• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Ei Panel
ANASAYFA arrow ARŞİV arrow Tüm Kategori arrow Basından arrow İLKAV Eğitim Programları Başladı
İLKAV Eğitim Programları Başladı PDF Yazdır E-Posta
Yazan Ramazan METİN   
Perşembe, 01 Kasım 2007

 

İman amel bütünlüğü içerisinde, sahih kaynaklardan istifade ederek, sıhhatli bilgiyle teçhiz olmak ve bu bilginin birliktelik ruhunu her zaman diri tutmak gayesiyle düzenlenen İLKAV Alternatif Eğitim Programlarının 2007/2008 dönemi başladı.

        “İlk Kur’an Neslinin İslam Algısı ve Günümüz Müslümanlarının Yaklaşımı” konulu ilk konferans 28 Ekim Pazar günü İLKAV konferans salonunda yapıldı. İlk neslin Kur’an algısını Kuran ayetleri ışığında ele alan Şeyho Duman Hoca şunları söyledi:

        “İlk Kur’an neslinin Allah resulünden aldığı emaneti bizlere doğru bir şekilde, o emanete ihanet etmeden, Allah ve resulüne tam teslimiyetle iletmiş olması o neslin altın silsile olmasının en önemli sebeplerindendir. Altın silsileyi oluşturan iki toplum vardır.  Bunlar Muhacir ve Ensar topluluğu Mekkeli Müslümanlar dinleri uğruna mal ve mülklerini terk ederek, Medine ye göç etmişler ve muhacir olmuşlardır. Medine Müslümanları da kendilerine sığınan bu muhacirleri bağırlarına basmışlar her türlü yardımı yapmışlar ve “Ensar” adını almışlardır. Allah resulü bu iki grubu İslam kardeşliği ile birbirine bağlamıştır. O nesil Kur’ anı hakkı ile anladıkları için ve Allah’ın emirlerine tam anlamıyla ve doğru bir şekilde bağlanıp hayatlarına hemen tatbik ettiklerinden dolayı, böyle bir övgüye mahzar olmuşlardır. Allah resulü Ümmetine seslenerek şöyle buyuruyor “Ey müminler size bir emanet bırakıyorum ki ona sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız işte o emanet Kur’an dır”.Konuşmasında cahiliye terimi ve cahiliye dönemi adetleri üzerinde duran Şeyho Duman şöyle dedi: “Putlara tapılıyor, ahlaki yönden toplum tabana vurmuş, kan davaları, ırkçılık, alabildiğine yayılmış, Hıristiyanlarda din bozulmuş ve  Allah’a oğul isnat eden bir şirk sistemine dönüşmüş, Yahudiler ise Allah’a insani sıfatlar yakıştırıyorlar.İşte Resul’un bi’setindeki toplumun tablosu. İlk Kur’an neslinin İslamiyet’e ve Kur’ an’a yaklaşımı; herhangi bir menfaat elde etmek için, araştırma yapmak veya kültür düzeylerini yükseltmek için, ya da şiir gibi okuyup zevk almak değildi. O nesil Kur ’anı okurken Allah’ın emrini öğrenmek, içinde bulundukları cahiliyenin izlerinden kurtulmak için öğreniyorlardı. Onlar tek kaynak olan vahiyden beslenmekte ve bu sayede cahiliyenin kirli izlerinden arınmaktaydılar. Biz o neslin Kur’ anı anladığı gibi niçin anlayamıyoruz. Tarihsel süreçte Müslümanların Kur’ an’dan yavaş yavaş uzaklaşıp başka kaynaklara sapmaları, insanların elleri ile yazdıklarını Allah’tan gelmişçesine sunmaları, felsefe, mantık, yunan mitolojisi ve başka din anlayışlarının İslam’a karışarak Müslümanların düşünce dünyasını ifsat etmesi, tarihte Müslümanların yaşadığı önemli sapmalardandır. Bunlardan bazıları -  nuru Muhammediye inancı- gibi ile ilk nesil’in kaynağından uzaklaştırmış, bazıları da şu efendi bunu söyledi, bu efendi bunu söyledi mantığı ile, Kur’ an’dan ve sünnet’ten uzaklaşmışlardır. Diğer bir husus ise günümüzde insanlar Mekkeli müşrikler gibi -Allah’ın varlığını inkar etmemekle beraber- ona nasıl aracı koyuyorlarsa günümüz insanları da heva ve heveslerine uyuyorlar, atalarının yaşantılarını yasa kabul edip aşırıya gidiyorlar, mezarlarında saygı duruşunda duruyorlar, insanları onlara şikayet ediyorlar ve Allah’ın hükmü yerine kendi zanlarına dayanan düşünce putu ile insanları yönetiyorlar. O ilk nesilden önceki cahiliyede vahiyle aydınlanmadığı için, karanlıklar içinde heva ve heveslerine uyarak yürüyorlar, içinde bulundukları toplum ne yapıyorsa onu doğru kabul ediyorlar, hayat tarzlarını akıl, heva ve toplum belirliyordu. Onların kız çocukları olduklarında üzüntü ile başlarını öne eğiyorlar ve yüzleri kap kara kesiliyordu. Sanki çok büyük bir suç işlemiş gibi toplumdan kaçıyor, insanlara görünmek istemiyorlardı. Hatta bir çoğu kızlarını sahraya götürüp diri diri toprağa gömmekteydi. İşte insanlar böyle bir zillete düçar olmuşlardır. Gerçekten Yunus suresi 36. ayet de, Hücürat suresi 12. ayet de ve Kur’ an’ın daha bir çok yerinde belirtildiği üzere, insanlar vahiyle aydınlanmadığı zaman küfrün, şirkin ve cahiliyenin koynunda boğulup gidiyorlar. Heva ve heveslerine uyup, ilmi bir kenara koyarak, zanna dayanıyorlar. Allah resulüne arkadaş olmayı tercih edenler, ona nasıl inandı, Allah’ı nasıl birledi ki, diri diri kız çocuklarını toprağa gömen kişiler, gün geliyor vahyin aydınlığı ile Kur’an ahlakı ile aydınlanarak birer adalet timsali oluyorlar. Günümüz Müslümanları ise Kur’ anı yanlış anlamalarından, bazı kavramları kendilerine göre  tevil etmelerinden, Kur’ an’dan bir sözü alıp, yüzlerce, binlerce kelimenin içeriğini anlamadan hüküm verdiklerinden dolayı birçok yanılgıya düşmüşlerdir. Konuşmasının sonunda günümüz Müslümanlarının vahyin prensiplerine teslimiyet konusundaki yaşadığı zaaflara değinen Şeyho Duman konuyu şu başlıklar altında inceledi:

1.İman konusundaki hassasiyet

2.Lafza tutunup, manayı kaybetmek

3.Tevekkülü yanlış anlamak4. Kur’ an-ı Kur’ an-ın dediği şekilde anlama zaafı5.Kur’ anı Kur’ anın dediği şekilde okuma zaafı6.Kur’ anı Kur’ anın dediği şekilde hayata aktarmak onunla yaşamak ve onun ahlakıyla ahlaklanma zaafı

Şeyho Duman konuşmasını “İlk Kur’an neslinin Kur’ anı doğru anladığı gibi doğru anlamak ve sımsıkı sarılmak”  temennisiyle bitirdikten sonra, dinleyicilerden gelen soruları cevaplandırdı.

Yorum (1)Add Comment
Şeyho hoca
Gonderen: yusuf tekin, 2008-05-18 12:35:42
Güzel insan Şeyho Duman ı sevgi ve saygılarımla selamlıyor ona yakınlarına ve onu sevenlere sağlıklar dilerim. Onun talebelerine kadirşınaslıklarının devamlılığında ondan istifade etsinler, hocama bu notumu iletin
Yorumu yoneticiye rapor et
Eksi oy ver
Art 006f007900200076er
Oylar: +0

Yorum Yaz
Alani Kucult | Alani Buyut

busy
Son Güncelleme ( Pazar, 04 Kasım 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >
 

Son Yorumlar

E-ilahiyat Ankara'da...
s.a ilahiyetcı olmak çok güzel bir duygu gibi ...
İlahiyat Öğrencileri...
Degerlı kardesım zahmetın ve samımıyetın ıc...
Üveys El-Karanî
Çok iyi ve unutulmuş olan bir konuya değinmişs...
O na Vasıl Olabilmek...
Darwin'in 200. doğum yıldönümü olan 12 Şubat...
O na Vasıl Olabilmek...
tarih bir deverandan ibarettir.islam coğrafyasın...
O na Vasıl Olabilmek...
Galileo ve sonrasındaki bilimsel gelişmeler Kura...
Tesettürü Bekleyen T...
içinde bulunduğumuz şu dönemin en ciddi sorunl...
O na Vasıl Olabilmek...
>metodoloji sorunu; her bilim dalının kendine ha...
O na Vasıl Olabilmek...
Sayın falay; >bilimsel tavır ile istihza asla bi...
O na Vasıl Olabilmek...
'Din değil kilise dogması' dediğiniz ve Galile...

Forumdakiler

3 Ziyaretçi, 0 Üye
 
 

BİZ KİMİZ?

Bize Katılın

BİZE KATILIN

Bize Katılın

VİDEOLAR

videolar

Üyelerimiz

7705 Kayıtlı üye
0 Bugün
6 Bu hafta
809 Bu ay
Son üye: karanfil89