ARŞİV
Tüm Kategori
İlâhî Basın
Sefer Turan Marmara İlahiyat'ta
| Sefer Turan Marmara İlahiyat'ta |
|
|
|
| Yazan Resimleri Eklenmiştir.. Abdurrahman Mıhcıoğlu | |
| Salı, 25 Mart 2008 | |
|
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi E-İlahiyat Öğrenci Kulübü tarafından
tertip edilen Filistin Haftası Etkinlikleri kapsamında, Kanal 7 dış haberler
müdürü Sefer Turan Bey’in
sunacağı Filistin’in Bugünü isimli konferans, bugün öğrenci kardeşlerimizin
yoğun katılımlarıyla gerçekleşti.
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi konferans salonunda
gerçekleşen konferansa ilahiyat fakültesi dekanı Prof. Dr. Raşit Küçük Bey ve dekan yardımcısı Prof. Dr. İlyas Çelebi hocalarımızın
yanı sıra fakültemizin mümtaz hocalarından Prof. Dr. Mehmet Erkal da konferansa iştirak eden şahıslar
arasında idi.
Konferansın
başlamasından evvel usulen söz alan Raşit
Küçük hocamız, dünyanın kimi bölgelerinde insani sıkıntılar yaşandığını
ve bu sıkıntıları yaşayan en mühim yerlerden birisinin de Filistin olduğundan
dem vurarak, bizim için mukaddes olan beldelerde yaşanan bu sıkıntıların tabii
olarak bizleri de üzdüğünü ifade etti. Günümüzde, siyasal ve askeri sıkıntılar
yaşayan kimi beldelerin (Filistin, Kosova vb.) Osmanlı devrinde sulh ve selamet
beldeleri olduğunu ifade eden Raşit hocamız, ilahiyat mensuplarının Filistin
meselesine eğilerek bunu hatırlatmayı vazife addetmelerinin kendisini memnun
ettiğini söyledi.
Biz ilahiyatçıların yapmış oldukları bu
programın ciddi bir mana ifade ettiğini ve ehemmiyeti haiz olduğunu ifade eden
Raşit hocamız, Sefer Turan gibi
bölgeyi ciddi manada tahlil ve tetkik etmiş birinin bizlere faydalı olacağına
inandığını ifade ederek konuşmasını nihayete erdirdi.
Dekan beyin ardından
kürsüye gelen E-İlahiyat Öğrenci Kulübü başkanı Yusuf Ziya Öğretici,
Filistin’le alakalı bir şiir okuyarak sözün bittiği yeri, Filistin’i anlatmak
için programı tertip ettiklerini ifade etmesinin akabinde Sefer Turan Bey
konuşmasını yapmak üzere kürsüye geldi.
Konuşmasına Filistin’i
nasıl anlamalıyız sorusu ile başlayan Sefer Turan, bu sorunun cevabını da
kendisi verdi; bugününün Filistinini anlamak, Filistin’in dününü anlamadan
mümkün değildir. Filistin ile İsrail arasındaki meselenin bir sınır
meselesinden ibaret olduğunu sananların çoğunluğu teşkil ettiğini ifade eden
Sefer Turan, bu anlayışın değişmesi gerektiğini belirtti.
Sözünün burasında duran
ve öğrencilere Onbaşı Hasan mevzusunu bilip bilmediklerini soran Sefer Turan,
mevzuyu bir iki kişinin bildiğini ifade etmesi üzerine ibretamiz vakıayı
nakletti.
Tarihçi İlhan Bardakçı
1972 senesinde İsrail Devleti(!)’in daveti üzerine oraya gider. Yetkililerden
Mescid-i Aksayı da ziyaret etmek istediğini ifade eder ve oraya yönelir.
Mescid-i Aksa’ya yöneldiği vakit mescide çıkan merdivenlerin kenarında yaşlı
bir şahsın kenarda çökmüş bir halde durduğunu görür ve yanındaki kişiye bu
şahsın kim olduğunu sorar. Yetkili o şahsın bir meczup olduğunu ve her gün
orada oturduğunu belirtir. İlhan Bardakçı da ihtiyarın yanından geçerken gayr-ı
ihtiyari “selamünaleyküm baba”
der. İhtiyar cevaben “aleykümselâm
oğul” cevabını verince İlhan Bardakçı dikkat kesilir ve adama kim
olduğunu sorar. İhtiyar adam karşısındakinin Türkiye’den olduğunu öğrenince
yerinden fırlayarak tekmil vermeye başlar ve “filan tabur filan bölük filan kısımdan Iğdırlı Onbaşı Hasan”
diyerek susar. Bu vakıa karşısında duygulanan İlhan Bardakçı’ya da “Tokat’a uğrarsan komutanıma; ‘Onbaşı Hasan
nöbet yerini terk etmedi’ de” der. Meğer yaşlı adam Osmanlı askeri
Kudüs’ten çekilirken geride bırakılan artçı birliktenmiş ve o günden itibaren
her gün nöbet yerine gelerek vazifesini ifa etmenin gururunu yaşamış.
Filistin’deki asıl
kavganın Mescid-i Aksayı’da ihata eden eski şehrin surlarının içi olduğunu
ifade eden Sefer Turan, sur içinin Osmanlı eserleri ile bezeli olduğunu ve biz Kudüs’ü
bıraksak bile bu sebepten Kudüs’ün bizi bırakmayacağını belirtti.
İslam âleminin Filistin’e
ciddi manada duyarsız kaldığından da şikâyet eden Turan, Hz. Ömer’in,
Selahaddin-i Eyyubi’nin ve Osmanlı Ordusu’nun Kudüs’ü almak için vermiş
oldukları mücadelede şehit olan mücahidlerin Mennenallah isimli, etrafı duvarlarla çevrili mezarlıkta medfun
bulunduklarını, İsrail işgal devletinin hoşgörü(!) müzesi yapma bahanesiyle bu
mezarlıktaki iki yüze yakın şehid naşını 2002 senesinde başka bir yere
naklettiğini, bu vakıaya en çok itiraz etmesi gereken İslam âleminin ise buna
seyirci kalıp hiçbir tepki vermediğini esefle belirtti.
Filistin’deki herhangi
bir kimseye neden direniş gösterdiklerini sorsanız “Kudüs için” cevabını alacağımızı belirten Sefer Turan, Müslümanların
Filistin meselesi ile yeteri kadar alakadar olmadığını ifade etti. Tarihi
perspektiften uzak olmanın sonucunda bu hale düştüğümüzü de ifade eden Turan,
İsrail İşgal Devleti’nin oluşum sürecinde üç tarihin, 1948-1967 ve 1973’ün
mühim olduğuna işaret etti.
İşgal devletinin
kurulmasının akabinde göç eden Yahudilerin, Filistinlerin evlerine yerleştirildiklerini
belirten Turan, evlerinden zorla çıkartılan Filistinlilerin Kudüs dışındaki
herhangi bir yerde iskâna mecbur bırakıldıklarını, bu Filistinlilerin de
Suriye, Lübnan ve Ürdün gibi komşu ülkelerde yaşam mücadelesi vermek zorunda
kaldıklarını ifade etti. Şu anda 4 milyon Filistinlinin mülteci kamplarında
yaşamaya çalıştığını ve bu insanların evlerinde bugün Yahudi yerleşimcilerin
oturduklarını ifade eden Turan, Filistinlilerin buna rağmen bir gün evlerine
geri dönecekleri umudunu yitirmediklerini, hatta evlerinin anahtarlarını dahi
muhafaza ettiklerini ifade etti.
İsrail işgal devletinin
kuşatması altında varlığı tartışmalı olan Filistin Devleti’nin, birbiri ile
toprakları itibariyle bitişik olmayan iki yerden ibaret olduğu hakikatini
ortaya koyan Sefer Turan, Gazze ve Batı Şeria arasını dahi İsrail’in kontrol
ettiğini, bilahare İsrail’in izni olmadan hiçbir Filistinlinin bir yerden bir
yere gitmesinin mümkün olmadığını, bu şartlar içinde de barış’ın ancak bir
hayalden ibaret kalacağını ifade etti.
Arap dünyası içinde en
yüksek eğitim seviyesine sahip toplumun Filistinliler olduğun bunun da onların
zafere olan inançlarını diri tuttuğunu ifade eden Turan, hangi şart altında
olursa olsun Filistinlilerin eğitimden vazgeçmediklerinin altını çizdi. Hizbullah’ın
2006 yazında İsrail’e yaşatmış olduğu hezimetin de Filistinliler için moral ve
motivasyon kaynağı olduğunu ifade eden Turan, bu durumun Filistinlilerin
davalarına olan inancı daha da pekiştirdiğini ifade etti.
Konferansın akabindeki
soru-cevap faslında öğrencilerden birisi Filistinlileri İsrail’in zulmü kadar
belki de daha fazla Hamas-El-Fetih mücadelesinin bezdirdiğini, yakın günlerde
cereyan eden antlaşmanın da hemen bozulduğunu ifade etti ve bu durumun ileride
nasıl sonuçlara yol açacağını sordu. Sefer Turan, Hamas-El-Fetih mücadelesinin
aslında El-Fetih’in Arafat’ın vefatından sonra doğan boşluğu kapatamamasından
kaynaklandığını ve El-Fetih içindeki kimi grupların da kafalarına göre hareket
edip İsrail ve Amerika için çalıştıklarını ifade etti. Hamas’ın siyasi olarak
zafer elde etmesinin de bu çatışmalarda etkili olmuş olabileceğini ifade eden
Turan, her şeye rağmen iki grubun itidal ortamına dönecekleri ümidi taşıdığını
ifade etti.
Sefer Turan, İKÖ’nün Filistin meselesinde etkin bir rol oynayamamasının sebebini soran bir öğrenciye ise, İKÖ’nün, Ekmeleddin İhsanoğlu Bey’in genel sekreterliğe gelmesi ile birlikte daha faal bir duruma geldiğini ancak onun da en nihayetinde üye devletlerin tavrına göre bir politika oluşturabileceğini, binaenaleyh üye devletlerin yeterli desteği olmadan İKÖ’nün bu meselede faal olamayacağını, bu bağlamda Türkiye’nin de tek başına göstereceği gayretin diğer üye devletlerin desteği olmadan ciddi mana ifade etmeyeceği cevabını verdi. Soru-cevap faslının bitmesinin akabinde E-İlahiyat Kulübünün günün mana ve ehemmiyetine binaen Sefer Turan Bey için hazırlamış olduğu plaketi dekan yardımcısı Prof. Dr. İlyas Çelebi Bey takdim etti. Plaket için teşekkür eden Sefer Turan, ilahiyat öğrencilerine hitab etmekten duyduğu mutluluğu ifade etti. Tüm resimleri görmek için aşağıdaki tıklayınız.. Haber: Abdurrahman MIHCIOĞLU Fotoğraf: M. Talha YOKUŞ Yorum (3)
![]()
...
Gonderen: Tubanur D., 2008-03-27 06:20:36
Konferansın ne kadar verimli geçtiğini, izleyemesek de haberi okuyunca anlıyor ve 'orada bizler de olmalıydık' diyor, üzülüyoruz.
Ama bizi bir nebze olsun rahatlatan söyleşiyi de merakla bekliyoruz... Allah, bu faideli faaliyetlerinizin devamını nasip etsin... Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0
Tesekkur Gonderen: RaSHiD, 2008-03-26 00:56:53
Bizleri kırmayıp davetimize icabet eden Sefer Abimize, kıymetli dekanımız Raşit Bey'e ve dekan yardımcımız İlyas Bey'e, bizlerin daima yanında olan hocamız Mehmet Erkal Bey'e, birbirinden değerli konuklarımıza ve bu organizasyonda yer alan tüm arkdaşlara teşekkür ederiz..
Programdan sonra Sefer Abimizle E-ilahiyat Kulüp odasında faideli ve tatlı bir söyleşi yaptık. En kısa zamanda bunu da sizlere ulaştıracağız inşallah.. Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0
Yorum Yaz
|
|
| Son Güncelleme ( Perşembe, 27 Mart 2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Okulda böylesi bir coşku görmemiştim,ne kadar hareketlendi sayenizde..
Bu güzel etkinliklerinizin devamını temenni ediyorum..