Gönderen Konu: mısır'da arapça eğitimi  (Okunma sayısı 7612 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

cihangir

  • Ziyaretçi
mısır'da arapça eğitimi
« : Aralık 29, 2007, 06:22:07 ÖS »
       
        2006 yazında Arapçamı geliştirmek maksadıyla bir buçuk ay kadar mısır’da bulunmuştum. Kahire’deki tecrübelerimi kısaca sizlerle paylaşayım.
       Tafsilatlı bilgi isteyen arkadaşlar benimle irtibata geçebilirler 
     
       

cihangir

  • Ziyaretçi
Ynt: mısır'da arapça eğitimi
« Yanıtla #1 : Aralık 29, 2007, 06:32:49 ÖS »
     Mısır'a uzun vadeli gitmek isteyen arkadaşlar için ezher üniversitesinde okuma imkânı var. Türkiye’deki imam-hatip diploması orada geçiyor. Direk üniversite’den eğitime başlıyorsunuz. Ezher üniversitesine başvuran herkesi alıyorlar. Kontenjan sıkıntısı yok.
     lisans diploması ile ilahiyat mezunu olarak ezhere girmek isterseniz sizi imtihana alıyorlar. genelde bu şekilde başvuran arkadaşlar bir sene intibak okuduktan sonra üçüncü sınıftan devam ediyorlar.
     ezher üniversitesinden mezun olabilme şartlarından biri (ilahiyatla alakalı kısımları için) arap öğrenciler için hafız olmak. üniversiteyi biterene kadar kuranı ezberlemek zorundasınız. arap olmayan öğrenciler ise asgari sekiz cüz ezberlemek zorunda.
     Yazın giden arkadaşlar için ise yine ezher üniversitesinde özel derslere katılma imkânı oluyor. Ayrıca özel arapça kursları var. Bu kurslar oldukça rağbet görüyor.
     Mesela sizlere kısaca benim gittiğim özel arapça kursundan bahsedeyim. Diğerlerini tam bilmiyorum çünkü. Kurs toplam 12 kurdan oluşuyor. ilk kur sıfırdan başlıyor. Hiç Arapça bilmediğinizi varsayarak. İmtihanla seviyeniz tesbit ediliyor ve seviyenize uygun bir kurdan başlıyorsunuz. Bir kur normal olarak bir ayda bitiyor. Kur başına fiyatı 50 euro. Hızlandırılmış kura kayıt olursanız bir ayda iki kur bitiyor. Fakat fiyatı iki katına değil de tam dört katına çıkarak 200 euro oluyor. Gittiğim kursu orada ezher’i bitirmiş türk ağabeyler açmış. Derslere ezher mezunu arap hocalar geliyor.  Kursta öğretilen Arapça tabii ki fasih Arapça. Hocalar ise genelde ezher’in arap dili ve edebiyatı mezunu.
     Kalacak yer olarak da eğer ezher üniversitesine girdiyseniz; üniversite size yurtta yer tahsis ediyor. Fakat şartları olumsuzmuş. Hiçbir türk öğrenci yurdu tercih etmiyor. Bu durumda geriye iki şık kalıyor. Ya birkaç arkadaş birleşip ev tutacaksınız. Ev kiraları yazın 400 dolardan başlıyor. Kışın bu fiyatın biraz altına düşüyor. Ya da çeşitli cemaatlerin açtığı evlerde veya yurtlarda kalacaksınız. Bu evlerde aylık (yeme-içme dahil) ortalama 110 euro’ya kalmanız mümkün.
     Cep harçlığı olarak da aylık 50 euro çok rahat yeter. Mısırda hayat türkiye’ye göre oldukça ucuz. Mesela ytl’ye göre hesapladığınızda otobüs bileti sadece 10 kuruş.
     Eğer MEB, Diyanet vs. aracılığı ile gitmiyorsanız en mantıklı olanı turist vizesi almanız. İlk başta bir aylık vize veriyorlar. Mısır’a gidince bu süreyi uzatabiliyorsunuz. Herhangi bir sorun çıkartmıyorlar. Zaten mısır’da turizm teşvik ediliyor. Turizm ülkenin önemli gelir kaynaklarından.

     Normal şekilde anlaşacak kadar Arapçaya sahip olabilmek için tavsiye edilen en az 6 ay mısır’da kalmak ve mümkün olduğunca Arapça ile meşguliyeti en üst seviyede tutmak. Bunun için tavsiye edebileceğim çeşitli tedbirler şunlar:
     Sadece türk arkadaşlardan oluşan bir ev ortamında bulunmamak. Meselâ benim kaldığım evde 3 türk, üç Endonezyalı ezher öğrencisi vardı. Endonezyalılarla mecbur olarak Arapça anlaşmak zorundayız. Bu Arapçamı geliştirmek için faydalı oldu. Yoksa türk arkadaşlar arasında haydi Arapça konuşmak yasak gibi tedbirler bir işe yaramıyor. mesela, sadece türk öğrencilerinin bulunduğu bir sabah kahvaltısında türkçe konuşmayı yasaklamak, sessiz kahvaltı yapmaktan başka bir işe yaramıyor :)
     Sürekli radyo dinlemek. Bunun için yanınıza çarşı pazarda dolaşırken dinleyebileceğiniz bir radyo veya radyo özelleği bulunan cep telefonu almayı unutmamalısınız.
     Eve kapanıp kalmamak. Mümkün oldukça şehri gezmeye çıkmak. Size laf atan mısırlılarla konuşmaya çalışmak. Size komik Arapçanızdan dolayı gülseler de buna aldırmamak.
     Dolaşırken sürekli çevredeki tabelaları ilanları okumaya çalışmak. Siz farkında olmadan bilinç altınıza yerleşiyor.
     Beraber kaldığımız ağabeyler her akşam farklı yerlere sohbetlere gidiyorlardı. Ben de sürekli onlarla beraber gittim. Bu çok faydalı oldu. Her akşam iki saat boyunca Arapça sohbet dinledim. Ders çalışmak için evde kalmaktansa bu tarz sohbetlere katılmak daha faydalı
.

cihangir

  • Ziyaretçi
Ynt: mısır'da arapça eğitimi
« Yanıtla #2 : Aralık 29, 2007, 06:46:39 ÖS »

    Mısır’da özel Arapça kurslarında fasih Arapça öğretilmekte ve konuşulmaktadır. Ezher’de ise hem fasih Arapça, hem de ammice konuşulmakta. Mısır’a dışardan gelen Ezher öğrencileri fasih konuşulmasını istemekte, hocalar ammice  konuştuklarında anlayamadıklarından yakınmaktadırlar. Mısır’lı öğrenciler ise, fasih Arapçayı anlayamadıklarını söylemektedirler. Dolayısıyla bu problem teşkil etmekte, genelde dışardan gelen öğrenciler dil problemini halledemediklerinden ilk sene sınıfta kalmaktalar.
     Mısır halkı kendi aralarında ammice konuşmaktadırlar. O derece ki fasih Arapçayı anlamıyorlar. Fasih konuştuğunuzda sanki farklı bir dil konuşuyormuşçasına size öyle bakıyorlar. İlk ve orta dereceli okullarda eğitim dili ammice. Basın-yayın organlarında kullanılan dil de genelde ammice. Devlet maalesef fasih Arapçayı teşvik edeceğine ammiceyi teşvik ediyor.
    Mescitte, bir hatip, ayet veya hadis okuduğunda halk bunu anlamıyor. Hatibin, okuduğu ayet veya hadisi ammiceye tercüme etmesi gerekiyor.
    Hiç şüphesiz ki bu durumun devletçe de desteklenmesinin arkasında çeşitli sebepler var. Özellikle dış güçlerin etkisi var. Mısır birinci dünya savaşından sonra bir süre İngiliz hâkimiyetinde kalıyor. Kasıtlı olarak, halkın, Kur’ân’ı okuduğunda, dini kaynakları okuduğunda anlamaması için ammice teşvik edilmiş.
    Ayrıca her bir Arap ülkesinin de ammicesi farklı. Mısırlı biri, Cezayir’e Fas’a gittiğinde oranın yerel dilini anlamıyor. Dil birliği için hiçbir teşvik yok. Yani bütün bunların, İslam âlemi arasındaki bağların koparılmaya çalışıldığı gibi, Arap âleminin bağlarının kopartılmaya çalışılmasından başka bir gayesi yok. Bunu anlamak için çok da zeki olmak gerekmiyor.
    Sosyalist Rusya, orta Asya’daki Türk cumhuriyetlerini hakimiyeti altına aldıktan sonra, her birinde farklı bir alfabe uygulamış. Aralarında kültür etkileşimi olmasını engelleyerek onları birbirinden uzaklaştırmaya ve koparmaya çalışmış. Malum “böl, parçala, yut” prensibi. Bu prensibin başarılı olmasını sağlamak için bütün sömürgeci güçler tarafından uygulanan en önemli öncüllerden biri müstemlekenin dilini tahrip etmektir. Dilin tahribi demek aynı zamanda o milletin kültürünü tahrip etmek, onları geçmişinden koparmak anlamına gelir çünkü. Türkiye de bundan istisna değildir. Cumhuriyetin ilk yıllarında dilde sadeleştirme adı altında yapılan uygulamaların arkasında hiçte masum olmayan amaçlar vardır.
    Osmanlıca tabir ettiğimiz Türkçe’de kullanılan kelimelerin birçoğu Arapça ve Farsça kökenli Kur’ânî ve İslâmî kavramlar. Dolayısıyla eskiden insanımız sadece dil vesilesiyle bile İslam kültürüne, Kur’ânî tabirlere aşina oluyorlarmış. Yeni yetişen nesil ise maalesef daha çok batı kültürüne aşina olarak yetişiyor. Arap âlemi için de aynı durum söz konusu.
    Meselenin vehâmetini göstermek adına bir misal vereyim. Nil nehri kıyısında dolaşıyordum. Akşam ezanı okundu. Oradaki bir askere en yakın mescit nerde bulunur diye sordum. Hiçbir şey anlamadı. Beni komutanına gönderdi. Ona da fasih Arapça ile aynı soruyu sordum. Bir şey anlamadı. Cümlenin gerisini bıraktım. Sadece “mescid mescid” demeye başladım. Yine anlamadı. Sonra aklıma geldi ki, Mısır’lılar cim harfini “g” olarak okuyorlar. “mesgit” dedim, yine anlamadı. İşaret filan yaptım. Az sonra “haaa mezgit mezgit” dedi. Meğerse mescide “mezgit” diyorlarmış. Onu öğrenmiş oldum bu vesileyle. Fakat şaşırdım. Yani “mescit” kelimesi Kur’ânî bir tabir. Bunun bütün İslam âleminde bilineceğini zannederdim. Hülasa, maalesef halk, “Kur’ânî” tabirlerden bu kadar uzak.
    Mısır’da halkın en az %50’si İngilizce biliyor. İngilizce biliyorsanız mısır’da insanlarla iletişim kurmanız çok daha kolay. İngilizce bilmek çok favori Mısır’da. Fasih Arapça konuştuğunuzda ise halk size gülüyor. Adeta komplekse girmişler. O derece bir kültür yozlaşması ve batı hayranlığı var maalesef.

Çevrimdışı *MeFtûn*

  • Müderris
  • *****
  • İleti: 663
  • Puan 224
  • ...Cebeci İstasyonunda Bir Akşamüstü...
    • Biz Aşk Ehliyiz..!!
    • E-Posta
Ynt: mısır'da arapça eğitimi
« Yanıtla #3 : Aralık 29, 2007, 07:21:13 ÖS »
bunları ben imam hatipte arapça hocamızdan dumuştum bizim gibi arapça konuşan yok onların konuştuğu arapça değil diyorlardı...
"Bilmedim kim oldu bu hâle sebep
Ağladım ümîdim hebâ oldu hep
Bendeki sûz-i dil var mıdır acep
Tutuşup can veren pervânelerde?" .


cihangir

  • Ziyaretçi
Ynt: mısır'dan izlenimler
« Yanıtla #4 : Aralık 29, 2007, 10:02:11 ÖS »
Arkadaşlar biraz da Mısır’daki gözlemlerimden bahsetmek istiyorum.
Mısır’a gittiğimde en çok hoşuma giden 3 husus olmuştu.

    1. Mısır’ın her yerinde Kur'ân ziyafeti çekiyorsunuz. Belediye otobüsüne dolmuşa  biniyorsunuz hoporlelerden Kur'ân sesi geliyor. En lüks semtlerdeki büyük alış-veriş merkezlerine giriyorsunuz, bir yandan alış-veriş yaparken bir yandan Kur’an dinliyorsunuz. Hani bizde gençler teyibin sesini sonuna kadar açar cıstak cıstak arabayı öyle kullanırlar ya.. orda da cıstak cıstak  yerine kuran açıyor gençler. Yine mahalleden biri, ferdi (!) yerine Ahmet Naina’yı açmıştır sonuna kadar. Bütün mahalleye dinletmektedir  :)
    2. Mısır’da hemen hemen bütün bayanlar başörtülü. Orada başörtüsü artık örf haline gelmiş. Kamu kuruluşlarında bayanlar serbestçe başörtülü olarak çalışıyorlar. Başörtülü olmayanlar Hıristiyanlar. Mısır’ın % 10’u Hıristiyan. Kopt Hıristiyanları deniyor. Kıptî’den geliyor bu isim. Başörtüsü örf haline geldiği için bilinçsiz örtünmeler çok ama, yine de bu genel görünüş güzel.
   3. Mısır’da cumaları iple çekiyorsunuz. Her caminin imamının yanı sıra bir de kârî’si (kuran okuyucusu) var. Çok güzel okuyorlar. Orada cuma vaazı yok. Onun yerine kariler cumalardan yaklaşık bir saat önce kur’an okumaya başlıyorlar. Hutbeler ise, en azı yarım saat sürüyor. Bazen bir saati geçiyor. Hutbeler irticali ve vaaz şeklinde oluyor. Hafta tatili Cuma günü olduğu için vakit sıkıntısı yok. Büyük camilere giderseniz Türkiye’de kasetlerini dinlediğimiz en meşhur karileri dinlemeniz mümkün. Kur’an ziyafeti dinlemek için biz cumalara erkenden giderdik. Bir taraftan ALLAH ALLAH diye bağıranları, bir taraftan sessizce gözyaşı dökenleri gözlemlersiniz. Sadece o atmosferi yaşamak için mısıra tekrar gitmeyi isterim.


cihangir

  • Ziyaretçi
Ynt: mısır'dan izlenimler
« Yanıtla #5 : Aralık 29, 2007, 10:11:17 ÖS »

    Mısır’dan geldiğimi duyan herkesin bana ilk sorusu şu oluyordu: Piramitlere  gittin mi? Tabii ki piramitler görülmeye değer fakat bence mısır’ın camileri daha fazla görülmeye değer. Birçok tarihi camileri var. Amr b. As camii, sultan hasan camii, ezher camii, Hüseyin camii, imam-ı Şafii camii, Mehmet ali paşa camii ve daha sayamadıklarımız. Bu camilerden bir kısmının tarihi  nerdeyse İslam tarihiyle eş.
    Mısır’da petrol çıktığı için ulaşım çok ucuz. belediye otobüsü bileti fiyatı ytl’ye vurunca 10 kuruşa denk geliyor. Yine ytl’ye vurduğunuzda 4 ytl’ye tekabül eden bir fiyatla taksi tutmanız mümkün. Kahire’nin neresinde olursanız olun iyi bir pazarlık yaparsanız 4 ytl’ye Kahire’nin istediğiniz yerine taksi tutarak gidebilirsiniz. Dört arkadaş olursanız adam başı bir ytl. Gayet makul bir fiyat. Fakat taksiye binmeden önce pazarlık yapmanız şart. Şöför işi bilmediğinizi çakarsa söylediğim fiyatın birkaç katını ister. “Ayz kem” diyeceksiniz. Yani “ne istiyorsun” demek ammicede. “ayz” kelimesi “türidü”nün ammicesi.
    Zaten mısır’da hayat türkiye’ye göre oldukça ucuz. 1 ytl  üç buçuk cüneyh ediyor. Yani alım gücü türkiye’ye göre üçbuçuk kat daha fazla. Fakat Türkiye’den gidince öyle tabii ki. Orada öğretmen maaşlarının 200 dolar olduğunu söylemişlerdi. Mısır halkı zor geçiniyor. Çok fakir var. Sizin turist olduğunuzu anlayınca sizden yardım istiyorlar. Dilencilik yapmak için değil, gerçekten ihtiyacı olduğu için istiyorlar. “ben öğrenciyim” dediğinizde ise mahçup olup sizden özür diliyorlar.
    Türkiye’de halkın çoğu orta seviyeli gelir sahibi sayılabilir. Yani şunu demek istiyorum. Ekmek almaya gücü yetmeyecek kadar fakir olan ve gerçekten aç olan az Türkiye’de. Mısır’da ise bu guruba giren insan sayısı oldukça fazla. Çok düşük gelirliler, oldukça çok. Bunu mısır’ın her yerinde görebilirisiniz. Kaymağı yiyen bir elit tabaka var. halk arasındaki uçurum Türkiye’ye göre o kadar fazla ki. Orada iken, en lüks binaların petrol şirketlerine ve askeriyeye ait olduğunu gözlemledim. Halk arasındaki uçurumun çarpıcı bir örneği olarak; öğretmen maaşları 200 dolarken bir subay maaşı 1500 dolar. 
    Türkiye’de demokrasinin yeterince işlemeyişinden söz ederiz. Evet bu doğrudur belki. Fakat mısır’daki yönetimin zülmünü görünce türkiye’yi arıyorsunuz. Tam bir asker devleti mısır. Hapishane ve karakollarında hala halka işkence yapılıyor.

