Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi emekli hocalarından, Kur'an tilaveti denilince akla gelen ilk isimlerden olan
Fatih ÇOLLAK hocamız ile Kur'an Eğitimi üzerine yapılan röportaj E-İlahiyat'ın katkılarıyla
istifadenize sunulmuştur.
Hocam öncelikle sizi tanımak adına kendinizden bahsedermisiniz?
Ben
1954 Erzurum doğumluyum. İlkokulu Erzurum’da tamamladım. 9 yaşında hafızlığı
ikmal ettim. İmam hatip lisesini Erzurum’da bitirdim. 1974 tarihinde İstanbul
Yüksek İslam Enstitüsü’ne girdim ve 1978 yılında mezun oldum. Hafızlıktan sonra
talim ve tecvid çalışmalarına başladım; önce İstanbul’da tatil dönemlerinde
Abdurrahman GÜRSES Hoca Efendiden bu derslere başladım, tamamen baştan sona
hocamızda bitirip ardından da ilmî kıraat dediğimiz aşereye ve takribe başladım.
İlmî kıraat aşere-takribi bitirdikten sonra Abdurrahman Gürses Hoca’dan İstanbul
tarîki üzere icazet aldım. İlk resmî vazifem 1979 senesi Bolu Diyanet Eğitim Merkezi
kuran hocalığı, ardından Erzurum Yüksek İslam Enstitüsü’nde Kuran-ı Kerim
asistanlığı ve daha sonra da 1983’ün ortalarında Marmara Üniversitesi İlahiyat
Fakültesi’ne öğretim görevlisi olarak hizmete başladım. Yaklaşık 29 senelik
hizmetin ardından 2007 senesi Ağustos ayında Marmara İlahiyat’tan emekli oldum.
Fakültedeki hizmetle birlikte master ve doktoramı tamamladım. Piyasada namaz
surelerinden, aşr-ı şeriflerden, hatm-i şeriflerden çok sayıda cd’lerimiz,
kasetlerimiz, dvd ve vcd çalışmalarımız var, televizyon programlarımız
yoğunlukta, alanımızla ilgili çalışmalarımız, kitaplarımız ve yayınlarımız var.
Bunun dışında fakültedeki hizmetlerimizle beraber yaklaşık 19 seneden beri de
İstanbul’un muhtelif yerlerinde Kuran eğitim merkezlerinde -özellikle hafta
sonu seminerlerinde- hususî, gayrı resmî çalışmalar yapmaktayız.
Hocam peki şu anda ülkemizdeki Kuran eğitimi ne durumda,
yeterli diyebilir miyiz?
Şuna
inandım ki imam hatip ve üniversitede yetiştiğimiz dönemde resmî olarak bize
verilen programlar Kuran eğitimi ve öğretimi açısından kesinlikle yetersizdir.
Bunu söylerken bu röportajı yaptığımız tarihi kastetmiyorum; şu an zaten yok
denecek kadar bir düşüklük, seviyesizlik var. Yani var mı, yok mu
tartışılabilir. Ama yıllar öncesine de baktığımda ne imam hatiplerde ne
ilahiyatlarda Kuran dersi adı altında bizim alışageldiğimiz, yetiştiğimiz,
ocağa, kültüre uygun, o seviyede eğitim asla görmüyoruz. Biz fakülte programları çerçevesinde bir
şeyler yapmaya çalıştık; ama işte asıl soruya cevap, benim fakülte dışında
yıllardan beri devam ettirdiğim Kuran eğitim ve öğretim merkezlerine bu hizmeti
taşıyor olmamın sebebi, diğer okullarda resmî çerçevedeki yetersizlikten
dolayıdır. Şu anda Kuran kurslarında, mevcut imam hatiplerde, ilahiyatlarda
onları görüp, dinleyip bu dersi yaptığınızda meseleyi anlarsınız. Ne yazık ki
bugün ilahiyatta namaz sureleri, en kısa sureler, az sayıda ayetler bile öğrenciler
tarafından doğru dürüst ezberlenmemekte, öğrenilememektedir. Neden? Sadece
öğrenci açısından sebep göstermek doğru değil; program, öğrenci, belki hoca,
belki başka şeyler… Çünkü imam hatipten çok zayıf geliyorlar. Herkes ilahiyat
ve diğer fakültelere girmek üzere imam hatibin son yıllarında daha çok sosyal
ve fen derslerine ağırlık veriyorlar ve mesleki dersleri ihmal ediyorlar. Mesela artık sınıflarda hafız bulmak zor;
gelene Kuran’dan yüzüne okutturduğunuzda haline acıyorsunuz ve tabi ki üzülüyorsunuz.
İlahiyatlarda Kuran programına bakıyorsunuz; haftada bir bölümde üç saat, bir
bölümde beş saat. Dört yıllık bir ilahiyat fakültesinde toplam üç dönem o da
dokuz ay yapar; yani dört yılda dokuz ay çok az. Yani bunun tatili var, mazereti
var, imtihanı var onları da çıkın 7 ay. Ders sayısı da az. Kısacası şu anda
durum iç açıcı değil.
Yani hocam
diyorsunuz ki geçmişte de eksiklik vardı ama günümüze geldikçe eksiklik arttı.
Evet, şu an da eksiklik had
safhada. Yani had safhada demek bir sınıfta 20 öğrenciden bir iki tane ciddi
manada çıkar mı, çıkmaz mı görmek gerek. Yani ben bu tespiti neye dayanarak
söylüyorum; öğrencileri sınıfta görmek lazım.
Hocam özellikle
imam hatipler ve buna bağlı olarak ilahiyatlarda eksiklik üst seviyede dediniz;
Kuran hizmetlerini birebir idare eden biri olarak sizce bu eksikliği gidermek
için ne gibi çalışmalar yapılabilir, ya da sizin çalışmalarınız bu konuda ne
durumda bize aktarabilir misiniz?
Bunun da cevabı kolay.
Fakültede resmî dersler dışında Kuran hocalarıyla seminerler tertip etmek;
Kuran eğitim ve öğretim semineri, tecvid semineri, kıraat semineri… Artı
dışarıda hususi çalışmalar yapmak. Bu sadece Kuran’a mahsus değil. Bir öğrenci
ilahiyattan ciddi manada mezun olmak istiyorsa, muhakkak ek bir çalışma ve
program içinde olması lazım. Dışarıda, yani dışarıda derken bu dersleri farklı
hocalardan anlamında değil ilahiyat hocalarından okul dışında başka
programlarda, gayrı resmi, biraz hasbî, fahrî olarak özel mekânlarda, mahfellerde
ve halkalarda oluşturup bu derslere devam etmek gerekir.
Hocam Kuran
eğitimindeki eksikliğin temeli birazda bireysel eksiklik veya gönülsüzlükten
diyebilir miyiz?
Ben onu öyledir diyemem. Kuran
kursları ilköğretimin ardından başladığı için 15 yaşında bir öğrenci kursa
geldiğinde ona ne kadar bir eğitim verilebilir. Ve kurslarda öğrenci bulamama
veya kapasiteli yetiştirememe durumu var. İmam hatiplerde de müfredat belli.
Sosyal derslere yöneliş doğal olarak ilahiyatlara aksediyor. Yani çare bunlara
ek olarak çalışmalar yapmak. Ben 17, 18 sene bunu yaparken hafta sonlarımı feda
ettim. Allah bu çalışmalarımızı boşa çıkarmadı, fakültedekinden daha fazla
sayıda, yüzlerce talebe eğitim aldı. Burada gayret gösterenler hem ilahiyatta
başarılı oluyorlar hem diyanette rahatça görev alıyorlar. Yani çare ek çalışma.
Allah için biraz çalışmaktır.
Hocam son olarak özellikle
gençlere(imam hatip, ilahiyat) yönelik olarak Kuran eğitimi adına
tavsiyeleriniz nelerdir?
Kuran-ı Kerim dersini
başarılı hale getirmek öğrencinin derdi olacak. Ben Kuranımı geliştirmek iyi
Kuran okumak, düzgün okumak ve okutmak istiyorum diyecek. Ve de bu, öğrenciye
telkin edilmeli, yoksa öğrenciye vahiy gelecek değil. Öğrenci kendisinin
yeterli olup olmadığını anlayacak. Bir de fakültedeki resmi çerçeve dışına
çıkılmaması gibi bir durum var. O halde bunu geliştirmeli. Hele İstanbul’da
bunun imkânları çok. Teknoloji imkânları CD, VCD, kaset ortamında yapılan
çalışmalar var. Mesela fakülteden bizim cumartesi ve pazar programlarımıza
gelen öğrenciler okulda zorlanmıyorlar. Fakültede ve dışarıdaki dersleri yürüttüğü zaman başarıda kendiliğinden gelir. Bunu
geliştirmek istiyorum diyen kişi içinde başında olanlarla irtibatlı olacak.
Çok teşekkür ederim
hocam inşaallah bu bilgilerinizden yararlanabiliriz.
İnşaallah.
Ömer Sami UZUNER
|
Allah'a hakikatten yola çıkmak, meşakkat ;
Allah'tan yola çıkıp varılan şey , hakikat....(26/75,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,83)