesabını hakkıyla bilir." (Nisâ 4/86).

Bu ve daha başka ayetlerde emredildiği gibi Müslüman daima nezaket sahibi ve insancıl davranışlarla hemhâl olmalıdır. ‘Selam’ veren kimseye daha candan, daha güzel yahut en azından onunki kadar güzel bir mukabelede bulunmalıyız. Bizler biliyoruz ki; ‘Selam’ vermek sünnettir, ‘Selam’ almak ise farzdır. Bu ayet-i kerime ahlaki yönden mülahaza edildiğinde ‘Selam’ vermenin ve hoş bir şekilde ‘Selam’ı almanın Müslüman’a ne denli yakıştığının göstergesidir ve Kurân-ı Kerim'de geçen bu ayet bunun ehemmiyetini daha çok vurgulamaktadır. Şuna da değinmek gerekirse; savaş durumu ile ilgili ayetler arasına ‘Selam’ ayetinin konması İslam'ın asıl amacının barış olduğunu gösterir.

‘Selam’laşmanın adapları vardır, şöyle ki; ‘Selam’da sünnet olan onu sesli vermektir. Çünkü bu durum sevinci ve sevgiyi daha fazla kalbe sokar. ‘Selam’ı vermek konusunda Mü'min Mü'min ile yarışmalıdır.  Çünkü hayırda yarışmak gerekir. ‘Selam’ verilirken ayrım yapılmamalıdır. Çünkü ‘Selam’ nefreti ortadan kaldırır ve aradaki muhabbet bağlarını güçlendirir.  " ‘Selam’laşmak, İlahî bir emir ve Muhammedî bir davranıştır." Hayat telaşı, yaşam mücadelesi arasında anlık kalbî bir dinlenme, O'nun adını zikretmek, mü'min olmanın ve bir olabilmenin şuurunu hissedebilmek için bir vesilesidir.

Bir gün Abdullah b. Ömer (r.a) çarşıya çıkıp mu'tad alış verişini yapar. Tabi bu işi yaparken, uğradığı her yere ‘Selam’ verir. Alış verişini bitirip evine döndükten bir müddet sonra tekrar çarşıya gelir. Yine çarşıda uğradığı her yerde ‘Selam’ verince çarşıdaki insanlar biraz taaccüb içerisinde sorarlar. Ey İbn Ömer, ne oldu da tekrar geri geldin? Abdullah b. Ömer: Ben Efendimizin şu sözüne ittibâen tekrar çarşıya geldim; "Efşu's-Selâme beyneküm" . Aranızda ‘Selam’ı yayınız... Çarşıdaki insanlar ama biraz önce bizlere ‘Selam’ vermiştin zaten. İbn Ömer: Hayır, ben biraz önce çarşıya alış veriş için gelmiştim zaten, bunun yanında ‘Selam’ verdim. Şimdi ise sadece O'na bağlılığımı göstermek adına, ‘Selam’ı yaymak için buradayım...

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: "Nefsimi elinde bulunduran Allah and olsun ki inanmadıkça cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe inanmış olmazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir iş göstereyim mi? Aranızda ‘Selam’ı yayınız." (Müslim, İman, 99 ve Tirmizi, İsti'zan, 43)

                          

Aç yüreğinin kapılarını ardına kadar

Bir ‘Selam’ın ile yüzlere tebessüm konsun.

İçindeki iman ile yaratılana muhabbet ve saygı duy,

Bir ‘Selam’ın ile yer ve gök sesini duysun.

İnanmış gönüllere mürüvvetli ol ki

Bir ‘Selam’ın ile Hak'a yürüyen bir adım da senden olsun.

İnsanlar içinde insanlardan bir insan ol, Hak'tan bir lahza gafil olma,

Bir ‘Selam’ın ile gönüller yeisten kurtulsun.

Gerçek bir irşatla ve tebliğlerin en güzeli ile

Göklerle olan bağında kıymetli bir rehberin ardında olduğunu unutma,

Ve bir ‘Selam’ın ile ardında misafir olunmadık bir yürek bırakma...

‘SELAM’UNALEYKUM VE RAHMETULLAH VE BEREKATUH...

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile