• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Ei Panel
ANASAYFA arrow ARŞİV arrow Tüm Kategori arrow İlâhî Basın arrow Hilmi Yavuz, İsam'da Yerli Oryantalizm'i Anlattı
Hilmi Yavuz, İsam'da Yerli Oryantalizm'i Anlattı PDF Yazdır E-Posta
Yazan Abdurrahman MIHÇIOĞLU   
Salı, 26 Şubat 2008

hilmiyavuz2.jpgTürkiye diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi’nin aylık mutad olarak düzenlemiş olduğu konferansların bu ay ki mevzusu ve konuğu Yerli Oryantalizm başlığı altında Hilmi Yavuz oldu.

Edebiyatçı kimliği ile öne çıkan Hilmi Yavuz Bilkent Üniversitesi’nde öğretim üyeliğinin yanı sıra halen Zaman Gazetesi’nde edebi ve fikri yazılarına devam etmektedir.

Konuşmasına oryantalizmin tanımını ile başlayan ve oryantalizmi bu alanın otoritesi denilebilecek Edward Said’in dilinden yapan Hilmi Yavuz, Yerli Oryantalizm’i açıklayabilmek için evvela oryantalizmi tanımlamanın ehemmiyetine işaret etti ve oryantalizmin ihata ettiği hususları özetledi.

Oryantalizmi, Batı’nın Doğu’ya tahakkümü şeklinde algılayan oryantalistlerin ideolojik bir tavır içine girdiğinden bahseden Yavuz, ideolojik yargıların ayırt edici özelliğinin de bir değer yargısı üzerine inşa edilmeleri olduğunu ve bu tür oryantalistlere göre Şarkı bilmenin ona tahakküm etmek manasına geldiğini ifade etti.

hilmiyavuz3.jpgBilimsel ve İdeolojik Oryantalizm’in Yerli Oryantalizm’i direkt etkilemediğinin altını çizen Hilmi Yavuz, yerli Oryantalizmin kendini Batı Medeniyetine eklemlemeye çalışan bir anlayışın ürünü olduğunu ifade etti. Yerli Oryantalizmi, bir medeniyet projesi olan Batı’ya (!) eklemleme gayesi olarak görebileceğimizi tekrarlayan Yavuz, Avrupa Medeniyeti’nin backgroundunun/arka planının (bu söz kendisine aittir) Hıristiyanlık, Roma ve Yunan’dan ibaret olduğunu bu veçhile kökeninin Hıristiyanlık olduğunu sarahatle ifade etti. Hilmi Yavuz, bizim oryantalistlerimizin (yerli oryantalistler) uğraş verdikleri şeyin ise Hıristiyan Avrupa Medeniyeti’ne aidiyeti değil (ki bu mümkün değildir) mensubiyeti sağlamak olduğunu belirtti.

Tanzimat dönemi eserlerine baktığımız vakit erkek karakterin kesin Fransızca bildiğini, kadın karakterin ise en azından piyano çalmayı bildiğini ifade eden Yavuz, o devrin aydının (ki günümüzde de aynı hastalık devam etmektedir) parçayı bütüne şamil kılmak sureti ile batılılaşacakları vehmine kapıldıklarını, bunun ise bir mensubiyet sorunu olduğunu beyan etti.

Avrupa Medeniyeti’ne mensubiyetin, bir kavramlar sistemini temellük (mülk edinmek, sahiplenmek) etmek olduğunu söyleyen Yavuz, bu bağlamda AB’ye alınmamızın mümkün olmadığını ifade etti. AB’nin bizim şapka mı fes mi giydiğimize bakmadığını, [yani simgeler mühim değil(!)] üyelik görüşmelerini kavramlar üzerinden yürüttüğüne dikkat çeken Yavuz, onlar için mühim olan unsurların insan hakları(!), sivil toplum ve özgürlüklerin genişlemesi gibi mevzular olduğunu ifade etti.

Yerli oryantalistlerin en vahim hatasının kendi insanını ötekileştirmek olduğunu ifade eden Yavuz, bu durumun mensubiyet krizinin bir sonucu olduğunu dile getirdi.

Batı Medeniyeti’nin 1492’de Endülüs Emevi Devleti’ni yıkıp Müslümanları hunharca katletmek sureti ile Avrupa’dan yok etmesinin, bu medeniyetin temelinin Hıristiyan bir medeniyet olduğunu te’kid manası taşıdığını ifade etti. Binaenaleyh Hıristiyan Batı Medeniyeti’nin Müslüman Türkiye’yi AB’ye almasının mümkün olmadığını, bunu bir hayalden de öteye geçmeyeceğini ifade eden Yavuz, onların bize teklif ettiği imtiyazlı ortaklık gibi mevzuların yerli oryantalistlerin peşinde olduğu mensubiyet mefhumunu ifade ettiğini beyan etti.

Avrupalı olmayan ancak Avrupalı olmaya çalışan ve onlara benzeme gayretinde olan kimselerin kendi insanını öteki olarak görmesinin Yerli Oryantalizm’in çıkmazlarından biri olduğunu ifade eden Yavuz, yerli oryantalistlerin de bu bağlamda Avrupai yaşam tarzını öteki olarak gördüğü kendi insanına dayatma çabasında olduğunu ve şu an yaşadığımız sorunların buradan tevellüt ettiğini belirtti.(Başörtüsü, Laiklik vb.)

hilmiyavuz1.jpgÖtekileştirilenlerin de (bizlerin) Avrupa’ya bakışının Yerli Oryantalistlerden pek farklı olmadığını, onların da (bizlerin) simgelerle kavramlara yer değiştirerek baktığını ifade eden Yavuz, Türkiye’nin batılılaşmasının tek kelime ile oryantalistleşme olduğunu belirtti. Bizim Avrupalı olmaya çalıştığımızı ancak onlara aidiyetimizin mümkün olmaması hasebiyle bizde mensubiyet duygusunun (bkz. kültürel ithalat) geliştirilmeye çalışıldığını ifade eden Yavuz, modernleşmenin Avrupalı olmak ile eş anlamlı olduğunu, bizim de bu sebepten hiçbir zaman modernleşmediğimizi belirtti ve Türk Modernleşmesinin tek kelime ile Yerli Oryantalizmde karşılık bulduğunu belirtti.

Yaklaşık bir saat süren konuşmasının ardından sözü kısa kesmenin evla olacağını ifade ederek sözünü bitiren Hilmi Yavuz, soru cevap faslından sonra konferansı tamamen nihayete erdirdi.

Bir sonraki İSAM konferansında buluşmak temennisi ile…

 

Haber: Abdurrahman  MIHCIOĞLU

Fotoğraf: Hatice KOÇ

Yorum (2)Add Comment
...
Gonderen: NİHİLO, 2008-03-01 15:47:45
tesekkürler arkadaşlar..
bı çırpıda ve sıkılmadan okudum..
NusteT de değinmiş gerçekten müstefid ediyorsunuz..
neyse bu kadar övgü yeter :))
gelelim yavuz'un tezine..

yavuz da tıpkı i.özel gibi edebiyatçı..
sizi bilmem ama ben bu nevi konularda yani tarihi/sosyal/politik/felsefi meseleler için özellikle şair tayfasını dikkate almamayı daha doğru bulurum..sakın bana m.akif örneği ile gelmeyin pişman olursunuz:)))

evvela şu tanımlama: "yerli oryantalizm" oldukça tumturaklı tam da bi edebiyatçı işi..ama asla bilimsel olamaz!

tanzimat aydınlarının yarattıkları roman kahramanlarından bahsetmiş..
onların üzerinden genelleme yapmaya çalışmış..ya hu bi kere ciddi bi akademisyen ya da yazar şunu çok iyi bilir: sosyal bilimlerde genelleme yapmak kadar akla ziyan başkaca bişey ya vardır ya yoktur..

ab ile ilgili kehanetler..
yine duygusal bi insanın sözleri ile karşı karşıya bulunuyoruz..bir edebiyatçının..
edebiyatta kehanet ilgi çekici ve fantastik bi öge olabilir ama reel politik dünyada yeri yok..
sonra kesin konuşmak..bundan eminim falan demek karanlıkta bulunan bi hedefi vurmaya benzer..
ıskalama riskiniz hep çok yüksektir..
zaten bilim insanları hele sosyal bilimciler titizlikle uzak dururlar bundan..

sonuç: ilahiyatçılar olarak edebiyatçıları konuşturup onların tezleri ile vakit kaybetmesek artık!!! bi de bize yerli oryantalist diyorlar ya..biz de kuzu gibi dinliyoruz bu zevatı!
Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0
...
Gonderen: NusreT, 2008-02-29 12:58:03

Gidemesek bile, "E-İlahiyat Oradadır Kesin.. " diyoruz ve yine yanılmıyoruz..
müstefîd kıldınız yine, müteşekkiriz..
Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0

Yorum Yaz
Alani Kucult | Alani Buyut

busy
Son Güncelleme ( Salı, 26 Şubat 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
 

Son Yorumlar

Sınav Soruları
BAN SGÜL İLAHİYAT AÇIK ÖGRETİM OKUYORUM VAR ...
E-İlahiyat Hitit İla...
Güzel Bİr Haber... İstanbul İlahiyat'ın Marm...
İHAM Konferansları: ...
İham Seminlerini http://eilahiyat.com/forum/inde...
Hicri Yılbaşınız Müb...
İmdi, bu takvimlerin Miladi takvime göre çok ku...
Hicri Yılbaşınız Müb...
Bir milletin takvimi onun tarihi demektir. Takvim ...
İsyancı Arap Ordusun...
Kitap Tanıtımları Son Zamanlarda Eilahiyat'ın ...
İnkılaptan İnkıraza
Dilimize, benliğimize ve de şuurumuza dil üze...
NOEL, HUZUR VE ÖZGÜR...
ve yine takvimleri yenileme vakti gelir... yine k...
İlahiyat Fakültesi K...
Eilahiyat basının takibinde olması gereken bir ...
Sınav Soruları
bende cd si var yardımcı olurum..sadece ikinci s...

Forumdakiler

14 Ziyaretçi, 17 Üye
haticee, Mevsimbahar, mussi, kasri, esra, andalusia, .seyyah, muhammedorhan, nevazen, celenk, degisim, melik_a, NaLaN, huz, hnç, cemre_demir, nazlican
 
 

BİZ KİMİZ?

Bize Katılın

BİZE KATILIN

Bize Katılın

VİDEOLAR

videolar

Üyelerimiz

7730 Kayıtlı üye
0 Bugün
1 Bu hafta
689 Bu ay
Son üye: Hivnikovic