|
Süleymaniye
Külliyesi 1554 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Suriye’nin başkentinde
Şam’da Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. 1566 yılında bu binaya Süleymaniye Medresesi
de eklenmiştir.
Son
derece yalın ve abartısız bir iç mimari düzene sahip olan ve Mimar Sinan’ın da
“Kalfalık eserlerimden biridir.” dediği külliye özellikle Türk ve yabancı
turistlerin uğrak mekânlarından biridir. Külliye içerisinde Süleymaniye Camii,
medrese, Selimiye Camii, Selimiye Çarşısı, imârathane, aşevi, 15 Mayıs 1926’da
İtalya’nın San Romeo kentinde vefat eden son Osmanlı Padişahı Sultan
Vahdettin’in kabri ve Osmanlı ailesinden 18 kişinin kabri bulunmaktadır.
Ayrıca
bu kabristanlık ve kabristanlığın bulunduğu bölüm sadece Türk ziyaretçilerine
özel olarak açılmaktadır diğer hiçbir yerli veya yabancı turist içeriye
alınmamaktadır. Kabristanlığın bakım ve tadilat masrafları da Türkiye
tarafından karşılanmaktadır.
Savaş Uçaklarının
Yönü Neden Camiye Dönük?
Bu
Külliyenin bahçesinde yakın tarihe kadar askeri bir müze bulunmaktaydı. Üstelik
müzede bulunan uçakların yönü külliye içindeki Süleymaniye Camii’ne dönüktü.
Suriye ile ilişkilerin gergin olduğu zamanlarda farkında olamadığımız bu durum,
ikili ilişkilerin daha sıcak bir düzleme taşınmasından sonra fark edilmişti.
Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye seyahati sırasında Süleymaniye Camii’ni ziyaret
ederken savaş uçaklarının camiye dönük olmasını fark etmişti. Daha sonra
Başbakan, Suriye yetkililerine tarihi ve kültürel bir yapının bahçesinde bir
askeri müzenin hiç de yakışmadığını bildirmiş ve Suriye Başbakanı Sayın Beşşar
Esad’dan uçakların kaldırılmasını talep etmişti. Daha sonra Türkiye’den
Suriye’ye çeşitli dönemlerde giden bakan ve yetkililerin konuyu tekrar gündeme
getirmesi ve takip etmesiyle olay çözülmüş; iki ülke ilişkilerinin düzelmesinin
nişanesi olarak cami bahçesindeki uçaklar geçtiğimiz ocak ayında başka bir yere
taşınmıştı.
Bunların
yanı sıra yaklaşık 10 yılı aşkın bir süredir ibadete kapalı olan Süleymaniye
Camii ve Süleymaniye Külliyesi’nin içi, dışı ve bahçesi harabe gibi… Ama şimdi,
Mimar Sinan’ın bu devasa eserine Türkiye sahip çıktı.
Bu camii
ve külliye, Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı, TİKA ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce
restore edilerek hem ibadete hem de turistik ziyarete açılacak. Restore
çalışmaları Atelye Mim Tasarım ve Yapım Limited Şirketi ve Ani Anıtsal Yapılar
Koruma Değerlendirme ve Restorasyon Limited Şirketi ortaklığı ile yapılacaktır.
Şu anda başlamış olan restore çalışmalarının 2009 veya 2010 yıllarında
tamamlanması hedefleniyor.
Recep Tayyip
Erdoğan’ın Askeri Müzenin ve Savaş Uçaklarının Kaldırılması Yönündeki
Gayretleri:
Süleymaniye
Külliyesi ve Camii’ni hedef alan savaş uçaklarının kaldırılmasının temelleri
Başbakan Erdoğan’ın 2004 yılında Suriye’yi ziyaretinde atılmıştı. 21 Aralık
2004’te bu ülkeye giden Erdoğan, yaptığı resmi temasların yanı sıra Süleymaniye
Camii’ni de ziyaret etmişti. Bu ziyaretten sonra Suriye Devlet Başkanı ile
yaptığı görüşmede, içinde burunları camiyi hedef alan savaş uçaklarının da
bulunduğu savaş müzesinin, dini ve tarihi bir mekânda bulunmasının hoş
olmadığını dile getirmiş ve kaldırılmasını istemişti.
Aradan
geçen zaman içinde camiyi hedef alan uçaklar yaklaşık iki yıl daha savaş müzesi
olarak ziyarete açık kaldı. Bu süre içerisinde Başbakan Erdoğan’la birlikte
Suriye’yi dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Devlet Bakanı Ali Babacan da
ziyaret etti. Her ziyarette ilişkiler daha da sıcak bir hal alırken talepler
tekrarlandı. Konuya son nokta ise bir süre önce ziyarete kapatılan savaş
müzesinin ocak ayında kaldırılmasıyla konuldu. Türkiye diplomasisinin bir
başarısı olarak ders kitaplarından Türklerle ilgili düşmanca ifadeleri
ayıklayan Suriye Hükümeti, arkasından da Türk tarihini ve kültürünü hedef alan
bu projeyi devre dışı bıraktı.
Şam’daki
Süleymaniye Camii’nin içinde bulunduğu duruma Başbakan Erdoğan’ın dikkatini
çeken ise burada faaliyet gösteren kültür merkezi oldu. 1998’lerden beri
ibadete kapalı olan camii ve külliyenin durumunu Erdoğan’a aktaran yetkililer,
restorasyon talebinde bulundu. Daha sonra Başbakan’ın talebi Esad’a
aktarmasıyla süreç başladı; ancak Türk Hükümeti tarafından bunun
gerçekleştirilmesi kabul görmedi.
Restorasyon
bir İtalyan firmasına verildi. Fakat
Türkiye’nin bastırması ile yeni bir proje hazırlanarak UNESCO’nun onayına
sunuldu. Bu kurumun da onay vermesi ile olayın diplomatik boyutu aşılmış oldu.
2007 Ağustos’undan itibaren savaş müzesindeki savaş uçakları, füze ve tanklar
tahliye edilmeye başlandı. 1967 Arap-İsrail Savaşı’ndan kalan malzemeler
buradan alınarak Halep yolu üzerindeki Panorama’ya nakledildi.
Şam Süleymaniye
Külliyesi tarihi ve Özellikleri…
Süleymaniye
Camii ve külliyesi, Şam’daki en önemli Osmanlı Eserlerinden biridir. Kanuni
Sultan Süleyman’ın yaptırması hasebiyle ismi ‘Süleymaniye’ olarak koyulmuştur.
1554 Yılında inşasına başlanan yapının asıl mimarı Mimar Sinan’dır. Ancak İran
asıllı mühendis Molla Ağa’nın gözetiminde yapılmıştır.
1559
Yılında dönemin Şam Valisi Hızır Paşa zamanında bitirilen camiye 1566 yılında
bir de medrese eklenmiştir. Süleymaniye Camii’nin ihtişamı yanında en büyük
özelliği ise Mimar Sinan bunu yapana kadar Şam’da mimari açıdan böyle bir
yapının bulunmaması ve kurşun kaleme benzetilecek kadar ince minarelere sahip
olmasıdır. Külliye iki kısımdan oluşuyor. Büyük bölümde mescit ve medrese,
küçük bölümde ise revaklarla kaplı ve üzeri küçük kubbelerle örtülü odalar
bulunuyor. Bu bölümde kadınlar için ayrılan bir namazgah ve talebelerle
gariplerin kaldığı mekanlar vardır.
Baraka
ırmağı kıyısında haç kafilelerine hizmet vermek için planlanmış bulunan Şam
Süleymaniye Külliyesi; camii, aşhanesi ve kervansaraylarıyla plana esas teşkil
edecek şekilde tesis edilmiş. Bu muhteşem külliye, yapılış amacı, mükemmelliği,
mimarisi, hizmetleri ve daha sonraki ilaveleriyle başlı başına sultani bir
eserdir. 1998 Yılında ibadete kapatılmıştır.
Sultan Vahdeddin
Han:
Süleymaniye
Külliyesi’nde, Sultan Vahdeddin’le birlikte Sultan Abdülhamid ve Sultan
Abdülmecid’in çocukları ve torunlarının da aralarında yer aldığı 18 kişinin
kabri bulunmaktadır. Sultan Vahdeddin İtalya’da vefat ettiğinde Türkiye’ye
ölüsü bile girmesi yasak olan Vahdeddin’in naşını Suriyeliler İtalya’dan
istemişlerdi. Ama İtalya hükümeti borçları olduğu sebebiyle vermemişti. Dha
sonra Suriyeliler Vahdeddin’in borçlarını ödeyip naaşı alarak, buradaki mekana
defnetmişlerdi.
Turgut Özal’ın
Gözyaşları:
30
Yıldır buranın türbedarlığını yapan Ahmet Muhammed, ailesinden hiç kimse bu
görevde olmadığı halde görevi seve seve kabul etmiş sürdürüyor. Kültür Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan
Muhammed, Türk siyasetçilerle ilginç anekdotlar anlatıyor. Mesela Turgut
Özal’ın burayı ziyarete geldiğinde aralarında gecen diyaloğu şöyle ifade ediyor:
“Hangi mezarın kime ait olduğunu o sordu ben de anlattım. Sultan Vahdeddin
Han’ın kabrine geldiğimizde heyettekiler çıktı ama o içeride kaldı. Kabrin
yanına oturup uzun uzun dua etti. Sonra bir ara hıçkıra hıçkıra ağlamaya
başladığını gördüm. Bu durum yarım saat civarında devam ettikten sonra geri
geri dışarıya doğru çıkarak Süleymaniye Camii’ne girdi ve vakit namazını kılıp
gitti.” Bunun yanısıra eski
Başbakan Necmettin Erbakan, yaptığı ziyaretten çok etkilenmiş oldugunu;
Başbakan Erdoğan ise eşiyle birlikte korumalarını atlatıp burayı ziyaret
ettiğini söylüyor. Pek çok devlet adamı, başbakan, bakan ve milletvekillinin
ziyaret ettiği türbenin Türkiye’den son konuğu ise Dışişleri Bakanı Ali Babacan
olmuş; gecen ramazanda türbeyi ziyaret eden Babacan teravih namazını Emeviye
Camii’nde kıldıktan sonra Türkiye’ye geri dönmüş.
Mimar Sinan
Kronolojisi:
84
camii, 52 mescid, 57 medrese, 7 okul ve darülkurra, 22 türbe, 17 imarathane, 3
darüşşifa, 7 su yolu kemeri, 8 köprü, 20 kervansaray, 35 köşk ve saray, 6 ambar
ve mahzen, 48 hamam olmak üzere sayılamayanlarla birlikte 400’ü aşkın eseri
vardır.
1540-1548
Üsküdar Mihrimah Sultan Camii
1543-1548
İstanbul Şehzade (Mehmed) Külliyesi
1544-1555
Tahtakale İstanbul Rüstem Paşa Külliyesi
1546
İstanbul Barbaros Hayrettin Paşa Türbesi
1546
Zeyrek-İstanbul Hayrettin Paşa Hamamı (Çinili Hamam)
1547-1548
Üsküdar-İstanbul Mihrimah Sultan Külliyesi
1550
Cağaloğlu-İstanbul Rüstem Paşa Medresesi
1550-1554 Şam Süleymaniye Külliyesi
1550-1557
İstanbul Süleymaniye Külliyesi
1551
Hadım İbrahim Paşa Camii
1551-1566
Eyüp-İstanbul Zal Mahmud Paşa Külliyesi
1553-1555
Beşiktaş-İstanbul Sinan Paşa Külliyesi
1555-1563
Alibey Köyü- İstanbul Kır Çeşme Su Yapıları
1556
Sultanahmet-İstanbul Haseki Hürrem Sultan (Çifte) Hamamı
1560
Edirne Rüstem Paşa Kervansarayı
1562
İstanbul Rüstem Paşa Camii
1562
İstanbul Molla Çelebi Camii
1562-1565
Edirnekapı-İstanbul Mihrimah Sultan Külliyesi
1563
Konya Karapınar II. Selim Külliyesi
1563
İstanbul Moğlova Kemeri
1565
Babaeski Semiz Ali Paşa Camii
1564-1569
Lüleburgaz Sokulu Mehmet Paşa Külliyesi
1565
İstanbul Kara Ahmet Paşa Külliyesi
1566-1568
İstanbul Büyükçekmece Köprüsü
1566
1567 Büyükçekmece-İstanbul Sultan Süleyman Kervansarayı
1567
Kanuni Sultan Süleyman Türbesi
1567-1575
Edirne Selimiye Külliyesi
1569
Lüleburgaz Sokullu Külliyesi
1571-1572
Kadırga-İstanbul Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi
1573-1577
Kasımpaşa-İstanbul Piyale Paşa Camii
1574
Hatay Payas: Sokullu Külliyesi
1574-1577
Ayasofya-İstanbul Sultan II. Selim Türbesi
1577-1578
Azapkapı-İstanbul Sokullu Mehmet Paşa Camii
1577-1583
Üsküdar-İstanbul Valide Sultan Külliyesi
1578
Topkapı Sarayı-İstanbul III. Murat Köşkü
1580
Tophane İstanbul Kılıç Ali Paşa Camii
1584-1588
İstanbul-Nişancı Mehmet Paşa Camii
1584
Konya Ilgın Lala Mustafa Paşa Külliyesi…
ALİ DURMUŞ
İstanbul üniversitesi ilahiyat fakültesi e-ilahiyat muhabiri
|
bu arada biz ölçümleri bitiridik
güzel bir iş çıkarmak için ankarada tekrar sıvadık kolları
kolay gelsin
Abdullah ÜNSAL