• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Ei Panel
ANASAYFA arrow ARŞİV arrow Tüm Kategori arrow Röportajlar arrow Selçuklu Belediye Başkanı Doç. Dr. Adem Esen ile Röportaj
Selçuklu Belediye Başkanı Doç. Dr. Adem Esen ile Röportaj PDF Yazdır E-Posta
Yazan E-ilahiyat Röportaj Ekibi / Konya   
Cuma, 13 Haziran 2008
ademesen2.JPGKonya Selçuklu Belediye Başkanı Sayın Doç. Dr. Adem Esen bizi makamında kabul etti ve sorularımızı yanıtladı. Tabi ilk olarak biz kendisine teşekkür ve selam ilettik. Marmara ve İstanbul İlahiyat’tan bizleri ziyarete gelen dostlarımızı bir akşam yemeği ile karşıladılar. Böylece hem ziyaret ettik ve hem de kendisinin de İlahiyatçı geçmişi nedeniyle bir röportaj hazırladık. Beğenilerinize sunuyoruz…
1. Adem Esen kimdir? Kendinizi bize nasıl tanıtırsınız?
Hoş geldiniz.
Ben Konyalıyım ve ilköğretimle ortaokul ve liseyi Konya’da okudum. Yüksek okulu İstanbul’da okudum. Daha sonra Erzincan ile Sivas’ta çalıştım ve Konya’ya tekrar döndük. İstanbul Yüksek İslam Enstitüsüne 1980’de girdim. Ama sonra okumadım Siyasala ilgim vardı. Siyasala girdim ve bu nedenle kaydım silindi. Ama 1984 yılında Siyasalı bitirince aftan faydalandım ve yeniden kaydımı yaptırdım. 84–87 arası Marmara İlahiyat mezunuyum.
2. Sosyal belediyecilik kavramının geliştiği bu günlerde İlahiyatçılardan bu bağlamda ne gibi taleplerde bulunmak istersiniz?
Sosyal belediyecilik kavramından anlaşılan, halka daha yakın olmak, halkın fakiriyle düşkünleriyle ilgilenmek şeklinde de olabilir. Bunda başta ilahiyatçılar olmak üzere herkesin toplumun her kesimiyle irtibat kurması gerekiyor. Mesela mahalle imamları, din görevlileri, kuran kursu hocalarının destekleri eksik olmamalı. Ayrıca biz mahalle muhtarları ve emniyetin toplum destek polisi isminde bir bölümü var onlarla da çalışıyoruz. Bu çerçevede İlahiyatçılar da dini konularda halkı aydınlatarak bize destek olabilirler. Yardımlaşmanın ve dayanışmanın ne derece önemli olduğunu ifade ederlerse belediyenin işleri daha kolay hale gelir.
3. İlahiyatçıların halka buluşma çabaları malum bu konu çerçevesinde belediyeniz nelere destek verdi, neler yapıldı?
Belediye kanunu çerçevesinde biz her şeye destek veriyoruz. Mesela geçen ay aile yapısı ve aile sorunları ile ilgili bir konferans yapıldı ve ilahiyatçılar da oradaydı ve onlar da konuşmacı olarak katıldı.
4. İlahiyat gençliğinin bugünkü durumu hakkında neler söylersiniz?
 
İlahiyat mezunuyum ama çoktan beri ilahiyatçılarla çok yakın münasebetim olmadı. Bu nedenle şu an İlahiyat gençliği ne durumda onu çok fazla bilmiyorum. YÖk’ün yaptığı değişikliklerden sonra bildiğim kadarıyla İlahiyatın kontenjanları azaltıldı. Tabi böylece alanları da daraltıldı. Bunları biliyorum sadece…
5. Kurumlarınızda İlahiyatçılardan görev alanlar var mı?
Benim başkan yardımcım İlahiyatçı ama eskiden gelmiş. Memur olarak burada göreve başlamış. Belediyelerde memur olabilmek için belli şartlar var. Yani mesela teknik personel olarak ya da mühendislik kadrosuna bir İlahiyatçı veya sosyal bilimler okumuş birini getiremezsiniz. Bu çerçevede memuriyet kadroları açıldığı zaman hangi branştan ne tür memur alınacağı hepsi yasal düzenlemeler iledir.
Bugünlerde memur aldığımız da yok zaten :)…
6. İlahiyat yaşantınızla alakalı hiç unutamadığınız bir anınız var mıydı?
Fakültede mi?
Bunu sorduğunuz zaman benim bayağı düşünmem lazım. Öğrencilik dönemlerim var sonra İlahiyat Meslek Yüksek Okulunda derse girdim o dönemler var. İlahiyat Fakültesinde hiç Hocalık yapmadım ama… Şimdi düşününce aklıma bir şey gelmiyor ki…
7. Siyasetçi kimliğinizi İlahiyatçı kimliğinizin önüne mi geçirdiniz?
Benim İlahiyatçı olduğumu pek fazla kimse bilmez. Ayrıca siyasetçi kimliği değil tabi ki bu belediyecilik kimliği. Burada siyaset yapmıyoruz.
Yani sen belediyeciler siyasetçi mi diyorsun?
M: Evet bana göre öyle. Gözlemlerime göre belediyeler siyasetçilerin görüşlerinin yayılmasında bir araç. Mesela belediye iyi çalışacak ki Cumhurbaşkanı ya da Başbakan orada iyi temsil edilmiş olacak.
Evet, doğru söylüyorsun iyi gözlemlemişsin. Bu yönüyle gerçekten öyle…
ademesen3.JPG8. Siz İlahiyatçısınız ama oğlunuzu imam hatipten alıp neden başka bir liseye verdiniz?
O işletmeci olmak istiyordu. Eğer bunu istiyorsa bu alanda gitmeli değil mi? İmam hatipten geçiş olsaydı öyle devam ederdi ama olmadı. Oğlum orta kısmı kızım da liseyi İmam Hatipte okudu. Kızım şuan Adalet meslek Yüksek okulunda 2. sınıfta okuyor. Yani ikisinin de kendi tercihleri idi. İlahiyatçı olmak isteyen İlahiyatçı olur. Şimdi İlahiyatlar 30 kişi alırken eskiden bunun iki üç katı öğrenci alırdı. Şimdi almadığı bu öğrenciler ne olacak, tabi ki başka okullara gidecek. Bunu böyle düşünmek lazım, kimseyi tercihi açısından sorgulayamayız. Benim onlara yönlendirmem bu konuda şöyle oldu. Sizlerle ailelerinizle nasılsınız bilmiyorum ama bir genç zorlama olmadan seçim kendisine bırakılarak yönlendirilir. Ben de böyle yaptım işte…
Bir Müslüman dinini bilmeli ama toplumda her kesimde görev var. Mesela şu belediyede ilahiyatçının da işi olur, mühendisin de, başkasının da… Belediyenin iş yapması o tüm alanlarda çalışan adamlarının olmasıyla olur. Belediyenin her şeye ihtiyacı olduğu gibi toplumun da her şeye ihtiyacı var elbette. İlahiyatçısı da olacak, doktoru da, öğretmeni de…
9. Toplumun önderlerinden biri olarak İlahiyatçıyı nerede görmek istersiniz? Sizce şu aşamada İlahiyatçıya düşen en büyük görevler nelerdir?
Bir defa İlahiyatçı olacak kişinin daha doğrusu her alanda okuyan kişilerin kendi alanlarıyla ilgili hususları iyi bilmeleri gerekir. Bu manada İlahiyatçının daha kapasiteli bilgiye ulaşmış olması gerekiyor. Çünkü diğer alanlara göre daha aşkın bir yeri var. İşin içine kelam, akaid, sanat tarihi, edebiyat belki tıp da giriyor. Yani bir ayeti hadisi bu çerçevede açıklaması gerekebilir. Bu nedenle ilahiyatçıların işi daha zor… Tabi insanın sadece bilmesi yetmiyor ayrıca karnını da doyurması gerekiyor. Bu nedenle de meslek sahibi olmalı. Bunun yolu da birincisi kamu sektörü ile ikincisi de özel sektörle olur. Artık üniversite mezunlarının bile kamu sektörüne girmeleri çok zor. O zaman özellikle İlahiyatçının el atacağı işler farklı olur. Bakkallık mı olur, market mi açar ne yaparsa yapsın yaptığını en iyi şekilde yapmak zorundadır.
10. Şu an ki İlahiyatçı profili ile sizin zamanınızdaki İlahiyatçı profili arasında dışardan bakan biri olarak ne fark görüyorsunuz?
Şimdi İlahiyat Fakültesine girenler daha başarılı öğrenciler, derece yapanlar. Bizim dönemimizde ise imam hatip öğrencilerinin başarılı olanları başka fakültelere giderlerdi. Ya idealist olanlar ya da puanı tutmayanlar Yüksek İslam Enstitüsüne giderlerdi. Yani şimdikinin tam tersi idi.
Tüm Öğrencilerimize Başarılar Diliyorum.
Hazırlayanlar:
Gülbeyaz GÜVEN
Gülsüm ERASLAN
Ayşe SELÇUK
Mustafa AVCU
Yorum (0)Add Comment

Yorum Yaz
Alani Kucult | Alani Buyut

busy
Son Güncelleme ( Salı, 17 Haziran 2008 )
 
Sonraki >
 

Son Yorumlar

E-ilahiyat Ankara'da...
s.a ilahiyetcı olmak çok güzel bir duygu gibi ...
İlahiyat Öğrencileri...
Degerlı kardesım zahmetın ve samımıyetın ıc...
Üveys El-Karanî
Çok iyi ve unutulmuş olan bir konuya değinmişs...
O na Vasıl Olabilmek...
Darwin'in 200. doğum yıldönümü olan 12 Şubat...
O na Vasıl Olabilmek...
tarih bir deverandan ibarettir.islam coğrafyasın...
O na Vasıl Olabilmek...
Galileo ve sonrasındaki bilimsel gelişmeler Kura...
Tesettürü Bekleyen T...
içinde bulunduğumuz şu dönemin en ciddi sorunl...
O na Vasıl Olabilmek...
>metodoloji sorunu; her bilim dalının kendine ha...
O na Vasıl Olabilmek...
Sayın falay; >bilimsel tavır ile istihza asla bi...
O na Vasıl Olabilmek...
'Din değil kilise dogması' dediğiniz ve Galile...

Forumdakiler

5 Ziyaretçi, 0 Üye
 
 

BİZ KİMİZ?

Bize Katılın

BİZE KATILIN

Bize Katılın

VİDEOLAR

videolar

Üyelerimiz

7705 Kayıtlı üye
0 Bugün
6 Bu hafta
809 Bu ay
Son üye: karanfil89