cihangir

  • Ziyaretçi
Ynt: mısır'dan izlenimler
« Yanıtla #6 : Aralık 29, 2007, 10:17:49 ÖS »

    Mısır’da halkın geneli Türkiye’yi ve insanını seviyor. Türkiye’den geldik deyince hemen size güleryüzlü davranıyor. Kahire müzesine giriyorduk. Normalde dış kapıda üstümüzü aramaları gerekiyordu. “min eyn” dedi polis memuru. “min türkiyâ” deyince üstümüzü aramaktan vazgeçti. O kadar güveniyor yani. Hoş geldiniz şeref verdiniz cümlelerinden sonra “hasan şaş yavaş yavaş” dedi, Türkçe olarak. Hasan şaş 2002 dünya kupasında brezilya’ya ilk golü atan futbolcu olduğu için arap aleminde tanınıyor.
    Bütün bunlarla beraber Türkiye hakkında olumsuz düşünceler de yok değil tabii ki. Alış-veriş için girdiğimiz bir dükkan sahibi bize türkiye’de İslam bitmiş dedi. Bu kanıya nasıl ulaştığını sorduk. Türkiye’ye hiç gittiniz mi dedik. “hayır” dedi, televizyonlarınızdan öyle anlaşılıyor. Peki dedik, “mısır’ı sadece televizyon kanallarını izleyerek tanıyan bir insan ne düşünür sizce, mısır kanalları çok mu farklı?” Biraz düşündü ve haklısınız dedi.
    Tabii bunda sadece türk kanallarının etkisi yok. yüzyıl boyunca (özellikle İngiliz ajanları tarafından) menfi propagandalar yapılmış. Bizde de aynısı değil mi? Niye köpeklerine arap ismi takanlar var sanıyorsunuz. Bunlar hep bu menfi propagandaların etkisi. Maksat İslam aleminin birliği bozulsun, birbirlerini sevmesinler.

Çevrimdışı MMUSTAFA

  • Muîd
  • ***
  • İleti: 177
  • Puan 7
Ynt: mısır'da arapça eğitimi
« Yanıtla #7 : Aralık 30, 2007, 09:41:43 ÖS »
cihangir hocam verdiğiniz bilgiler için teşekkürler

Çevrimdışı meveddet

  • Softa
  • *
  • İleti: 23
  • Puan 2
    • E-Posta
Ynt: mısır'da arapça eğitimi
« Yanıtla #8 : Aralık 30, 2007, 11:32:37 ÖS »
Allah razı olsun, teoride çok istifade ettiğim bi yazı oldu; Allah pratikte de istifadeyi nasib eder inşallah :)

cihangir

  • Ziyaretçi
Ynt: mısır'da arapça eğitimi
« Yanıtla #9 : Aralık 31, 2007, 12:34:38 ÖÖ »
cihangir hocam verdiğiniz bilgiler için teşekkürler
Allah razı olsun, teoride çok istifade ettiğim bi yazı oldu; Allah pratikte de istifadeyi nasib eder inşallah :)

amin.. cümlemizden.. sizlerden de allah razı olsun
burada özet olarak yazmaya çalıştım. daha detaylı bilgi isterseniz veya sorularınız olursa yardım etmeye hazırım efendim

cihangir

  • Ziyaretçi
Ynt: mısır'da arapça eğitimi
« Yanıtla #10 : Şubat 17, 2008, 08:50:22 ÖS »
    Arkadaşlar, yukarıda kısaca mısır tecrübelerimi paylaşmaya çalıştım. Şunu eklemek istiyorum:
Pratik konuşma Arapçası açısından yurtdışı tecrübesi fevkalade faydalı oluyor. Maksat kaynaklara inebilmek, metin çözebilmek için Arapça öğrenmek ise bu imkân Türkiye’de var. Hatta Türkiye’de daha iyi diyebilirim.
     Bütün bunlarla beraber yurtdışı tecrübesi; insanın ufkunu açma, İslam âlemini ve içinde bulunduğu şartları tanıma ve anlama adına çok faydalı oluyor. Arapça açısından çok kazanım olmasa bile insan şöyle ömründe bir defa doğuyu, bir defa da batıyı görmeli derim

Çevrimdışı kübraceyhan

  • Onursal Üye
  • *
  • İleti: 198
  • Puan 16
Ynt: mısır'da arapça eğitimi
« Yanıtla #11 : Mart 09, 2008, 05:46:03 ÖS »
gidiş şartları açsından nelerin gerkli olduğunu ve beraberinde gittiğiniz bir topluluk olup olmadığını merak ediyorum. bu yaz için bir grup arkadaş gitmeyi planlıyoruz .bilgi verirseniz sevinirim.

Çevrimdışı Malaysia

  • Softa
  • *
  • İleti: 29
  • Puan 7
Ynt: mısır'da arapça eğitimi
« Yanıtla #12 : Mart 15, 2008, 08:52:31 ÖS »
hocam verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz. kübraceylan kardeşimin de dediği gibi biraz daha aydınlatıcı bilgiler 0lursa pratik olarak orada bulunmak daha kolaylaşır. gerçi bu gibi durumlar ani oluyor bunları düşünmeye vakit kalmıyor ama. bizimki de bir umut ve dua...
Sırılsıklam bir akşamüstüydü
Toprak bulutları sağıyordu
Güneş ıslanmış
Yüreğim buz dağına çarpmıştı
İnip zaman atının sırtından
Geceye iz
Rüzgara söz bıraktım...

Çevrimdışı hale_nur

  • Muîd
  • ***
  • İleti: 154
  • Puan 10
  • Eger İman Ediyorsanız Mutlaka Üstün Gelirsiniz!
Ynt: mısır'da arapça eğitimi
« Yanıtla #13 : Temmuz 18, 2008, 12:40:03 ÖS »
bır grup arkadas galıba mısıra dıl ogrenmeye gıtmısler ben turkıyeye dondukten bır gun sonra arkadaslar bızım eve gectıler sanırım cunku bız evden cıkmadan once ılahıyatlı arkadaslar kalacak demıslerdı aman mısırın sıcaklarına dıkkat...
فَسْتَقِم كَمَا اُمِرْت

Çevrimdışı zig_ziglar

  • Molla
  • *
  • İleti: 86
  • Puan 5
  • M
Ynt: mısır'da arapça eğitimi
« Yanıtla #14 : Nisan 23, 2009, 03:24:08 ÖS »
selamun aleykum,merhabalar arkdaşlar,acaba burda ilahiyati bitirenler ezherde yüksek lisans yapabilme gibi şansı var mı?yardımcı olur musunuz?
Başlamak için mükemmell olmanız şart değil,velaakin mükemmel olmanız için başlamak şart

 

Hızlı yanıt'ı kullanarak çabukça ileti gönderebilir, iletilerinizde gülümseme ve bbc kullanabilirsiniz.

Not: Bu konu bir moderatör tarafından onaylanmadan görüntülenmeyecektir.
Kullanıcı Adı: E-Posta:
Doğrulama:
kuran-i kerimin ilk suresinin ismini kucuk harflerle yaziniz.: