Müslüman Hanımın İffeti Örtüsüdür!

Esintiler - Telâmiz
Yazı Tipi
  • Daha Küçük Küçük Normal Büyük Daha Büyük
  • Default Helvetica Segoe Georgia Times

tesetturmodasi

Müslüman kadının iffetinin timsali olarak bilinen başörtüsü konusunda son zamanlarda çok büyük değişiklikler olmaktadır. Müslüman kadınların örtünme şekilleri ve günlük hayattaki hareketleri ile birlikte İslâm’da olmayan bazı konular İslâm'a yavaş yavaş girmektedir.

Nur Suresi’nin otuz birinci âyetinde “Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut Müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!” buyrulmaktadır.

İslâm’da başörtüsünün nasıl örtülmesi gerektiği açıkça belirtilmektedir. Yüz çevresinin kapatılması ve insanların ilgisini çekmemesi emredilmektedir. Ancak son zamanlardaki değişiklikler ‘Müslüman Kadınlar’da örtünme şeklini yavaş yavaş değiştirmektedir. Artık ince ve içini gösteren örtüler ile kafa yapısına tam uymayan ve bazı bölgeleri açık bırakan örtüler çıkmaktadır. Özellikle son zamanlarda baş örtüldükten sonra boğaz ve kulak bölgelerini açıkta bırakan örtünme şekilleri vardır. Bu örtünme tarzı âyetteki ile çok farklıdır.

Başörtüsü ile birlikte makyaj yapan, rengarenk baş örtüleri ile insanların dikkatini üzerine çeken hanımların tesettürü hakkında çok ciddi şüpheler ortaya çıkmaktadır. Bir televizyon programına katılan bir bayanın makyaj hakkında söylediği sözler çok dikkat çekmektedir. Günah olduğunu bildiği halde makyaj yaptığını söyledikten sonra sunucunun: “Ben sizi dışarıda görsem başörtülüler konumunda saymam.” demesi durumun vehâmiyetini açıkça gözler önüne sermektedir.

Peygamber efendimizin bir hadisinde “Ateş (cehennem) ehlinden iki sınıf vardır, henüz onları görmedim. (Birinci sınıf) Yanlarında sığırkuyruğu gibi bir şeyler taşıyıp onlarla insanlara vuran kimseler... (İkincisi) Giyinmiş çıplak kadınlar ki, bunlar Allah’a taatten (itaatten) dışarı çıkmışlardır. Bunlar (hem kendileri baştan çıkmıştır), hem de başkalarını baştan çıkartırlar. Başları deve hörgücü gibidir. Bu gibi kadınlar, Cennet’e girmek şöyle dursun, onun kokusunu bile alamazlar. Halbuki Cennet’in kokusu şu şu kadar uzak mesafeden hissedilir.”(Sahih-i Müslim, Cennet, 53. bölüm) buyurmaktadır. Son zamanlarda deve hörgücü olarak nitelendirilen örtüş şekilleri görülmektedir. Bu tip olaylar ne yazık ki İslâm sancağını taşıyan insanlara da sıçramıştır. Özellikle imam-hatip ve ilahiyatta öğrenim gören kız öğrencilerde de sıkça rastlanmaya başlanmıştır.

Örtüş şekillerini doğru anlamayan veya nefse hoş geldiği şekilde anlayan insanların sayısı gittikçe artmaktadır. Nitekim bu konuları bu tip insanlardan dinleyen topluluklar da etkilenmeyecek ve yaşayamayacaktır. Ebu Hanife yanına gelen bir çocuğa balın zararlı olmasını söylemek için 40 gün beklemiştir. Ebu Hanife o olaydan kısa bir zaman önce bal yemiş ve vücudundan atılması için 40 gün beklemiştir. Çünkü o anda çocuğa telkinde bulunsa bile o çocuk etkilenmeyecek ve bal yemeye devam edecektir. Nitekim yaşanmadan anlatılan olaylar karşıdakini etkilememektedir. Saçlarını gösteren örtülerin örtülmesi, makyajların yapılması, belden sıkmalı pardesülerin giyilmesi gibi olaylarla Müslüman bir kadında bulunması gereken sütunlar birer birer yıkılmaktadır.

Müslüman bir kadının mahrem yerlerini başkasına göstermek ne kadar günahsa bu tip olayların da bir o kadar günahı vardır. İslâm literatüründe çoğu haram olan şeyin azı da haramdır. İslâm dini bu tip olaylarla tahrif edilmekte ve İslâm’daki tesettür sütunlarını birer birer yıkmaktadır. Müslüman kadın kadar Müslüman erkeğin de bu tip konuları dikkate alması gerekir. Giyimine ve dışarıda yaptığı hareketlerine dikkat etmelidir. Nitekim kadınlar kadar erkeklerin de İslâm’a zıt düşen birçok davranış biçimleri vardır.

İslâm’ı yaşamadan anlatan insanların devri yavaş yavaş gelmektedir. Bu konulara tedbir alınmaması hâlinde büyük bir tahribâtın ileride dönüşünün olmayacağı bir gerçektir. İslâm’ı anlayan, yaşayan ve daha sonra da anlatan kimselerin bu dinden uzak olmamasını ALLAH’tan niyaz ediyorum. Ahmet Tevfik Paksu’nun şu dizeleri ile bitirmek istiyorum:

Sen ey Müslüman kızı sen namus timsalisin, 

Sen cennet güzelisin, hûriler misalisin,

Sen yolundaki gaziler misalisin,

İslâm yolunda olmak Mü’minin ülküsüdür, 

Müslüman hanımların iffeti, örtüsüdür...

 

Yasin Gültekin

Erzincan İlahiyat

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile