|
Mevlana’nın 800.
Doğum Yılı nedeniyle TRT tarafından hazırlanan 52 dakikalık Mevlana
Belgeseli, 19 Haziranda yayınlanacak.
Mevlana’nın 800. Doğum Yılı Kutlamaları
dolayısıyla TRT tarafından hazırlanan 52 dakikalık Mevlana Belgeseli,
19 Haziranda yayınlanacak.Belgeselin yönetmeni Tülay Akça, yaptığı
açıklamada, TRT’nin Mevlana’nın 800. Doğum Yılı kutlamalarına
kapsamlı bir belgesel projesi ile katıldığını söyledi. Bu yapımın,
Mevlana gibi büyük bir düşünürün, onun zaman ve mekan ötesi
güçlü mesajının peşinde herkesi şiirselliğin ağır bastığı
görsel bir şölene davet ettiğini belirten Akça, belgeselde bu mesajın
günümüz insanındaki karşılığını da ihmal etmediğini vurguladı.
Mevlana Belgeseli’nde “Farklı dil,
din ve ırktan insanları bir noktada buluşturan nedir?, Bu aşk felsefesi
günümüz modern insanında hangi ihtiyaca karşılık geliyor?”
gibi soruların peşine düştüğünü ifade eden Akça, yapım ekibinin
Mevlana’yı Mevlana yapan Anadolu topraklarından başlayarak Afganistan,
İsviçre, Hollanda, Almanya gibi ülkelerde çekimler yaptığını
anlattı.
Akça, projenin danışmanlığını
Mevlana’nın 22. kuşaktan torunu olduğu belirtilen Faruk Hemdem
Çelebi ile Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Merkezi Başkanı
Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler üstlendiğini bildirdi. “Bu belgesel
O’nu yeniden keşfetmenin hikayesi” diyen Akça, “52 dakikalık
Mevlana belgeseli, 19 Haziranda TRT 2’de saat 22.10’da yayınlanacak.
Ancak yayından önce 16 Haziranda Yıldız Sarayı’nda basın tanıtım
toplantısı düzenleyeceğiz. Aynı gün bir de fotoğraf sergisi açacağız”
dedi.
TRT'den Muhteşem Bir Mevlana Belgeseli
TRT Mevlâna’nın 800. doğum yılı
için özel belgesel hazırladı.
Mevlâna’nın 800. doğum yılı için hazırlanacak bir belgesel
projesinin kapsamını oluşturmak üzere masaya oturduğumuzda önümüzde
çeşitli avantajlar ve dezavantajlar olduğunun farkındaydık.
Mevlâna; herkesin hakkında az çok fikre sahip olduğu, kendisiyle
ilgili bilgilerin efsanelerle karıştığı, eserleri ve hayatı üzerine
çok kapsamlı çalışmalar bulunan ve sanatın farklı dallarına
konu olan bir isim. Bu durum; bir taraftan projenin araştırma bölümü
için bol miktarda hatta abartılı denilebilecek miktarda kaynağa
işaret ederken aynı zamanda da hayatı ve eserleri bu kadar çok işlenen
birisi üzerine yeni bir söz söylemenin neredeyse imkânsız olduğunu
hatırlatıyordu. Ayrıca sadece ön araştırma aşamasında bile karşımıza
–Türkçe ve diğer diller hariç- yüzlerce ingilizce internet sitesi
ve sayamayacağımız kadar çok çeviri veya telif ingilizce kitap
çıkmıştı. Amerika’da kitapları en çok satan şair olarak tanınması
ise en ilgi çekici bilgilerden birisiydi. Bu tablo karşısında şu
şiirini hatırlamamak mümkün değildi:
“Durmuşum pergel gibi,
bir ayağım sımsıkı, imanım üstünde,
Dolanırım öteki ayağımla
yetmiş iki milletin tümünde.
Kendi sırlarını yetmiş iki millet
bizden işitir,
Biz, ezgisi milletlerle
imanları birleştiren neyizdir.”
Projenin kapsamı böylece netleşti. Belgesel, Mevlâna’nın günümüz
insanı için ne ifade ettiğini araştıracaktı. Bu araştırmada
dünyada farklı ülkelerden Mevleviler ve konuyla ilgili araştırma
yapan veya çevirileriyle farklı toplumlara onu tanıtan uzman ve araştırmacılara
da yer verilecekti. Yer ve isim belirleme, gerekli bağlantıları kurma
aşamasında Mevlâna’nın 22. kuşak torunları olan Esin Çelebi
Bayru ve Faruk Hemdem Çelebi’den büyük destek gördük. Faruk Hemdem
Çelebi projenin danışmanlığını da üstlendi. Projenin diğer
danışmanı ise Selçuk Üniversitesi Mevlâna Araştırmaları Merkezi
Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler’di Bu amaçla ilk etapta
isviçre, Hollanda ve Almanya’ya gittik; çeşitli uzmanlar, çevirmenler,
Mevlâna’yı okuyup ondan etkilenen çeşitli kesimlerden insanlarla
görüştük. Mevlâna’nın Avrupa’da tanındığını biliyorduk
ama üzerine bu kadar kafa yoran ve bu kadar iyi algılayan insanlarla
karşılaşmayı beklemiyorduk. insanlarla konuştuğumuzda, onlardan
hayata dair anlam arayışlarının sebepleri ve Mevlâna’da buldukları
cevaplar üzerine etkileyici hikâyeler dinledik. Bu aynı zamanda bizim
de algılarımızı sorguladığımız ve farklı bakış açılarıyla
zenginleştiğimiz bir sürece dönüştü:
Farklı dil, din ve ırktan insanları bir noktada buluşturan nedir?
Bu aşk felsefesi günümüz modern insanında hangi ihtiyaca cevap
veriyor? Mevlâna’yı bugün bile taze kılan, felsefesinin insanı
huzura taşıyan bir yol olarak var olmasını sağlayan nedir? Belgeselde,
Mevlâna’yı bu sorular temelinde tanıtmayı, anlatmayı ve onun
aşk felsefesinin bugünkü modern toplumlarda yansımalarını araştırmayı
hedefledik. Bu sebeple, belgeselin içinde Mevlâna’nın hayatı,
felsefesi ve insanlığa verdiği mesajların yanı sıra dünyanın
değişik bölgelerinden, ırk ve dil farkı gözetmeksizin bu mesajları
alabilen insanlara yer verildi. 19 Haziran’da saat 22.30’da, TRT
2’de seyirci ile buluşacak olan belgesel, Mevlâna’yı yolunda
bir çabayı ifade ediyor. Son söz ise elbette onun; ve onun mesajını
anlama “Olduğum gibi kim görebilir beni,
Ne rengim var benim, ne nişanım.
Benim de bildiğim sırlar var,
diyeceksin ama,
Hem o sırlarım ben,
Hem o sırları saklayanım.”
|