Seçim Mağduru İlahiyat Öğrencileri

Esintiler - Telâmiz

seimmaduru

DİB, 19 Mart 2011 tarihinde yaptığı yazılı sınav sonuçlarının açıklanmasından hemen sonra sözlü mülakatları yapmaya başladı. Fakat şu ana kadar ne Diyanet’te, ne de diğer devlet kurumlarında örneği görülmemiş bir uygulamaya imza attı.

 

 

 

 

Seçim Mağdurları

Birinci Grup Seçim Mağdurları/Mağdur Eden Kurum: DİB

DİB, 19 Mart 2011 tarihinde yaptığı yazılı sınav sonuçlarının açıklanmasından hemen sonra sözlü mülakatları yapmaya başladı. Fakat şu ana kadar ne Diyanet’te, ne de diğer devlet kurumlarında örneği görülmemiş bir uygulamaya imza attı ve birçok öğrenci yazılı sınavı geçmesine rağmen mağdur oldu.

Diyanet, 2006 yılında yapılan yeterlik sınavında İmam-Hatip Lisesi ikinci sınıfta okuyanların bile bu sınava girmesine izin verirken, en son yapılan sınavda İ.H.L., Açıköğretim, İlitam ve İlahiyat son sınıf öğrencilerinin sınavlara girmesine müsaade etmedi. Bu uygulamaya sebebiyle İ.H.L. son sınıf öğrencileri sınava giremedi. İlahiyat son sınıf öğrencileri de yeterlik sınavına başvururken İlahiyat mezunu olduklarını ifade ettikleri için kendilerinden ilahiyat diploması istendi. Tabiatıyla bu da mümkün olmayınca birçok öğrenci sınava giremeyerek mağdur oldu.  Bu uygulama, lise son sınıft öğrencilerinin YGS ve LYS’ye, lisoans sn sınıf öğrencilerinin de Kpss’ye girmesine müsaade etmemeye benzemekte.  Diyanet’in bu konuyla ilgili farklı bir düzenleme yapma ihtimali şu aşamadan sonra neredeyse imkânsız.

Normal şartlarda, yazılı ve sözlü yeterlik sınavlarını birer ay arayla yapan Diyanet’in seçim arifesi olmasından mıdır bilinmez, tarihinde görülmemiş bir hızla sınav takvimini belirlemesi ve yürürlüğe koyması takdire şayandır!

İkinci Grup Seçim Mağdurları/Mağdur Eden Kurum: MEB

Daha önce, 2011 yılında 55 bin öğretmen ataması yapılacağını, bu atamaların Ağustos atamaları olduğunu ve bunların haricinde başka atama yapılmayacağını açıklayan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, seçim yaklaşınca bu kararından cayarak 30 bin öğretmen atanacağını duyurdu. Önceki açıklamasına mesned teşkil eden MEB atama yönetmeliği ise şöyleydi:

Önceki Hali Atama dönemi MADDE 19 (1) Öğretmenlik kadrolarına atamalar her yıl ağustos ayında bir defada yapılır. Öğretmenlik için duyuru, başvuru ve atamalar, ağustos ayı sonu itibarıyla tamamlanır. Bu atamalar sonucunda, yasal süre içinde göreve başlamayanların yerine ağustos ayında başvurusu alınanlardan puan yetersizliği nedeniyle ataması yapılamayan adaylardan puan üstünlüğüne göre aynı alanda, aynı eğitim kurumlarına aynı yıl kasım ayında atama yapılır.

Değişikliklerden sonraki hali ise şöyle oldu:

Yeni Hali MADDE 19 – (1) Öğretmenlik kadrolarına atamalar her yıl ağustos ayında yapılır. Bakanlıkça gerekli görüldüğü hallerde kadro imkânları ve ihtiyaç çerçevesinde ağustos ayı dışında da atama yapılabilir.

Bu değişiklikle amaçlananın ne olduğu herkesçe malum. Ancak, yapılan değişiklik eski mezunlara faydalı olurken, bu sene mezun olacak öğretmen adaylarını mağdur edecek. Neden mi? Mesela Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile İmam-Hatip Lisesi meslek dersi öğretmeni atamaları için yıllık kontenjan ortalama 1000 kişiydi. Önümüzdeki haziran ayında toplam 1668 Din Kültürü Ahlak Bilgisi öğretmeni atanacak. Aslında bu kadar kişinin atanmasının kötü bir yanı yok ancak bu durum, yeni mezunların atanmasını büyük ölçüde engelleyecek ve 30 bin kişilik kontenjan, 2010’da çok düşük puanları sebebiyle yerleşemeyen adaylara yarayacak. Haziran atamalarının yeni mezunlar için bir diğer menfi yönü, çok yüksek puan almalarına rağmen önlerinde tercih edebilecekleri sadece yüz küsûr kişilik bir kontenjan kalacak olması.

Özetle; Türkiye’nin en önemli iki kurumunun, öğretmen ve memur adayı öğrencileri bu şekilde seçim politikalarına alet etmesi hiçbir şekilde kabul edilemez. İktidarda, kendisini muhafazakâr-demokrat olarak niteleyen ve kendilerine oy verdiğimiz bir hükümetin bulunması, yapılan yanlışa göz yummamıza ve sessiz kalmamıza gerekçe olamaz, gösterilemez. Bu yanlışı açıkça dillendirmeli, medya-iletişim araçları ile ilgili mercileri yaptıkları yanlıştan vazgeçmeye davet etmeliyiz.


E-İlahiyat Marmara İlahiyat Muhabiri: İhsan Cabir

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile