İslamiyât > Erbabına Sorun!!

Hayat matematiğe mi metafiziğe mi yakındır?

(1/9) > >>

serazat:
  Sizce hayat matematiğe mi metafiziğe mi yakındır? Söz gelimi, babasının belki annesinin de prestijli bir işi var. Şehir be şehir ülke be ülke gezmiş, istemediği kadar çok oyuncağı olmuş, çeşitli sporlarla ilgilendirilmiş, iyi bir üniversitenin fiyakalı bir bölümünde okumuş ve mesela uzun boylu, güzel/yakışıklı, kendine güvenli bir insan düşünün hayata iyi başlamış, ihsan bol nimet bol. Onun işleri hep yolunda mı gider? İyi mevkilere mi gelir? Her geçen gün daha fazla şeylere mi sahip olur? Evi, eşi, çocuğu; hayatı böyle bir seyrüseferden geçmemiş olanlarınkine benzer mi? Yani bazı şeylere sahip olmak için, birşey olmak için, birisi olmak için bazı somut şeylerin ardarda sıralanması mı gerekir? Yani beşi bulmak için her zaman iki ile üçün yanyana mı olması gerekir yoksa Allah insana yardım eder de yıllarca keçi yollarında yürümek durumunda kalmış kullar ansızın asfalta çıkarlar mı? 

murat234:
ilginc bi soru..

sanırım kaderle ılglı bi mevzu.. kaderin cüzi irade ve kulli iradeye bakan yonlerını bılırsek daha ıyı anlarız bu kompleks sorunun cevabını..ama sunu dıyeyım kı kader adalet eder dusturunca her ınsan hayatı boyunca mutlu olmak icin cabalar.. yaptıgı hersey onu mutlu olmasına kıfayet etmıstır. fazlasını ıstemesı ıse tekrardan mutsuz etmıstır.. yasama gore mutluluk anlayısı yerıne ınsana gore mutlulugun tanımının degısecegı kanısındayım

V@veyla:
Sanırım matematiğe daha yakın..

Kader.. girift bir konu.. Girince çıkılmıyor içinden, çıkılamıyor. Cüz'i irade.. Külli irade vs.. Anlaşılır kılınması için olayın, kullanılan kavramlar. Oysa benim için bunlar, ilk anda çözüm gibi dursa da, durumu daha da karmaşıklaştırıyor. Düşünüyor, düşünüyor ve tıkanıyorum..

Ya diyorum her şey sadece küllî iradenin boyunduruğunda; ya da bizim cüzi irademiz sandığımızın çok ötesinde büyük.

Okuldan İlhami Hocam'ın "Allah'ın ahlâkîliği sorunu" adlı kitabını okuyunca, o kitabın, o ana kadar okuduğum kitaplardaki kader konusunda yapılmış tüm açıklamalardan daha ikna edici olduğuna kanaat getirmiştim. Ama soruyu soruya ekledikçe o dahi açıklamada yetersiz kalıyor.

Tefsir Hocamız Salih Hoca ve İlhami Hocam "toplumsal kader"den söz etmişlerdi.. Var olan kader budur diye düşünüyorlardı..

Yaşadığımız toplum bulunduğu coğrafyadan, kültürel mirasından, insanlar arası ilişkilerden, gelişen teknolojiden, toplumlararası ilişkilerden etkileniyor. Bizim düşünce yapımızı da içinde bulunduğumuz sosyal yapı şekillendiriyor. Hedeflerimizde de bulunduğumuz statünün sınırlarını gözetiyoruz.. :Daha fazlasını istemek demek, hayal kırıklığına uğramayı göze alabilmiş olmak anlamına geliyor ve tecrübe gösteriyor ki pek çok kimse hayal kırıklığına uğramış oluyor. Belki görünürde "kast sistemi" sadece birkaç toplumda var gibi, ama sanırım her toplumda bir nebze kendini gösteriyor. Ama şükür ki zamanla "kast sistemi" de yara almak mecburiyetinde kalıyor.

Aldığı yaralar da zaman geçtikçe derinleşiyor..

Netice şu: Kişinin hayatı hem bulunduğu coğrafyadan hem de dünyaya düştüğü zaman diliminden etkileniyor. Zaman ilerledikçe dünyevi anlamda  daha şanslı doğuyor insan, ama uhrevî anlamda çöküş gün be gün artıyor.

Hayatımızın matematiğe daha yakın olduğunu düşünmeme sebep, belki de çok kolay genelleme yapabildiğimdendir. Genelde fakir insan okuyamıyor, okuyunca da çok ilerleyemiyor. Mesela hemen iş imkanı bulamıyor.. Ama zengin bir kimse istediği yerde okuyor ve okul hayatı ne kadar kötü olursa olsun, sınavları verir vermez bir iş yeri açabiliyor...

Tabii istisnalar da var.. Bu istisnalar da metafiziğin hayatın tamamen dışında olmadığını gösteriyor.

...

Baksanıza hep dünyevî düşünmüşüm ben de.. Oysa asıl zenginlik "kanaat sahibi" olabilmek değil midir? Kanaatkâr olan dünyanın en zengini değil midir?

Bu sorulara dahi hemen "evet" cevabını verebilmek biraz zor.. Teknoloji ilerledikçe "ihtiyaç" saydığımız şeyler de artıyor. "Aslında bunlar ihtiyaç değil" diye kestirip atamıyoruz.. Onlara ulaşabilmek de bazı insanlar için ayrı ayrı zahmetleri gerektirirken, bazıları için bir adım ötesinde..

Rabbim bizleri ahirette yüzü gülenlerden eylesin..


zincir:
bu dunya sebepler dunyasıdır. iki  ile üçü yanyana yazmadan beşin çıkması dunyanın fıtratına zıt.
ama insan manevıyatı ile ayakta durur. bazen istemenın gucu mevcut olmayan sebeplerıde oluşturu, bezen sebepsız bile gelir hayat karşımıza.

bıraz hazırcılıgın beklentısı belkı bu soruya metafızık demek . lakın hayatta Allah ta metafızıgın ıcındedır. sadece matematıgın ıcıne şu yer kure gırer. oysa ınsan sadece bu kureden ıbaret değil. enerjısı sahıp olanıda yok edebılır. isteme esrarı ile matematık gorunen ama tamamen metafızık olan olaylarada sebep vere bilir

metafiziğe daha yakın olsa gerek, sahıbı hakıkısı metafızık le hukmedıyor alemımıze

nazlican:
Hayatın matematiğe daha yakın olduğunu düşünürken acizane;iki ile üçün beş olmadığına şahit oluyorum hayatta ve  matematiğe de hüküm bina edemiyorum  :-\

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

Yanıtla

Tam sürüme git