• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Ei Panel
ANASAYFA arrow ARŞİV arrow Tüm Kategori arrow Röportajlar arrow Öğ.Gör.Dr. Muhammed Abay ile Söyleyişi
Öğ.Gör.Dr. Muhammed Abay ile Söyleyişi PDF Yazdır E-Posta
Yazan Merve AKKOÇ - Elif KARACA   
Cumartesi, 02 Şubat 2008
dinteknik.jpgB:Muhammed abay kimdir?Buralara kadar nasıl gelmiştir?

M: Babasının oğlu dedesinin torunu :)...Muhammed Abay’ın hayatı 1967 yılının bir yaz günü, Temmuz ayında Sakarya ilinin Hendek ilçesinin Soğuksu köyünde başlamış. Tabi bizim doğumumuza Dünya dayanamamış 20 gün sonra bir sarsıntı geçirmiş, meşhur Sakarya depremi.. Neyse.. Çocukluğum köyde geçti, izahlı istiyor musunuz? (bizden evet sesleri)...

Efendim işte çocukluk yıllarımız köyde geçmiş, köyde ne yapar bi çocuk sabahtan akşama kadar oynar. Ben ne yapmışım çocukluğumda? Efendim, benden iki buçuk, üç yaş küçük bi yeğenimle beraber çobanlık yaptım. Hep yaşıtlarım çobanlık yaptığı için birlikte çelik çomak, tıkız oynardık. Çobanlık yaparken ilginç bi olay olmuştu; Yeğenimin bi tane çoraplı koyunu vardı, ayakları kahverengi olduğu için çoraplı koyun derdik ona, o koyun bir başka sürüye karıştı.
 
Bende koyunu  diğerlerinden ayırmaya çalışıyorum, o sürüde de çok vuran bi koç vardı, ben onu fark etmedim, bana arkadan bi tane vurdu, ben yerde bi iki takla attım, sonra yağladım tabanları, arkama bile bakmıyorum, yaklaşık bir km sonra soluğu almışımdır. JÇobanlığın da böyle tehlikeleri var işte… Okula başlayıncaya kadar çobanlıkla meşgul oldum.
 
Babamın anlattığına göre okula başlamadan önce babamla birlikte ben üç-dört yaşlarındayken İstanbul’a gitmek için trene binmişiz. Körfezden geçerken gemiler varmış. Babam bana sormuş ‘bunlar ne?’ diye. Ben tabi daha gemi görmemişim hiç, bizim köyde sadece kayıklar vardı, ‘aa! Ne büyük kayık bunlar!’ demişim. Babamda ‘bunlar kayık değil gemidir’ demiş. Sonra köye geri dönerken babam bana gemiyi göstererek ‘aa! Ne büyük kayık!’ demiş. Ben de ‘o kayık değil, gemi’ demişim. Babam ‘senin okuyacağını o zaman anladım’ der hala. Okula başlayınca köydeki ilkokulda, Soğuksu İ.Ö.O. (Adapazarı’nın ilk ilkokulu)nda okudum.
 
Öğretmenim babamın dayısının da oğludur, akrabamızdır yani. Tabi akrabamız diye torpil geçmezdi, kendi kızı da bizim sınıftaydı ona bile geçmemiştir, adaletli biriydi. Biz ilkokula başlamadan önce okumayı söktüğümüz için, sınıfta üç-beş kişiydik, öğretmenimiz bize ‘siz bunları biliyorsunuz, siz dışarıda oynayın’ derdi. Biz de çıkar meşhur oyunumuz önden koşmaca oynardık. Sonra sakızların içinden çıkan Tipi tip resimleriyle falan oynardık. Tabi başka nasıl oynanacak? O zamanlar şimdiki gibi oyuncaklar yoktu. O zamanlar oynayacağımız oyuncakları bile kendimiz yapardık.
 
Çember çevirmece oynardık, tabi şimdiki gibi belde çevirmezdik, öyle bişey ne gördüm ne duydum, elimizde çevirirdik. Telden araba yapardık. Tabi bunlar televizyon gelmeden önceydi, TV’nin üzerimizde etkisi çok olmuştur, özellikle Amerikan filmlerindeki kovboylar bizi çok etkilerdi. Kovboyculuğu o zamanlar çok oynardık, işte kovboylar gibi giyinirdik, tahtadan silah yapardık falan. Bide lastik top vardı iki kere oynarsın, üçüncüde patlar. Patladıktan sonra hiçbir işe yaramaz, patlamadan öncede hiçbir şeye yaramaz ya. (J) Tekmeyi vurursun gitmez öteye, çünkü içi boştur, neyse. Römorklu kamyon yapardık. Hep kendi imalatımızdı, hatta bazı oyuncakları şimdi çocuklarıma yapmışımdır. Basit ama ilgi çekiyor. Çocukluk yıllarım zevkli geçmiştir. Gençlik yıllarımın pek zevkli geçtiğini söyleyemem. Adapazarı’nda imam hatibe başladım. Okulun ilk günü gittik, binaya girdik. Adapazarı imam hatip lisesinin çok uzun koridoru vardır, git git bitmiyor, neyse sonra bitti, mahşer gibi bi meydana çıktık, bir sürü öğrenci. Hepsi sıraya girmiş, babam oradaki hocalardan birine adımı söyledi, hoca ‘1C, şuraya’ dedi ama gösterdiği yeri de anlamadım geçtim öyle. İşte 1. sınıfta teyzemlerde sonraki yıllar yurtta kaldım. Zaten evden okula, okuldan eve hep böyle geçti, yazında bağ bahçe derken lise yıllarım geçmiştir. Renkli ve ilginç değildir yani.  Zaten aileden uzakta kalmışım, başlarda teyzemlerdeyim ama sonraki yıllar yurtta kaldım. Gerçi bunun faydası da yok değil. Düzen sağlıyor hayatında. Mesela ben askerliğimi otuz üç yaşında yaptım, yatılı hayatına alışık olduğum için ortam beni yormadı. Bunun dışında lise-2’de hentbol takımındaydım. İşte böyle geçti bu yıllarda. ÖSS, ÖYS falan derken sınavlara girdik.
 
Aslında ben bilgisayara çok meraklıydım bu yüzden bilgisayar mühendisliğini istiyordum. Ama imam hatip lisesi olduğum ve gördüğüm dersler yeterli olmadığı için sınavda sayısaldan mühendislik kazanmam çok zordu. Babamda tıp okumamı isterdi. Bende hiç sevmem tabiatıma da uygun değil. Geçenlerde çocuğumdan kan alacaklar, hemşire iğneyi sokuyor, damarı bulacak, çevirip duruyor, az daha bayılıyordum.Ama babamın zoruyla yazdık o zaman. Başlar tıp sonrakiler elektronik, ilahiyatta 16. sırada, tercihi yaptık. Sınava girdik, sonuçlar açıklanacak, babam benden heyecanlı, sabahın köründe gitmiş, bende öğlene doğru gittim gazete alacağımda bakacağım. Babamla karşılaştık, babam kazanmışsın hayırlı olsun dedi, daha sonra geldik işte monoton bi hayat:)...1989 yıllarında da mezun oldum.

 

B:Neden tefsir hocam?
M:Belli bi sebebi yok. Ben zaten tefsir ve hadisle ilgilenmeyi seviyordum, hani şundan dolayı diyebileceğim özel bi sebebi yok. Son yıllarda da tefsirle meşgul oluyordum. Bu yüzden yüksek lisansta tefsir seçtim.Bursa’da yüksek lisans sınavına girdim, birincilikle kazanıp orada yüksek lisansı tamamladım. Daha sonra 1993’te tefsirden doktora yaptım. 1995 senesinde ailemle birlikte Ürdün’e MEB verdiğinin burs doğrultusunda dil eğitimi için gittim orada aslında bir yıl kalacaktım ama üç ay kaldım. Düzey belirleme sınavına girdim, en yüksek kuru kazandım ama o kurdakilerin bile Arapçası benden kötü, orada ne Arapçası öğrenecekmişim bende, bir kere girdim derse bi daha girmedim J Sonra geldim, Bursa’da araştırma görevlisi sınavına girdim, kazandım, araştırma görevlisi olarak Bursa’da iki buçuk üç sene kadar kaldım. Sonra zaten buradan bilgisayar dersi vermem için çağırdılar, gelir misin dediler bende geldim.
 
B:Peki hocam tefsir ile ilgilenirken neden bilgisayara yöneldiniz?
M:Zaten gençliğimden beri bilgisayara bi merakım vardı. Tabi o zamanlar bilgisayar yoktu direk ama elektronik gereçler benim çok dikkatimi çekerdi. Adapazarı’nda bazı kırtasiyelerin vitrinlerine koyarlardı bilgisayarları, tabii şimdi ki gibi değil. O zamanlar hesap makinesinden biraz daha gelişmiş vaziyette. Daktiloyu andıran bişey, TV’ye bağlayarak kullanıyorsun. Sadece vitrinlerde görüyorsun, o kadar meraklıydım ki, dersten çıkınca o bilgisayarları seyretmek için vitrinlere koşardım. Dergilerde verilen bilgisayar resimlerini keserdim, o sıralar bi dergi vardı, radyo nasıl yapılır, lehim nasıl olur gibi elektronik konuları anlatırdı. Bende bişey hafif bozulsun, tamir edeceğim diyerek alır, iyice bozardım.
 
Meraklıydım o zamanlardan elektroniğe. İlk bilgisayarla karşılaşmam ÖSS puanımı hesaplatırken olmuştu, ikinci karşılaşmam ise arkadaşlarla bi büyüğümüzden bilgisayar dersi aldığımız zaman oldu, tabi 20 kişiye bi bilgisayar, o iş yarıda kaldı. Gerçek manada bilgisayarla tanışmam 1992 senesinde oldu, öyle işte merakım vardı bilgisayara. Zaten doktora dönemimde de Hasan Hoca’yla Mısır’a gittik, orada bilgisayar işiyle meşgul olduk. İçli dışlıydım bilgisayarla. Teklif gelince kabul ettim, hem seviyorum bilgisayarı hem de ailem adapte olamamıştı Bursa’ya. Aslında bu durum benim için bi dezavantajdı, çünkü buraya bilgisayar derslerine girmek için geliyorum, Bursa İlahiyat’ta önüm açıktı, şimdiye profesör bile olmuş olabilirdim. Ama kısmetmiş geldik.
 
B:Hocam din hizmetinde bulunanlara teknolojiden nasıl faydalanabilirler, neler öneriyorsunuz?
M:Din hizmetinde bulunanlar teknolojiden ne kadar uzak dururlarsa Allah’a o kadar yakın olurlar. İlk tavsiyemiz bu. Tecrübelerim sonunda ‘ teknolojiye uzak olan Allah’a yakın olur, yakın olan uzak olur’ felsefesini benimsedim. Şimdi din görevlileri şunları şunları yapsın diye özellikle belirteceğim bir şey yok, o birazda kişinin yaratıcılığına kalmış. Mesela bir vaiz bir şeyler anlatırken bilgisayar ve projeksiyon aletinden yararlanabilir. Ya da bir hoca Kur’an öğretirken aynı şekilde harfleri yansıtarak öğretebilir. Tabi bunları yapmak için ilk önce bilgisayarı öğrenmek lazım.
 
Yapılacak olan için uygun programı bulmak gerekir, yoksa yaptığımızın bi faydası olmaz. ‘Vusulsüzlüğümüz, usulsüzlüğümüzdendir’ dememek için ilk önce bilgisayarı öğrenelim. Öğrendikten sonra yavaş yavaş zaten projeler ortaya konmaya başlıyor. Mesela ben Kur’an-ı Kerim ve araştırmacıların işine yarayacak bilgi alt yapısı çalışmaları hazırlıyorum; her araştırmacı bir yerden başlamak zorunda, işte yapacağım çalışma onların yapacağı çalışmaların başlangıç noktası olacak. Din hizmetlerinde böyle kullanmaya çalışıyoruz ve alanımız için oluşturulan programlardan faydalanmaktayız. Yine söylüyorum, bilgisayarla mümkün olduğunca az muhattap olalım; hem insanın zihnini yorup unutkanlık, hem de insanı aceleci yapıyor. Ayarı tutturmak lazım.
 
B: Hocam inşallah tavsiyelerine uymaya çalışacağız, bize vakit ayırıp, sorularımızı cevaplandırdığınız için çok teşekkürler, Allah(cc) sizden razı olsun
 
M:Ben teşekkür ederim, cümlemizden..  .............

Merve AKKOÇ-Elif KARACA

Marmara Üniversitesi

İlâhiyat Fakültesi 

 
Yorum (8)Add Comment
Başarılarınızın devamını dilerim.
Gonderen: Mustafa SELVİ, 2008-11-30 22:13:31
Muhammed ABAY hocam, 1989 mezunu bir arkadaşınız olarak sizin başarılarınızla mutluluk duyuyorum. İleriki günlerde daha büyük yerlerde başarılı bir şekilde hayırlı vazifeler ve muvaffakiyetler diliyorum.
Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0
!
Gonderen: isimsiz, 2008-02-15 15:52:15
üzerine vazife olmayan insanların hocamızın ilmi yönünü kötülercesine eleştirmeleri çok yanlış.bazı yorumları okuyunca çok üzüldüm ve sinirlendim...
bence çok keyif verici ve akıcı bir röportaj olmuş, zaten yapılan röportajın amacı da hocamızın bilinmeyen yönlerini öğrenmekti.yöneltilen sorular arasında eserleriyle ilgili bir soru yok, doğal olarak da eserlerinden bahsetmemiş.
emeği geçenlerin gönüllerine sağlık...
Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0
devamını bekleriz
Gonderen: m_urat, 2008-02-12 09:26:09
röportaj kim ne derse desin keyif vericiydi, okuduğum zaman bende bi tebessüm oluşturdu. En azından bana sıcak bir muhabbet havası edası verdi. Yorum yapan arkadaşlara saygım var ama hocamızı tanımadan fazla eleştirmişler, ki röportajdan da öyle ağır yorumlar çıkmıyor. Özellikle gezgin arkadaşımızın yorumunu fazla sert buldum ve gereksiz. Röportajı yapan arkadaşları da eleştirmiş, buna da katılmıyorum, röportaj akıcıydı. Haklı olduğu taraf nedir, eserleri neden yok?, bu konuda gezgin'e katılıyorum. Bide hocamızın söylediği 'teknolojiye yakın olan Allah'a uzak olur' ifadesini eleştirilmiş ama merve hocamız bu konuda akıllarda oluşan ifadeye açıklık getirmiş, bu konuda sürekli olarak aynı şeylerin söylenmesi de gereksiz ayrıca merve hocama katılıyorum röportajdan da direk olarak bu çıkmıyor, sonraki cümlelere bakıldığı zaman. Yoksa kartel medyası gibi bi cümleyi alıp diğer cümleleri umursamazsak nasıl anlam bütünlüğü ortaya çıkar, di mi? Röportajı yapan arkadaşlara teşekkür ediyorum, bende bi tebessüm oluşturdukları için. Devamını dileriz merve ve elif hocam..
Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0
yorum
Gonderen: gezgin, 2008-02-11 21:02:43
öncelikle bu röportajı bıze hazırlayan arkadaslarımızdan rabbım zıyadesıyle razı olsun e.meklerı inş karşılıgını bulur.ama röportajlarda bazı yerler dıkkatımı cektı örnegın röportajda hocamızın eserlerınden soz edılmemıs ve bu eserler belırtılmemısröportajda gereksız ve fazladan orneklemeler verılmıs ornegın oyunlar nerde ise bi sayfa yazılmıs bence bunlar okuyucuyu sıkar ve herhangı bı bılgı akımı saglamaz.hocamızın ilahiyat hocası olmayı pek icine sindirememiş gb geldi bana istemedigi bi işe yapıyormus gb geldı ve bu nedenle basarılı olacagını pek zannetmıyoruminsan once yaptıgı işi sevecek ve ayrıca arkadaslarımda daha akıcı bı röportaj yapabilirlerdı ama bunu ilk olması hasebıyle normal karsılıyorum.yinede hocamdan ve arkadaslarımdan rabbım razı olsun.teknolojiden uzak durulması konusuna ise kesınlıkle katılmıyorum ve bu yazıyı bi sol dusunceye sahıp bi arkadasımız okusa cok farklı düsüncelere girer bıraz daha dikkat edilmesini rica edıyorum.
Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0
keyif bi röportajın ardından iki çift söz...
Gonderen: merve akkoç, 2008-02-11 19:37:36
Hocamızla yaptığımız röportaj gerçekten keyif vericiydi, Rabbim ondan razı olsun... O espirilerinden, ikramlarından ve hepsinden önemlisi o samimiyetinden ve sıcaklığından ötürü kendisine çoo..k teşekkür ediyoruz. Eğer bir kusurumuz varsa hocam; affola.. Arkadaşlar yazıda eğer bi bozukluk bi anlamsızlık, cümlelerde bi düşüklük varsa bu hocamızdan değil bizden kaynaklanmaktadır, hakkınızı helal edin...
Ben Hümeyranın yorumunu okuduğum zaman bi yanlış anlaşılma olduğunu farkettim. Bu da bizden kaynaklandı herhalde, gerçi yazıdan da böyle bir yorum çıkımıyor ama... Hocamız teknoloji gereksiz demedi, farkındaysanız sonraki cümlelerde gerekli yerlerde kullanımın faydalı olabileceğini ama bunun için ilk önce bilgisayar kullanımını bilmek gerektiğinden bahsetti. Yazıda da bu görülüyor zaten. Bahsettiği konu, söylediği cümle bilgisayarla olması gerekenden fazla haşır neşir olanlar içindir. Bunu ifade etme gereği duydum, hakkınızı helal edin...
Hocamızla hasbihal ederken çok keyif aldık, o sıkışık dönemde bize vakit ayırdığı için kendisine teşekkür ederiz, kusurlarımız varsa tekrar tekrar özür diler, bol muhabbetli günler dileriz... :))
Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0
tesekkurler
Gonderen: cemili, 2008-02-07 00:17:36
Muhammet hocamiz hakikaten tefsirci olmasina ragmen asil meslegiyle ugrasamayan ve bundan da rahatsız olduğu ilahiyat çevresinde bilinen bir hocamız. kendisinin fakültemiz tekniğine pek çok katkısı olmuştur. belki tefsirci olsa idi bu kadar hizmet edemeyecekti, işin bu tarafı da var. kendisine ve röportajı yapan arkadaşa teşekkür ettikten sonra bu vesileyle şunu belirtmek istiyorum:

Bir fakültede bilgisayardan anlayan en azından bir memurun bulunması, fakültenin internet sitesiyle, not otomasyon sistemiyle, vesairesiyle ilgilenecek bilgsiayarcılarının bulunmamsının vebali kimin üzerindedir? Ayrıca tefsir hocasını bilgisayarlar arasına hapsetmek ve asıl görevini yapmasına engel olmaya devam etmek de oldukça anlamsızdır hala.

İlgililere saygıyla duyrulur..
Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0
teknolojiye uzak olan Allah'a yakin olur!
Gonderen: Hümeyra, 2008-02-06 23:35:47
bu bir şaka mi yoksa şaka süsü verilmiş hakikat mı? eğer böyle ise zaten teknejojiyle arası pek iyi olmayan ilahiyatçılar için bi bahaneyi bu işin ehli ortaya çıkarmış oluyor.. hocamız kendisi gibi bilgisayar seyretmek için vitrinlere koşan ilahiyatçılardan çok var yanılgısında bence.. malesef katılamıyorum.. hayra dönük olarak kullanılacak o kadar imkanı var ki tekniğin..
Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0
..
Gonderen: ademöztürk, 2008-02-06 10:18:34
muhammed hoca renkli kişiliğini röportaja da yansıtmış.emeğinize sağlık arkadaşlar
Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0

Yorum Yaz
Alani Kucult | Alani Buyut

busy
Son Güncelleme ( Çarşamba, 06 Şubat 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
 

Son Yorumlar

Sınav Soruları
BAN SGÜL İLAHİYAT AÇIK ÖGRETİM OKUYORUM VAR ...
E-İlahiyat Hitit İla...
Güzel Bİr Haber... İstanbul İlahiyat'ın Marm...
İHAM Konferansları: ...
İham Seminlerini http://eilahiyat.com/forum/inde...
Hicri Yılbaşınız Müb...
İmdi, bu takvimlerin Miladi takvime göre çok ku...
Hicri Yılbaşınız Müb...
Bir milletin takvimi onun tarihi demektir. Takvim ...
İsyancı Arap Ordusun...
Kitap Tanıtımları Son Zamanlarda Eilahiyat'ın ...
İnkılaptan İnkıraza
Dilimize, benliğimize ve de şuurumuza dil üze...
NOEL, HUZUR VE ÖZGÜR...
ve yine takvimleri yenileme vakti gelir... yine k...
İlahiyat Fakültesi K...
Eilahiyat basının takibinde olması gereken bir ...
Sınav Soruları
bende cd si var yardımcı olurum..sadece ikinci s...

Forumdakiler

14 Ziyaretçi, 18 Üye
Rıhle, haticee, Tezzede, celenk, bada77, andalusia, alliga, mercann, esra, .seyyah, muhammedorhan, nevazen, degisim, melik_a, NaLaN, huz, hnç, cemre_demir
 
 

BİZ KİMİZ?

Bize Katılın

BİZE KATILIN

Bize Katılın

VİDEOLAR

videolar

Üyelerimiz

7730 Kayıtlı üye
0 Bugün
1 Bu hafta
689 Bu ay
Son üye: Hivnikovic