ARŞİV
Tüm Kategori
Basından
Adapazarı'na Anne Sütü Bankası Kuruluyor,Eilahiyat tepki gösteriyor!!!
| Adapazarı'na Anne Sütü Bankası Kuruluyor,Eilahiyat tepki gösteriyor!!! |
|
|
|
| Yazan Ramazan METİN | |
| Cuma, 17 Ağustos 2007 | |
|
Adapazarı’na anne sütü bankası kuruluyor.
Başhekim Ögütlü yapılacak proje ile doğum yapmış kadınlardan sağlanacak
sütlerin muhafaza edilerek ihtiyaç sahiplerine verileceğini söyledi. Eilahiyat olarak tepki gösteriyoruz. Sakarya Doğum ve Çocuk Bakımevi’nde Çark ve Adapazarı Rotary Kulüpleri’nin girişimleriyle hastane bünyesinde anne sütü bankası kurulabilmesi için çalışma başlatıldı. Başhekim Aziz Ögütlü, doğum yaptıktan sonra annelerinin sütleri kesildiği veya annesini kaybettiği için anne sütü alamayan çocuklara anne sütü verilebilmesi amacıyla başlatılan çalışma ile hastane bünyesinde kurulacak süt bankasında annelerden süt toplanacağını belirterek şunları söyledi: “Bebekler için anne sütünün ne kadar yararlı olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak bazı çocuklar çeşitli nedenlerden dolayı bundan mahrum kalıyorlar. Rotary Kulüplerinin bize bu konuda yaptığı teklifi kabul ederek çalışma başlattık” dedi. •YENİ SAKARYA Sayı: 14431 Dinimiz açısından ise bu konunun yanlışlığı ise tartışılamaz bile.Bu konu da eilahiyat ekibi olarak çeşitli yorumları sizlerle paylaşarak konunun üzerine eğilinmesini istiyoruz.Hocalarımızın yorumlarını bekliyoruz. Hayrettin KARAMAN Süt bankasından maksat, kadınlardan alınan sütlerin, ihtiyacı olan bebeklere verilmek üzere uygun ortamda korunması ve korunduğu ortamdır. Verilen bilgiye göre bu sütler ayrı ayrı verildiği gibi birbirine karıştırılarak da verilmekte, hangi kadının sütünün hangi çocuğa verildiği bilinmemektedir. Başka dinlerde ve topluluklarda "süt anneliği" ve bundan doğan evlenme engeli (süt anne ve bazı yakınları ile onu emenin evlenmesinin haram olması hükmü) bulunmadığı için böyle bir uygulamada sakınca görülmemiş, bebekler için en uygun gıdâ olan kadın sütünden yararlanmak tercih edilmiştir. İslâm da ise süt anneliği ve bundan doğan evlenme engeli vardır. Bu sebeple bebek, ilk iki yaşı içinde emdiği kadının "süt çocuğu" olur, o kadınla, onun usûlü, fürûu ve bazı yan akrabası ile evlenemez. Eskiden emzikli kadınların fazla sütünü alıp uygun bir ortamda korumak ve gerektiğinde ihtiyacı olan bebeklere vermek mümkün değildi, bu yüzden geçmiş fıkıhçılar bu konu üzerinde durmadılar. Günümüzde süt bankası uygulaması başlayınca bazı fıkıhçılar, "sütler birbirine karıştığı ve kimin sütünü kimin emdiği bilinmediği, ayrıca süt kadının memesinden değil, biberon vb. bir şeyden verildiği için" bu uygulama sonunda süt anneliği ilişkisi doğmaz" demişler. Bize göre kimin olduğu bilinmeyen bir kadın sütünü bebeğe vermek için zarûret bulunması; yani verilmediği takdirde çocuk için hayatî tehlikenin bulunması gerekir. Bu takdirde süt, zarûret sebebiyle verilmiştir, annenin kim olduğu da bilinmemektedir, insanlar bilmeden yaptıkları şeylerden sorumlu olmazlar. Zarûret hâli dışında eğer kadın sütü alınacak ve bebeklere verilmek üzere bir yerde bekletilecekse bu sütün kime veya kimlere ait olduğu hem kabının üzerine hem de uygun bir yere kaydedilmelidir. Süt bir bebeğe verilirse bebeğin de kimlik kayıtları süt anneninkinin yanına kaydedilmeli, ayrıca ailesine bilgi verilmelidir. Bir bebek ayrı zamanlarda veya birbirini takiben birden fazla kadını emse bu kadınların hepsi bebeğin süt annesi olur. Buna göre sütleri karıştırılarak verilmiş kadınlar da verilen bebeğin süt annesi olurlar. Süt anneliğinin oluşmasında etkili/belirleyici olan, sütün bebeğe nereden ve nasıl verildiği değil, sütün bebeğin midesine girmesidir. Süt bankalarından yararlanmak isteyen müslümanların bu konularda hassas davranmaları gerekir. Kaynak: http://www.hayrettinkaraman.net/yazi/laikduzen/3/0122.htm
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Eski Üyesi Ali Arslan AYDIN: İSLAM'IN RUHUNA AYKIRI BİR UYGULAMA Süt Bankası, İslam'ın ruhuna aykırı bir uygulama. Süt Bankası'na Hıristiyan ve Yahudilerden de sütler geliyor. Sütler karışıyor, çocuk kimin sütünü içecek? İslam'da sütkardeşliği var. Sütkardeşi olanlar birbiri ile evlenemez. Hıristiyan ve Yahudilerde bu yok. Müslüman kadının sütü ile Hıristiyan kadının sütü İslam nazarında aynı olamaz. Hıristiyan kadın sütünü bağışlasa, Müslüman biri bunu içemez. Müslüman bir annenin sütü yoksa bu sütannesi herkesin bildiği biri olur ve bu anne de ilan edilir. Süt Bankası girişimi nesilleri bozmaya yönelik çalışma… İlahîyatçı Mahmut TOPTAŞ: SÜT YOLUYLA GEÇEN HASTALIKLAR NASIL ENGELLENECEK? Sıhhatli çocuklar için ana sütüne ihtiyaç vardır. Hiçbir gıdanın anne sütüne denk olmadığı kesinlik kazanmıştır. Rabb'imiz Bakara Suresi'nin 233'üncü ayetinde annelerin çocuklarını tam iki yıl emzireceklerini bildirir. Bundan birkaç yıl önce gündeme gelen “Süt Bankası” fikri fakir ailelerin kendi çocuğunu ihmal ederek süt ticaretine kapı açmaz temennisindeyim. Anne sütü, çocuğunun gün ve ayına göre Rabb'imiz tarafından gıda ayarı yapılırken, “Süt Bankası” bu ayarı nasıl yapacak? Altı günlük çocuğa altı aylık sütannenin sütü nasıl gelecek? Süt yoluyla geçen hastalıklar veya olumsuz etkiler nasıl önlenecek? Sütanne ve süt kız kardeşlerle evliliği yasaklayan ayet Nisa Suresi'nin 23'üncü ayetidir. Buhari, Müslim ve diğer hadis kitaplarının da rivayet ettiği sahih hadise göre, “Nesep yönünden haram olanlar sütkardeşliği yönünden de haramdır. Süt yoluyla haramlığın sabit olması için müçtehitlerin çoğunluğuna göre doğum ile iki yıl arasıdır. Emen çocuk iki yaşından fazla olursa haramlık sabit olmaz. İmam Ebu Hanife'ye göre bu süre otuz aydır. Bu konuda genel bilgiyi Ömer Nasuhi Bilmen Hocaefendi'nin “Istılhatı Fıkhıyye Kamusu” isimli eserinde “Rezaın Mahîyyeti Ve Hürmeti Müstelzim Mikdarı” başlığı altında yazdıklarını size sunmakla yetineceğim:“269 - : Lûgatta süt emmek, meme emmek mânâsına olan reza, şer'an : «Bir kadının sütünün vakti mahsûsunda bir çocuğun midesine gitmesinden ibarettir. Bu reza, nikâha manidir. Şöyle ki:Süt ana sayılacak bir kadın, dokuz yaşından daha küçük olamaz. Fakat bu kadının bikr veya sinni iyase vâsıl olup olmaması ve berhayE.t bulunup bulunmaması müsavidir. Süt de çocuğun midesine gerek ağzından ve gerek burnundan vâsıl olsun ve kendisine gerek meme ile ve gerek emzik ile verilsin müsavidir. Bu sütün az bir miktarda olması ile çok miktarda bulunması arasında da fark yoktur. Herhalde hürmet sabit olur. 270 - : Suya, ilâca veya hayvan sütüne katılmış olan kadın sütü haltında galibiyete itibar olunur. Binaenaleyh bir kadının sütü, karıştırdığı suya vesaireye galip veya müsavi olursa onunla reza sabit olur. Fakat taam ile karıştırılmış olan kadın sütü, galip ve gayri matbuh bulunsa da bununla reza tahakkuk etmez. Kezalik: bir kadının sütü peynir, yoğurt veya ayran yapılıp çocuğa verilse bununla reza hükmü sabit olmaz. Kezaîik: aşağıdan hukne suretile verilen veya kulağa, ihlile, baş yarığına akıtılan süte de itibar olunmaz. Bu meseleler, Hanefiyyeye göredir. 290 - : Rezâ' ile hürmetin sübutü için süt ananın rnalûmiyeti lâzımdır. Binaenaleyh bir kızı veya bir oğlan çocuğunu bir karyenin birçok kadınları emzirmiş oldukları halde bunlar alettayin bilinmeyip bu hususta bir emare de mevcut olmasa bu kız veya oğlan, başka bir mani bulunmadığı takdirde o karye ahalisinden harhalde birisile evlenebilir.” Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal YENİÇERİ: SÜT BANKALARINDAN SÜT ALINMASI CAİZ DEĞİLDİR “Merkezi Cidde'de bulunan uluslararası İslam Fıkıh Kurulu, Süt Bankaları konusunda karar aldı ve Süt Bankaları'ndan süt alınması caiz görülmedi. Çünkü süt bankalarına getirilen sütlerin kimin tarafından getirildiği ve hangi kadının sütü olduğunun tespiti mümkün olamıyor ve sütanneliğini de bertaraf ediyor. İslam Fıkıh Kurulu'nun kararında bu gerekçeler var. Bir kadının sütü kendi adıyla alınabilirse, o sütün hangi çocuğa verildiği tespit edilebilirse, bu yönde caizlik söz konusu olur fakat Süt Bankaları bunu yapamazlar. Bu sütün tespiti çok zordur. Batı kültüründe ve onların kitaplarında sütkardeşliği ve sütkardeşliğinden doğan evlenme yasağı bulunmuyor. Batı'nın bu konuda endişesi yoktur fakat İslam'a gelince Kur'an'da tespit edilmiş hüküm olduğundan İslam Fıkıh Kurulu buna izin vermemiştir.
Kaynak: http://www.akradyo.net/haberframe.asp?id=31317 Yorum (1)
![]() Yorum Yaz
|
|
| Son Güncelleme ( Çarşamba, 22 Ağustos 2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
hak suretinde çalışan batıl kuruluşarın bu tarz faaliyetelerini gücünüz nisbetinde ortaya çıkardığınız için Allah razı olsun.