Sinemadaki Yobaz Dindar !

Basından
Yazı Tipi
  • Daha Küçük Küçük Normal Büyük Daha Büyük
  • Default Helvetica Segoe Georgia Times
kotumam2

Sahi yobaz imamı kim icat etmişti? Peki o günden bugüne ne değişti? Dr. Mehmet Akif Enderun`un "Beyaz Perdenin Din Algısı" isimli kitabı, yedinci sanatın `derin` tarihine dair alternatif ve keyifli bir okuma sunuyor

 

 

 

 

 


 



Yedinci sanat sinema, dünyanın ve insanın tüm hallerini izleyiciye ulaştırırken en kadim gerçek olan din ve ritüellerini ihmal etmedi. Yalnız, en etkileyici mesaj taşıyıcı olan bu sanatın din algısı konusunda ciddi bir sorun vardı. Beyazperdenin oluşturduğu dilin kemiği yoktu, her yapım içeriğindeki mesajla yeni tartışmalara gebeydi. İşte bu netameli konu yani sinema ve din ilişkisi üzerine yapılmış değerli bir çalışma geçtiğimiz günlerde okurla buluştu. Dr. Mehmet Akif Enderun`un Işık Yayınları arasından çıkan kitabı "Beyaz Perdenin Din Algısı" dünyada sinemanın psikolojik ve sosyolojik gücü ve Türk sinemasının tarihi serüveni içinde dinin yeri gibi konularda önemli analizleri ihtiva ediyor.

MUCİDİ MUHSİN ERTUĞRUL

kotumam1

Tüm dünyada ve özellikle Türkiye`deki sinemada din algısı üzerine eğilen yazar, bu konuda aslında hepimizin az-çok fikir sahibi olduğu bazı gerçekleri detaylandırıyor.

Yazar, cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Türk sinemasında yalancı, düzenbaz, şehvet düşkünü, vatan haini olarak sunulan dindar karakterlerin tek parti döneminin tek yönetmeni olan Muhsin Ertuğrul`la başladığını ve bu olumsuz tutumun, sonraki dönemlerde de devam ettiğinin altını çiziyor. "Bıçağın sadece adam öldürmeyeceği, meyve de doğrayabileceği 1960`lardan sonra anlaşılmış ve milli sinemanın temelleri atılmıştır. Fakat o dönemde yaşayan yetişmiş eleman sıkıntısı günümüze kadar devam etmiştir. Hz. İsa ile ilgili Hollywood`da yüzlerce film yapılmışken, Efendimiz`le ilgili sadece "Çağrı" ve "Son Peygamber" animasyon filmlerinin yapılmış olması bu sıkıntının en büyük delilidir" diyen Enderun ciddi bir soruna da parmak basıyor. Yazara göre Türk sinemasının kullandığı bir diğer yol ise dini çağrışımlı isimleri alay edilen karakterlere vererek bu isimlerin ve temsil ettikleri dinin itibarını yıkmaktır. Böylece din fakirlere, cahillere özgü olarak algılanmaktadır. Enderun bununla ilgili en somut örnek olarak Şaban ismini gösteriyor. "1960`lı yıllarda yaklaşık 3 bin bebeğe bu isim verilirken Hababam Sınıfı ve diğer Şaban filmlerinin etkisiyle 2008 yılında sadece 225 bebeğe Şaban adı verilmiştir. Şaban olan ismini mahkeme kararıyla değiştirenlerin sayısında da ciddi bir artış olmuştur."

KÖTÜ TİPLEMELER YABANCI AKSANLI

Müslümanlarla ilgili olumsuz mesajlar Hollywood filmlerinde de kendini sıklıkla gösteriyor. Jack Shaheen`in yaptığı bir araştırmaya göre, Müsüman karakterler içeren 900 Hollywood filminden sadece 12 tanesi olumlu tipleme içermekte, 50 tanesi de iyi-kötü karışık karakterler olarak sunulmakta. İşte kitaptan bir örnek: "Aslan Kral gibi kahramanları hayvanlardan oluşan animasyon filmlerde ise kötüyü temsil eden hayvanlar yabancı aksanı ile konuşurken (günün politik ortamına göre İngiliz, Koreli, Arap vb. ) iyi olan hayvanlar he Amerikan aksanını kullanmaktadır." Beyaz Perdenin Din Algısı, sinemanın insan hayatında oluşturduğu yavaş ve derin devrimin tarihi seyrini ortaya koyan önemli bir çalışma.

Güneş doğarken ezan

Kötü dindar adamın tarihi 1938 yılında çekilen Aynoroz Kadısı`na dayanıyor. Bu filmi Bir Kavuk Devrildi, Ateşten Gömlek, Ankara Postası, Bir Millet Uyanıyor ve Vurun Kahpeye iziyor... Yakın döneme gelince nitelikli filmler içinde "onu" görmek mümkün. Halit Refiğ`in unutulmaz filmi Teyzem`deki dindar üvey baba tacizcidir. Züğürt Ağa`daki şeyh, intikam için dini otoritesini kullanan iki yüzlü bir ihtiyardır. Dondurmam Gaymak`taki imam ise sinemamızdaki nadir iyilerdendir. Özellikle Türk sinemasında görülen bir diğer büyük hata da ibadetler alanında kendini gösterir. Maalesef usta yönetmenlerimiz bile din konusunda yanlış bilgilerle hareket eder ve bunu bir hata olarak görmez. Kitaba göre Özer Kızıltan imzalı Takva filminin açılış sekansında oyuncu abdesti yanlış alır. Zikir sahnesinde Rauf`un ellerini çırparak hoplayıp zıplaması, laubali hareketler yapması da buna bir örnektir. Kitaptaki bir diğer örnek de Reha Erdem`in `Beş Vakit` filminden. Filmde sabah ezanı güneş doğarken okunur.

Star

Yorumlar   

0 #1 Halil İbrahim 08-08-2011 13:09
Hababm sınıfını okumuş biri olrak Şaban'ın filmdeki gibi aptal olmadığını, aksine çok çalışkan olduğu için inek lakabıyla anıldığını söyleyeyim. Ayrıca, Hababam'da din dersi yoktur, eski kafalı tarihçi ve edebiyatçı ile deziyadesiyle dalga geçilmiştir.
Bizim sinemamızda hocalar menfi bir karakterdir.

Tabii biz de yukarıda söylendiği gibi birdizi yapamadık. Aptal filmlere harcanan bir para ile Hz. Peygamberin hayatı dizi çekilemez miydi? Senaryoya ihtiyacımız bile yok...

Ya Hristiyanların Tevrat'a göre yaptıkları filmler ya da şiilerin kendi kafalarına göre çektiği dizileri ramazan da yayımlıyoruz o kadar...

Yalan yok, çağrı her zaman yayınlanır zaten.
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile