• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Ei Panel
ANASAYFA arrow ARŞİV arrow Tüm Kategori arrow Uluslararası E-ilahiyat arrow Kuran-ı Kerim Dinlemek Sessiz Bir İbadettir-Arapça
Kuran-ı Kerim Dinlemek Sessiz Bir İbadettir-Arapça PDF Yazdır E-Posta
Yazan Esra İnci - Arapça Haber   
Cuma, 15 Şubat 2008
kuranimsi.jpgKalbin çiçekleri solduğunda kalbini yeniden canlanma iştiyakı içinde bulacaksın.

İnsanların boş işlerinden bıktığında, sıkıntılar ve hüzünler üzerine yığıldığında sevinçli anların geri gelmesini istersin. Mutluluğa giden yol ise Allah’ın Kelamı ile başlar...


 

إذا ذبلت رياحين القلب؛ فحتمًا ستجده تواقًا للعودة إلى الحياة. وإذا سئمت من الخلق جفاءهم، وتراكمت عليك الهموم والأحزان؛ لا تتردد في أن تستعيد البهجة؛ فالطريق إلى السعادة يبدأ بكلام الله.

تأمل حديث رسول الله صلى الله عليه وسلم الذي يسأل فيه ربه مستغيثًا بأسمائه الحسنى وصفات العلى: "اللهم إني أسالك بكل اسم هو لك سميت به نفسك أو أنزلته في كتابك أو علمته أحدًا من خلقك أو استأثرت به في علم الغيب عندك أن تجعل القرآن العظيم ربيع قلوبنا، ونور أبصارنا، وجلاء همومنا وأحزاننا...".

فمن المؤكد أن تستشعر في آهات دعاء النبي أن القرآن الكريم هو نور الأبصار، وربيع النفوس، وكاشف الهم والغم، وشفاء لما في الصدور، ورحمة للمؤمنين، وفرقان للحيارى، وإرشاد للمهتدين، وإنذار للأحياء.

وللتعبد بالقرآن، قراءة وسماعًا وتدبرًا، نور وحلاوة، ويُعَدّ سماع القرآن الكريم عبادة صامتة يغفل عنها الكثيرون؛ ويقول الله عز وجل: "وَإِذَا قُرِئَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَأَنصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ" (الأعراف: 204).

 

ولسماع القرآن سحر للقلوب وسلطان عليها، ولذة لا تقاوم؛ حتى حذَّر الكفار أتباعهم من سماع القرآن لما يعلمون من صدقه وسلطانه على القلوب، حيث حكى القرآن عنهم فقال: "وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لاَ تَسْمَعُوا لِهَذَا الْقُرْآنِ وَالْغَوْا فِيهِ لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَ" (فصلت:26).

وقد جاء حكيم العرب يقول له النبي صلى الله عليه وسلم: "أفرغت أبا الوليد"، يقول نعم فيقول له: "فاسمع مني"، ثم تلا عليه سورة فصلت حتى وصل إلى قوله تعالى: "فَإِنْ أَعْرَضُوا فَقُلْ أَنذَرْتُكُمْ صَاعِقَةً مِثْلَ صَاعِقَةِ عَادٍ وَثَمُودَ" (فصلت: 13).

فوضع يده على فم النبي صلى الله عليه وسلم وناشده الله والرحم ألا يكمل. وعاد لقومه بوجه غير الذي ذهب به. ولما سئل قال: "سمعت منه كلامًا ليس من كلام الجن ولا من كلام الإنس، والله إن له لحلاوة، وإن عليه لطلاوة، وإن أعلاه لمثمر، وان أسفله لمغدق، وإنه يعلو ولا يُعلى عليه".

فما بال المؤمنين؟ وهم أتقى عباده وأحرصهم على الامتثال له والتقرب إليه؛ فللسماع مذاق لا يعرفه إلا من ذاقه؛ لأن الصمت وسكون الجوارح أدعى لعمل القلب. حتى إن رسول الله صلى الله عليه وسلم لم يطق أن يحرم لذة سماع القرآن؛ رغم أنه عليه أنزل.

فعن عبد الله بن مسعود رضي الله عنه قال: قال لي النبي صلي الله عليه وسلم: "اقرأ عليَّ القرآن" فقلت: يا رسول الله أقرأ عليك وعليك أنزل؟، قال: "إني أحب أن أسمعه من غيري"، فقرأت عليه سورة النساء، حتى جئت إلى هذه الآية: "فَكَيْفَ إِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ أُمَّةٍ بِشَهِيدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلَى هَؤُلاَءِ شَهِيدًا" (النساء: 41). قال: "حسبك الآن"، فالتفت إليه فإذا عيناه تذرفان" (متفق عليه).

ويقول ابن بطال تعليقًا على هذا الحديث‏:‏ يحتمل أن يكون الرسول قد أحب أن يسمعه من غيره  أن يكون لكي يتدبره ويتفهمه، وذلك أن المستمع أقوى على التدبر، ونفسه أنشط من القارئ لاشتغاله بالقراءة.

فمن صفات المؤمنين سماع القرآن بتدبر وطاعة؛ فقد يكون تدبره جزءا من اتصال العلاقة الإيمانية بينه وبين ربه. فيقول تعالى: "آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ آمَنَ بِاللهِ وَمَلاَئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لاَ نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ" (البقرة: 285).

  
الميت من لا يتدبر



ويبدو أن عدم التدبر من صفات أعمى القلب؛ فلقد نعى الله تعالى على الكفار عدم استجابتهم للسماع؛ فقال: "وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَثِيرًا مِنْ الْجِنِّ وَالإِنسِ لَهُمْ قُلُوبٌ لاَ يَفْقَهُونَ بِهَا وَلَهُمْ أَعْيُنٌ لاَ يُبْصِرُونَ بِهَا وَلَهُمْ آذَانٌ لاَ يَسْمَعُونَ بِهَا أُوْلَئِكَ كَالأَنْعَامِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ أُوْلَئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ" (الأعراف: 179).

ونعتهم أيضًا بقوله: "فَإِنَّكَ لاَ تُسْمِعُ الْمَوْتَى وَلاَ تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَاءَ إِذَا وَلَّوْا مُدْبِرِينَ * وَمَا أَنْتَ بِهَادِي العمي عَنْ ضَلاَلَتِهِمْ إِنْ تُسْمِعُ إِلاَّ مَنْ يُؤْمِنُ بِآيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُون" (الروم: 52-53).

 

ويؤكد الله تعالى تحقق وفاتهم الإدراكية بعدم التدبر لكلام مولاهم: "‏وَمَا يَسْتَوِي الأعْمَى وَالْبَصِيرُ . وَلاَ الظُّلُمَاتُ وَلاَ النُّورُ . وَلاَ الظِّلُّ وَلاَ الْحَرُورُ . وَمَا يَسْتَوِي الأحْيَاءُ وَلاَ الأمْوَاتُ إِنَّ اللهَ يُسْمِعُ مَن يَشَاءُ وَمَا أَنتَ بِمُسْمِعٍ مَّن فِي الْقُبُورِ"‏ ‏(‏فاطر: 19 -‏ 22‏)‏. فهل نتشبه بهم؟

كيف نسمع القرآن؟

نسمع القرآن ممن نستشعر منه القرآن، فعن طاووس رضي الله عنه، قال: سئل رسول الله صلى الله عليه وسلم: أي الناس أحسن صوتًا للقرآن وأحسن قراءة؟ قال: "من إذا سمعته رأيت أنه يخشى الله" (رواه مسلم).

ولكن قد يتساءل سائل: كيف أسمع القرآن وأنا في ضيق؟ فنقول:

أولاً: إذا كانت هذه العبادة راحة للأبدان والعقول وإشباع للنفوس؛ أفلا تستحق أن تضحي من أجلها. أما إذا ذقت لذتها فستعرف أنت الجواب.

ثانيًا: السماع من أيسر العبادات فتستطيع أن تسمع في البيت، وفي العمل، وفي السيارة، وعلى كل الأحوال. ما دمت حاضر القلب كيفما تكون قائمًا أو جالسًا أو مضجعًا.

وتميل النفوس إلى سماع القراءة بالترنم أكثر من ميلها لمن لا يترنم؛ لأن للتطريب تأثيرا في رقة القلب وإجراء الدمع‏. ‏ويقول الإمام النووي رحمه الله‏:‏ البكاء عند قراءة القرآن صفة العارفين وشعار الصالحين.

ونختتم بما قاله الغزالي في ذلك‏:‏ يستحب البكاء مع القراءة وعندها، وطريق تحصيله أن يحضر قلبه الحزن والخوف بتأمل ما فيه من التهديد والوعيد الشديد

 

 

             Kur’an-ı Kerim Dinlemek Sessiz Bir İbadettir

           Kalbin çiçekleri solduğunda kalbini yeniden canlanma iştiyakı içinde bulacaksın.

 İnsanların boş işlerinden bıktığında, sıkıntılar ve hüzünler üzerine yığıldığında sevinçli anların geri gelmesini istersin. Mutluluğa giden yol ise Allah’ın Kelamı ile başlar.

           Resullulah’ın Allahın güzel isimleri ve yüce sıfatlarıyla yardım istediği hadisine göz atalım:” Allah’ım senin kendini isimlendirdiğin ya da kitabında indirdiğin ya da kullarından birine öğrettiğin ya da kendi katında saklı tuttuğun senin olan her isimle Yüce Kuran’ı kalbimizin ilkbaharı, gözlerimizin nuru, sıkıntılarımızın ve hüzünlerimizin cilası kılmanı istiyorum.”

         Nebinin duasında Kur’an’ı Kerim’in gözlerin nuru, ruhların ilkbaharı, gam ve sıkıntıların gidericisi, kalplerin şifası, müminlere rahmet, yolunu şaşıranlar için hak ve batılın ayırıcısı, hidayete erenlerin yol göstericisi ve insanların uyarıcısı olmasını istediğini farkına varman kaçınılmazdır.

        Kur’an’la, onu okuyarak, dinleyerek ve düşünerek ibadet etmede bir nur ve güzellik vardır. Kur’an’ı dinlemek, çoğu insanın ondan gafil olduğu sessiz bir ibadet sayılır.Allahu Teala bu konuda şöyle buyurur:Kur’an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.(Araf  204).

 

        Kur’an’ı dinlemenin  kalpler için sihirli bir etkisi ve karşı konulmaz bir lezzeti vardır.Kafirler kendileri gibi inkarcıları,Kur’an’ın doğruluğunu ve kalpler üzerindeki tesirini bildiklerinden onu dinlemeye karşı uyarmışlardır.Kur’an’da  onların bu hali şöyle anlatılır:”İnkar edenler: Bu Kur’an’ı dinlemeyin,okunurken gürültü yapın. Umulur ki bastırırsınız. Dediler”(Fussilet 26)

         Arapların reisine Resulullah şöyle der:Ebu Velid işini bitirdin mi?”Evet” der.” O zaman benden dinle”, der .Sonra ona Fussilet Suresini şu ayete kadar okur:”Eğer onlar yüz çevirirlerse deki: İşte sizi Ad ve Semud’un başına gelen kasırgaya benzer bir kasırgaya karşı uyarıyorum.(Fussilet 13)

          Bunun üzerine elini Nebi’nin ağzına koyar ve ondan Allah aşkına susmasını ister. Kavmine,onların yanından ayrıldığından çok farklı bir çehreyle döner.Kendine sorulduğunda:”Ondan ne cinlere ne de insanlara ait bir söz işittim.Vallahi o sözün güzelliği ve ihtişamı var.Onun üzeri meyveli, kökü bol suludur.O yücedir ve onun üzerine hiçbir şey yüceltilemez.”der.

          Peki mü’minlerin durumu nedir?Onlar ki,kullarının en takvalısı,onun hükümlerine boyun eğen ve ona yaklaşamaya en hırslı olanlarıdır.

           Kur’an’ı dinlemenin ancak ondan tatlananların anlayacağı bir lezzeti vardır.Çünkü susmak ve bedenin azalarının hareketsiz kalması kalbin harekete geçmesini sağlar.Resulullah bile kendisine indirilmiş olmasına rağmen, Kur’an’ı dinleme lezzetinden mahrum kalmaya dayanamamıştır.

           Abdullah İbn Mes’ud’dan naklen: Resulullah bana şöyle dedi:”Bana Kur’an oku.”Ya Resulallah sana indirildiği halde, ben sana Kur’an mı okuyayım!”dedim. Dedi ki:”Onu başkasından dinlemeyi istiyorum”.Bunun üzerine ona Nisa Suresini okudum.”Her bir ümmetten bir şahit  getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak gösterdiğimiz zaman halleri nice olacak!” ayetine geldiğimde “Şimdilik bu kadar yeter “dedi.Ona baktığımda gözlerinden yaşlar boşanıyordu.

            İbni Battal bu hadisi şöyle yorumlar: Resul Kur’an’ı düşünmek ve anlamak için başkasından dinlemek istemiş olabilir.Dinleyen için düşünmek daha kolaydır.Dinleyenin bizzat kendisi okumayla uğraşan kişiden daha aktif düşünebilir.

             Kur’an’ı düşünerek ve taatle dinlemek mü’minlerin vasıflarındandır.Onu düşünmesi kendisiyle yaratıcısı arasındaki imanî ilişkisinin bir cüz’ünü oluşturur.Allah şöyle buyurur: Peygamber, Rabbi'nden kendisine ne indirildiyse ona iman etti. Müminlerin de hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. "Biz Allah'ın peygamberleri arasında ayırım yapmayız, duyduk ve itaat ettik. Ey Rabbimiz, bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır." dediler.(Bakara 285)

 

                      Düşünmeyen Ölü Gibidir

          Düşünmemek, kör olmuş kalbin sıfatlarındandır. Allah, Kur’an’ı dinlemeyi kabul etmeyen kafirleri şöyle yerer: Andolsun biz cinlerden ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yaratmıştık. Onların kalpleri vardır, onlarla konuşamazlar; gözleri vardır onlarla göremezler. İşte onlar hayvanlar gibidir, hatta daha şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır(Araf 179)

 

            Ayrıca onların vasıflarını şu sözleriyle ifade eder:”(Resulüm)Elbette sen ölülere duyuramazsın, arkalarını dönüp giderlerken sağırlara o daveti işittiremezsin. Körleri de sapıklıklarından vazgeçtirip doğru yola iletemezsin. Ancak teslimiyet göstererek ayetlerimize iman edenlere duyurabilirsin.”(Rum 52-53)

              Allahu Teala,onların idraklerin ölümünün Allah’ın kelamını düşünmediklerinden  dolayı gerçekleştiğini  vurgular:Ne kör ile gören eşit olur.Ne de karanlıklar ile aydınlık.Ve ne de gölge ile sıcaklık.Ölülerle diriler de eşit olmaz Gerçi Allah her dilediğine işittirirse de sen, kabirlerdekine işittirecek değilsin.(Fatır 19-22)  Onlara benziyor muyuz?

 

           Kur’an’ı nasıl dinliyoruz?

 

           Kur’an’ı, onu dinlerken içimizde bir duygu yoğunluğu oluşturan kimselerden dinliyoruz.Tâvus( r.a.)’dan rivayetle, Resululah’a soruldu:”Kur’an’ı en güzel sesle ve en güzel şekilde okuyan kimdir?”Dinlediğin kişiyi bir huşu içinde okuyarak görürsen işte  o kimsedir.”buyurdu.

         Fakat isteyen, şunu sorabilir: Kuranı sıkıntılı bir haldeyken nasıl dinleyebilirim?O kişiye deriz ki;

         İlk olarak, bu ibadet  bedenin ve aklın huzurunu sağlıyor ve ruhları doyuruyorsa, uğrunda fedakarlık yapmayı hak etmez mi! Lezzetini tattığında  ise cevabı kendin bulacaksın.

 

         İkinci olarak, dinlemek ibadetlerin en kolayıdır.Evde ,işte,arabada  herhalde  Kur’an dinleyebiliriz.Kalbin hazır olduğu müddetçe, ayakta, otururken ve yatarken de dinlersin.

 

         Ruh da,makamlı okunan Kur’an’ı dinlemeye daha meyillidir . Çünkü ahenk, kalbin yumuşaması ve göz yaşının akmasında etkilidir.İmam Nevevi şöyle der:Kuran okunduğunda ağlamak ariflerin vasfı ,salihlerin şiarıdır.

 

         Ve konuyu  Gazali’nin şu sözleriyle  noktalıyoruz: Kur’an’ı okurken ve Kur’an okunurken ağlamak müstehaptır.Kişi, Kur’an’daki tehdit ve şiddetli azabı düşünerek kalbe hüzün ve korkunun çökmesiyle bir duygu yoğunluğu yaşar ve bu ruh haline sahip olabilir.

Yorum (3)Add Comment
...
Gonderen: HikmeT, 2008-02-29 13:33:21

ALLAH razı olsun.. İlahiyatçı Geçnlikten Ümitvârız..
Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0
Varlığı Meydana Getiren Söz
Gonderen: Unutulduk !, 2008-02-23 02:20:57
Varlık ondan meydana gelmiştir o varlıktan meydana gelmiş değildir.
Varlığı meydana getiren sözü duymayınca yok anlamayınca anlamsız demekle meşhur biz dil bilmezler ve sağırlar topluğuna; kulak kesilme ile dinleme, akli takip ile dilinden anlama ve kalbi şevk ile duymaya dair tüm gayretlerinizden ötürü Allah ömrünüzü bereketli kılsın...

Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0
Allah Razı Olsun Hocam Yüreğinize Sağlık....
Gonderen: aklıyokfikriyok, 2008-02-22 21:39:28
Ne kadar doğru hocam, ah bir kavrayabilsek bir yakalayabilsek o manevi zevki,hayatımıza bir yansıtabilsek,bir bütünleşebilsek o ilahi sesle,sadece onu duyabilsek sadece onu söyleyebilsek sadece onu yaşayabilsek ah hocam ah..
Olur mu bugün kavgalar, kargaşalar,haksızlıklar,ümitsizlikler,merhametsizlikler,ezilir mi garipler o sesi bir dinleyebilsek yüreğimizle..Bir hissedebilsek yüreğimizde..
Ne oldu bize nasıl geldik bu hale diye hayıflanma, isyan etme zamanı değil, yok artık buna vaktimiz çözüm duyabilmekte..Zaman tükenmekte, duymalıyız duymalıyız duymalıyız duyurmalı yaşamalıyız..
Hocam Allah Razı Olsun Yüreğinize Sağlık,Allah yar ve yardımcınız olsun..
Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0

Yorum Yaz
Alani Kucult | Alani Buyut

busy
Son Güncelleme ( Perşembe, 03 Nisan 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
 

Son Yorumlar

E-ilahiyat Ankara'da...
s.a ilahiyetcı olmak çok güzel bir duygu gibi ...
İlahiyat Öğrencileri...
Degerlı kardesım zahmetın ve samımıyetın ıc...
Üveys El-Karanî
Çok iyi ve unutulmuş olan bir konuya değinmişs...
O na Vasıl Olabilmek...
Darwin'in 200. doğum yıldönümü olan 12 Şubat...
O na Vasıl Olabilmek...
tarih bir deverandan ibarettir.islam coğrafyasın...
O na Vasıl Olabilmek...
Galileo ve sonrasındaki bilimsel gelişmeler Kura...
Tesettürü Bekleyen T...
içinde bulunduğumuz şu dönemin en ciddi sorunl...
O na Vasıl Olabilmek...
>metodoloji sorunu; her bilim dalının kendine ha...
O na Vasıl Olabilmek...
Sayın falay; >bilimsel tavır ile istihza asla bi...
O na Vasıl Olabilmek...
'Din değil kilise dogması' dediğiniz ve Galile...

Forumdakiler

6 Ziyaretçi, 0 Üye
 
 

BİZ KİMİZ?

Bize Katılın

BİZE KATILIN

Bize Katılın

VİDEOLAR

videolar

Üyelerimiz

7705 Kayıtlı üye
0 Bugün
6 Bu hafta
809 Bu ay
Son üye: karanfil89