• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Ei Panel
ANASAYFA arrow ARŞİV arrow Tüm Kategori arrow Basından arrow Camilerin tek sahibi Diyanet oluyor !
Camilerin tek sahibi Diyanet oluyor ! PDF Yazdır E-Posta
Yazan Ramazan METİN   
Perşembe, 06 Aralık 2007

 

ImageDiyanet İşleri Başkanlığı'nın 30 yıllık yasal boşluğuna son veriliyor. Hazırlanan yasa taslağı teşkilatı yeniden yapılandırıyor, camilerin tamamı Diyanet'e bağlanıyor.

 

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı hazırlanarak ilgili kurum ve kuruluşların bilgisine sunuldu. Taslakla, 30 yıllık ‘belirsizlik’ ve ‘yasal boşluğa’ son veriliyor. Diyanet ışleri Başkanlığı’nın mevcut yapısının ve işleyişinin yasal dayanağına kavuşturuluyor. Taslakta yer alan önemli düzenlemeler şöyle sıralanıyor:

CAMİLER: İnşa edildikleri taşınmazların mülkiyetine bakılmaksızın tüm cami ve mescitler Diyanet'in izniyle ibadete açılacak. Camilere ait minare, avlu, bahçe ile müştemilatında bulunan Kuran kursu, yurt, pansiyon, lojman ve toplantı salonu gibi yerlerin her türlü kullanım, denetim ve yönetimi Diyanet’e ait olacak.

ÖNCE DEVİR: Yapılması planlanan camiye inşaat ruhsatı verilebilmesi için mülkiyetinin Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, belediye, köy tüzel kişiliği gibi kamu kuruluşlarına veya Diyanet vakıflarından birine devir şartı aranacak.

KİRA GELİRİ: Camilerin altında ve çevresinde mülkiyeti dernek ve vakıflara ait olan ticari alanlar, ibadetin huzuruna zarar vermemek şartıyla maliki tarafından kiraya verilebilecek. Elde edilecek gelirler cami ve müştemilatına harcanacak.

YARDIM TOPLAMA: Camilerde yapılacak yardım faaliyetleri, Diyanet'in veya ilgili müftülüğün iznine bağlı olacak.

BAŞKAN ATAMASI: Diyanet İşleri Başkanı, Aday Tespit Kurulunca seçilecek 3 aday arasından atanacak. Görev süresi 5 yıl olacak. Din İşleri Yüksek Kurulu'na, 6 üye ilahiyat fakülteleri öğretim üyelerinden atanacak. Üyelerin görev süresi 4 yıl olacak.

Din İşleri Yüksek Kurulu uzmanlığı kadroları, "Din İşleri Uzmanlığı" ve "Din İşleri Uzman Yardımcılığı" olarak kariyer görevlerine dönüştürülecek. Vaizler, "Vaiz", "Uzman vaiz" ve "Baş vaiz" olarak kariyer basamaklarına ayrılacak. Camiler özelliklerine göre tasnif edilecek. Buralara atanacak imamlar da, "İmam", "Uzman imam" ve "Baş imam" olarak değerlendirilecek.

Mushafları İnceleme Kurulunca mühürlenmemiş veya onaylanmamış olan Kuran metinlerinin yayımlanması, ticari amaçla toplu olarak yurda sokulması, satışa arzı, ücretli veya ücretsiz dağıtılması yasaklanacak. İzinsiz dağıtım yapanlara 2 aydan 2 yıla kadar hapis verilebilecek.

SİYASET YASAĞI: Diyanet personeli, hizmet içinde veya dışında, siyasi partilerce düzenlenen toplantı ve yürüyüşlere katılamayacak. Siyasi bir partinin ya da kişinin lehine veya aleyhine eylemde bulunamayacak. Siyasi faaliyette bulunanların görevlerine son verilecek.

KURSLAR: Kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcilerinin iznine bağlı olarak Kuran okumayı ve anlamını öğrenmek, din eğitimi almak ve hafızlık yapmak isteyenler için kurs düzenlemek ve Yaz Kuran kursları yasal statüye kavuşturuluyor.

Başkanlık merkez teşkilatında çalışan personelin, Başbakanlık personelinin yararlandığı fazla çalışma ücreti, tazminat ve benzeri tüm mali ve sosyal haklardan yararlandırılması sağlanacak. Ayrıca personelin durumlarının iyileştirilmesi için ek ödeme yapılacak.

Bugün
Yorum (1)Add Comment
Müteyakkız olalım!
Gonderen: büyük_dogu, 2007-12-06 16:55:23
Bu hükümler her ne kadar makul gibi görünse de içerisinde birçok sakıncalı maddeler bulunduruyor. Camilerin diyanete devri demek camiler üzerinde mülkiyet olarak sadece diyanetin söz sahibi olacağı demektir. Diyanetin devletin -ki o devlette başa gelenin borusu ötüyor hakkın değil- bir kurumu olduğu hakikatinden hareketle dine ve dindara yan gözle bakanların iktidara geliğini farzettiğimizde -keza 80 yıldır gelenlerin ekseriyeti böyle- sakıncalı durum ayan beyan ortaya çıkmaktadır. Şu anda halkın cebinden para vererek inşa ettikleri camilerin ekserisi (Türkiyedeki camilerin ekserisi halk tarafından inşa edilmiştir devlet tarafından değil) mülkiyet olarak vakıfların denetimi altındadır ancak bu camilerin mülkiyeti diyanete geçtiği vakit devletin başına bir zorbanın gelmesi durumunda bu camiler cemaat, ihtiyaç olmadığında dem vurulmak suretiyle rahatlıkla kapatılabilecek. Bu vakıa çok büyük yaralara yol açabilecek düzeydedr.
Taslağın diğer maddelerinin müsbet olması ileride keyfi uygulamalarla büyük bir faciaya yol açabilecek mezkur menfi maddeyi kurtarmamaktadır. Temennimiz bu yanlıştan vazgeçilerek daha makul ve akılcı bir çözüm bulunmasıdır. Fi Emanillah...
Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +1

Yorum Yaz
Alani Kucult | Alani Buyut

busy
Son Güncelleme ( Pazartesi, 14 Temmuz 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
 

Son Yorumlar

E-ilahiyat Ankara'da...
s.a ilahiyetcı olmak çok güzel bir duygu gibi ...
İlahiyat Öğrencileri...
Degerlı kardesım zahmetın ve samımıyetın ıc...
Üveys El-Karanî
Çok iyi ve unutulmuş olan bir konuya değinmişs...
O na Vasıl Olabilmek...
Darwin'in 200. doğum yıldönümü olan 12 Şubat...
O na Vasıl Olabilmek...
tarih bir deverandan ibarettir.islam coğrafyasın...
O na Vasıl Olabilmek...
Galileo ve sonrasındaki bilimsel gelişmeler Kura...
Tesettürü Bekleyen T...
içinde bulunduğumuz şu dönemin en ciddi sorunl...
O na Vasıl Olabilmek...
>metodoloji sorunu; her bilim dalının kendine ha...
O na Vasıl Olabilmek...
Sayın falay; >bilimsel tavır ile istihza asla bi...
O na Vasıl Olabilmek...
'Din değil kilise dogması' dediğiniz ve Galile...

Forumdakiler

3 Ziyaretçi, 0 Üye
 
 

BİZ KİMİZ?

Bize Katılın

BİZE KATILIN

Bize Katılın

VİDEOLAR

videolar

Üyelerimiz

7705 Kayıtlı üye
0 Bugün
6 Bu hafta
809 Bu ay
Son üye: karanfil89