Başyazı

Dergi

Dergi ile tanışmamızın, dergilere aşina olmamızın üzerinden bir buçuk asır geçmiş… Dergilerin her anına tanıklık ettiği; iki cihan harbi, koca imparatorlukların yıkılışı, irili ufaklı yüzlerce savaş, işgal; yeni kitaplar, şiirler, insanlar, fikirler ve hadiseler; sevinçler ve hüzünler… Uzun ama bir o kadar da kısa bir buçuk asır…

 

Dergilerin kimliğimize, varlık telakkimize ve düşüncelerimize, özetle hayatımıza neler kattığı bir sunuş yazısının elbette konusu değil! Ancak derginin niteliğine dair Meriç’in serdettiği cümleler, bir dergiden beklentilerimizi özetler nitelikte: “Dergi, hür tefekkürün kalesi. Belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür…”

Talebe-i ulûm-u İslâmi’nin taze ve sıcak tefekkürünün izlerini, mürekkep kokusu sinmiş sahifelerinde takip edebileceğiniz dergimiz ile nihayet huzurunuzdayız.

İlahiyat camiasının en mümtaz ve müstesna web sitesi ile yıllardır hizmet vermemize rağmen hala eksik bir şeyler vardı. Satırlarının altını çizebileceğimiz, kenarlarına not düşebileceğimiz, boş yerlerine şiirler yazabileceğimiz, yazın hayatımızdaki ilk eserimizi yayınlayabileceğimiz, matbaadan çıkacağı günü heyecanla bekleyeceğimiz; otobüste, vapurda, tramvayda, sahilde, velhasıl gönlümüzün bizi sürüklediği her yerde okuyabileceğimiz, beraberimizde götürebileceğimiz, ahbap ve yârâna hediye edebileceğimiz bir derginin, atide boy verecek bir tohumun yokluğu idi kendisini iyiden iyiye hissettiren.

“Her kim güzel bir adet, iş başlatır (çığır açarsa) ve onu kendisinden sonra başkaları da yaparsa, o kimseye kendi yaptığının sevabı yanında, kendisinden sonra o güzel ameli işleyenlerin sevabı kadar bir sevap verilir” hadis-i mûcibince, tüm ilahiyat mensuplarının O’nun kutlu izinden ayrılmaksızın ilmî kıstas ve edep sınırlarını göz önünde bulundurarak ortaya koyduğu her türlü ilmî, fikrî ve edebî çalışmanın neşredileceği, ilahî meselelerimizin konuşulup tartışılacağı bir dergidir sizlere takdim ettiğimiz…

Yayın hayatında olduğumuz beş yıl boyunca, İlahiyat mensuplarının, geçmişe, gündeme ve geleceğe dair meselelere yaklaşımlarının kamuoyu tarafından doğru bilinmesini,  ilahiyatçıların toplum tarafından objektif ve doğru bir şekilde anlaşılması ve tanınmasını sağlamaya çalıştık. Ân itibariyle Anadolu’nun dört bir yanındaki ilahiyat fakültelerinde hemen hemen teşkilâtlanmasını tamamlayan yegâne öğrenci hareketiyiz. Bugün de, beş yıldır imza attığımız ilklere bir yenisini daha ekleyerek, “kültür”, "sanat”, “aktüalite” vesair etiketlerden azâde bir “ilahiyat” dergisi ile karşınızdayız.    

Her türlü fikir ve meseleye ilahî perspektiften bakmayı önceleyerek özgün bir duruş sergileyen dergimizde; sanatı, sinemayı, mizahı, edebiyatı ve daha birçok şeyi ilahiyatçıların kaleminden bir kez daha okuyacak ve bizi “biz” yapan değerlerin “asl” kadar “usûl” olduğuna da şahit olacaksınız…

Bizde dergilerin garip bir kaderi var; çoğu bir mevsim yaşar, çiçekler gibi…” buyuran Meriç’e rahmetler okuyarak, uzun mevsimler boyu ‘Gül Kokulu’nun izinde, etrafa gül kokular saçan bir dergimiz olması temennisi ile…

Bir sonraki sayıda görüşmek ümidiyle efendim; selametle kalınız…

https://picasaweb.google.com/111205275938856196349/Dergi#5697824046997176290

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile