Osmanlının Sırrı

Esintiler - Telâmiz

fatihsultan_ilahiyatOsmanlı İmparatorluğu 1299 yılında kurulan bir devlettir.

 

Şeyh Edebali’nin kızı ile evlenen Osman Bey, beyliği kurduğu zaman Şeyh Edebali bir nasihatte bulunur.''Ey oğul'' diye başlayan nasihatte beyliğin içerisine düşeceği durumları haber verir ve nasıl davranması gerektiğinden bahseder. Ancak bu nasihatte en önemli olanı Hakkın yanında olması ve asla ayrılmaması gerektiğini söylemesidir. Osmanlı imparatorluğu altı yüz küsür sene i’lâ-i kelimetullah için savaşır ve asla haksız yere kan dökmez. Allah da bu devletin yanında olur.

Orhan Gazi ve diğer padişahlar Osmanlı'nın karşısındaki engellerden biri olan Bizans'ı almak istemiştir. Bir gün II. Murat, hocası Hacı Bayram-ı Veliye ''İstanbul’un fethini görür müyüz'' der. Hacı Bayram-ı Veli, Fatih Sultan Mehmed’i ve Hocası Akşemseddin’i göstererek '' seninle ben değil ama kundaktaki bebe ile şu bizim köseye nasip olur'' der. On iki yaşında tahta geçen Fatih haçlı ordusunun geldiğini duyduğunda babasına bir mektup yazar ''Eğer padişah sizseniz ordunuzun başına geçin, yok eğer bensem emrediyorum ordunun başına geçin'' der. O yaşta cihan padişahı olduğunu gösterir. Yirmi
bir yaşında İstanbul'u fetheden Fatih, Akşemseddin tarafından yetiştirilir. Osmanlı’da şehzadeler tahta geçmeden önce mederese eğitimi görür ve i’lâ-i kelimetullah için savaşmayı öğrenir.

Yavuz Sultan Selim şehzadeyken babasına bir mektup yollar ''ya işini düzgün yap yahut gelir nasıl yapılacağını gösteririm'' der. Yavuz Sultan Selim de dedesi Fatih Sultan Mehmet gibi Allah yolunda i’lâ-i kelimetullah için savaşır ve sekiz senelik taht yaşamının altı senesi savaşlarda at üzerinde geçirir. Mısır seferine giderken birden bire attan iner. Vezir yanına gelir ve ''padişahım siz indiğiniz için ordu da attan indi susuz ve yorgun''fatihmansetilahiyat
der. Yavuz Selim de dönerek ''önümde Hz Muhammed (s.a.v.) yürürken ben
ata nasıl binerim'' der. Mısır seferi sona erdiği zaman hac görevini yerine getiremeyen Yavuz Sultan Selim ''Mekke'ye ve Medine'ye giderdim ancak oraları feth etmeye geldi demelerinden korkarım'' der.

Osmanlı İmparatorluğu muhteşem yüzyılı Kanuni Sultan Süleyman ile yaşar. Osmanlı bilim, kültür ve sanayideki en ileri dönemini yaşar. Allah uğruna yapılan savaşların ve azmin sonunda Allah dünya lideri bir devlet verir. Zamanın cihan imparatoru Kanuni Sultan Süleyman Fransa kralına bir mektup yazar. Mektupta 'ben ki Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun..' diye devam eden mektubun sonun da 'sen ki Fransa vilayetinin kralı Françeskosun' yazar ve istekleri yerine getirilir. Osmanlı İmparatorluğu'nun büyüklüğü bu mektupla çok daha iyi anlaşılmaktadır.

Osmanlı bu derece büyük bir imparatorlukken yavaş yavaş duraklama, gerileme ve çöküş dönemlerini yaşar. Bunun asıl nedeni batı'nın elimizden Kur’an-ı Kerim’i almayı başarması vardır. Kendi ideolojilerini okullarında kazandırmaya çalışırlar. Osmanlı savaş'ta kaybetmemiştir. Osmanlı bilim, kültür ve sanayi mücadelesini medreselerde din derslerinin yanında fen derslerini kaldırdığında kaybetmiştir. Müslümanların elinden Kur’an-ı Kerimi düştüğü an en önemli kolonları yıkılmıştır.

Bizim hayatımızda Osmanlı bir örnek olmalıdır. Allah uğruna cihat edene Allah'a bir adım olsa yaklaşana Allah da yaklaşır. Rabbimiz ''bana bir adım gelene ben on adım gelirim, bana yürüyene ben koşarım'' buyurmaktadır. Rabbim elimizden Kur’an-ı yüreğimizden islamı eksik etmesin.

Amin...

Yasin Gültekin

Erzincan İlahiyat İkinci Sınıf Öğrencisi

Yorumlar   

0 #3 yasin 15-08-2011 21:44
öncelikle sunu soylemek ısterım kı yavuz sultan selım kardeslerını taht ıcın oldurtmus ve kendısını tanıyanlara dokunmamıstır ... 2. bayezıt' e karsıda darbe yaparak tahtı ele gecırmıstır ... belkı tarıh kıtapları yazmıyo olabılır ... canakkaledekı sehıt askerlerıde yazmıyor tarıh kıtapları mısır seferı sırasında peygamberımızın katıldıgınıda ...
Alıntı
0 #2 Kemal Derinsu 12-08-2011 09:10
Çok sığ bir yazı. Osmanlı ile ilgili bir yazı bu kadar kısa ve sığ olmamalı. Her şey Kuran'ın alınması ile açıklanamaz. Allah'ın sünneti bu dünyada sebepler dairesinde tecelli eder. Pozitif bilimlere sırt dönüp dini bu bilimlerden soyutlayıp hata yapanların ceremesini çekiyoruz. Bütün ilimlerin Allah'a ait olduğunu bilmeyen yobazlar hala sadece dini yaşayıştaki eksikliği göz önünde tutar. Dini yaşayış sadece Kurandaki ibadetler değil bütün ilimledir.
Cehalet bütün gerliyeşimizin temel nedenidir.
Yılların ezberlenmiş cümlelerini derleyip makale haline getirmek olmamış. Bunu da arkadaşın yeni bir İlahiyat öğrencisi olmasına veriyoruz. Daha çok okumalıyız.
Alıntı
-1 #1 evlad- fatihan 06-08-2011 21:00
"Yavuz Sultan Selim şehzadeyken babasına bir mektup yollar ''ya işini düzgün yap yahut gelir nasıl yapılacağını gösteririm'' der."

Bu bilgiyi nereden buldunuz? Bir şehzadenin babasını tehtid etmesi mümkün mü?
ya da
Böyle bir şey olsa yaşaması???
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile