Beyaz Göç

Esintiler - Telâmiz
kkkznannesiDışarıda yoğun kar yağışı, kapıyı zorlayan rüzgâr.. Annesinin ılık tebessümü geziniyor yüreğinde, sobanın odunları yanarken, inlemekte; bir de babasının sesinde Yâ-sîn sûresi yankılanıyor, başka çıt yok.
Sedirin karşı kenarında abisi oturmuş, elinde bir bardak su; annesinin kurumuş dudaklarını ıslatıyor. Babası âyet sonlarında kimi, kimi âyet daha bitmemişken duraklayıp gözyaşlarını siliyor, yutkunuyor.

Annesinin yorganı mavi, yaz aylarında açık gökyüzü gibi. Yazması beyaz, umut yüklü bulutlar gibi. Hani içinde cennet oyuncaklarını barındıran bulutlar. Bir kandil ne kadar ışık verirse, o kadar aydınlık oda; eski zaman fotoğrafları gibi.

Her zamankinden daha yabancı bir yalnızlıkla kıvranıyor Ayşe, iki büklüm. Yolunda gitmeyen bir şeyler var.. Öyleyse neden konuşmuyor hiç kimse? Kimsede ses olmayınca, konuşmaya cesaret edemiyor o da. Ara sıra annesine kayıyor gözleri, yüzü ay bahçesi; hüzünlü geceleri aydınlatan dolunaya benziyor. Babasının yüzünde sayamadığı çizgiler.. Abisinin gözleri neden bu kadar kısık, ağlıyor mu ne?kkkzn_annesi

Avuçlarının terlediğini hissediyor Ayşe, babasının elleri ağlatıyor Ayşe'nin avuçlarını. Ayşe ürkek; titremekte yüreği.. Dışarıda bulutlar ağlıyor, beyaz gümüş. Sobanın üzerindeki güğüm fokurduyor, o da mı ağlıyor yoksa? Ayşe kimseye soramıyor fakat hissediyor; odanın ihtiyar duvarları da ağlıyor.

Babasının okuduğu sûreyi tekrarlıyor içinden. Annesi her ikindi sonrası çocuklarını toplar, bu sûreyi tilavet ederdi güzel sesiyle, hatırlıyor. Ablasıyla abisinin Yâ-sîn sûresini ezberlerken, öne geçmek için yaptıkları tatlı gürültüleri anımsıyor. Bir keresinde "siz görün, ben sizden önce ezberleyeceğim" demişti de gülümsemişti evdeki herkes, kuşlar gibi. Film şeridi burada sonlanıyor.

‘‘Ah ablacım, keşke o da burada olsaydı şu an’’ diyor içinden. Neden gitti ki geçen hafta? Köy yolları kapalı, haber yok ablasından. Ablasının da haberi yok kâinatın ağladığından. Belki de, o da bulunduğu mekânda ağlıyordur.

Ayşe de ıslatıyor sonunda yanaklarını, şaşkın. Neden, diye soracak; dişleri eziyor dudaklarını. Annem acı çekiyor olmalı, yoksa neden üzülsün herkes?

"Fakat öyleyse neden tebessüm ediyor annem?"

Sözlerini anlamasa da, annesi fısıldıyor.. Babası konuşturuyor annesini; "Eşhedu en lâ.." Ayşe biliyor annesinin öğrettiği bu sözü, o da içinden onlarla birlikte tekrar ediyor. Annesinin fısıltısı yumuşak, meltem gibi. Annesinin sesi duymadığı hâliyle de ruhunu okşuyor Ayşe'nin. Kınalı kuzusunun, ay meleğinin, gül fidanının.

...
Annesinin gözleri kapalı, babasının yüzü acı yumağı. Abisinin başı önüne düşmüş; çok ağır belli, bedeni taşıyamıyor.

Ayşe tedirgin; âh diyor duvarlar, âh diyor ateş, âh diyor Ayşe'nin kalbi.

Annesinin yüzü dolunay.

Ayşe Yüksel

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile