• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Ei Panel
ANASAYFA arrow ARŞİV arrow Tüm Kategori arrow Röportajlar arrow Doç. Dr. Fuat Aydın ve İlâhiyatı
Doç. Dr. Fuat Aydın ve İlâhiyatı PDF Yazdır E-Posta
Yazan Ahmet KOÇ   
Perşembe, 10 Mayıs 2007
İlahiyatçılık Serüveniniz Nasıl Başladı?

     Ben imama hatip lisesi mezunu değilim aslında İstanbul Sefaköy Lisesi mezunuyum. O zamanlar bu 80 öncesi düşüncelerin yoğun bir şekilde ayrıldığı bir dönemdi. o dönemde Erzurum’da Yüksek İslami İlimler, Ankara İlahiyat, bir de Yüksek İslam enstitüleri vardı. Normal lise mezunlarını da yüksek islam’lara almıyorlardı oralara sadece imam hatip mezunlarını ve ön kayıtla alıyorlardı.  O dönem Ankara hakkında da farklı bir yer olduğuna dair dedikodular vardı. Ben de İslami İslami ilimler olması hasebiyle Erzurum’u tercih ettim. Zaten birinci tercihimdi ama sondan birinci. Yani en son tercihimdi. Ama gittikten sonra yaklaşık 25 yıl olmasına rağmen ilahiyata gittiğimden ilahiyatçı olmamdan dolayı zerre kadar pişmanlık duymadım. Baştan beri okurken akademisyen olacağımı hiç düşünmemiştim. Hatta okulda arkadaşlar arasında espri konusu olurdu. İleride burada hoca olacağım falan diye. Ama sonra 4 yıl öğretmenlik yaptık bir arkadaşla o da şimdi Ankara Din Sosyolojisi’nde. Aslında onunla aynı yerde olmanın büyük faydası oldu benim için.

Okumayla ilgili de bir problemimiz yoktu zaten fakültedeyken elimizden geldiğince elimize ne geçerse okumaya çalışıyorduk. Çalıştığımız lisede 120 tane öğretmen vardı fakat biz beraber sohbet ederdik. Onunda teşvikiyle Ankara’da Din Sosyoloji’sinden birkaç kez yüksek lisansa girdim. Fakat olmadı. Daha sonra İstanbul’a geldim. İstanbul’da da Dinler Tarihi’nden girme imkânım daha yüksekti. Dolayısıyla Din Sosyolojisi düşünürken Dinler Tarihi’ne geçmiş oldum. Ama sonradan Dinler Tarihi’nden memnun olmakla beraber, Din Sosyolojisi çok uzun bir süre içimde ukde kaldı. Din Sosyolojisi’ni isteme nedenim ise yabancılardan Ali Şeriati’nin sosyolog olmasıdır. Türkiye’de Cemil Meriç’in kitaplarını ve yabancı bir yazar olarak Ali Şeriati’nin kitaplarını okuduğum zaman kitap yeme iştahım kabarırdı.

Neden Dinler Tarihi?

      Dinler Tarihi az öncede anlattığım gibi bilinçli bir tercih olmadı benim için. O dönem askere gitmem gerekiyordu. Askere gitmemek için bir yere girmem gerekiyordu. Dinler Tarihi uygundu. Ben de ona girdim. Öyle girmiş olmama rağmen ne ilahiyatçı olmamdan ne de Dinler Tarihi çalışmaktan sıkıntı duymadım ve de rahatsız olmadım.

     Dinler Tarihçisine ne yapsa yakışır algısı var. Bunun nedeni Temel İslami Bilimlerden olmamasından kaynaklanıyor olabilir mi?

      Aslına bakarsanız Dinler Tarihi double mübarektir. Temel İslam Bilimleri sadece İslam’ın kutsallığını ve mübarekliğini tartışırken,  Dinler Tarihi 5 milyar insanın kutsallığı üzerinde tartışıyor. Bu da ekstra mübareklik demek.

Tavsiye ve Önerileriniz

      Aslında tavsiyeyi çok seven bir tip değilim. Yaşadığımız modern dönemde en etkili araçlardan biri bilgidir. Eskiden olduğu gibi artık ağır sanayi yok. Daha çok bilgi ve bilginin getirisinin çok olduğu bir dönem. Örneğin bilgisayar teknolojisi çok önemli bir alan ama ağır sanayiyle alakası yok. Yani bilgisayarın kendisini bile yapsanız onu işleten bilgidir. Yani bilgi ve mantık olmaksızın yaptığınız şey hiçbir işe yaramıyor. Bilginin bizatihi kendisinin peşinde olmak gerek. Bilgi hayatla ilişkinizi ve bakış açınızı belirler ve bu da beraberinde bazı sıkıntıları da getirir. Aslında bilgi sahibi olmak akademisyen olmayı gerektirmez. Fakat bizde böyle bir algı var, Okuryazar olmak, akademisyen olmanın gereği ile ilgili ama akademisyen olduğunuzda haftada bir kitap okursunuz, öğretmenken 3 ya da 4 kitap öğrenciyken de daha fazla. Akademisyen olduğunuzda ister istemez alanınızı daraltmanız gerekiyor, hem alanınızı bilmek hemde sağı solu takip etmek gerekir. Fakat buna çok az zaman kalıyor. Dolayısıyla illede okumak için akademisyen olmak gerekmiyor. Hatta geçende bir kütüphanede biri diyordu: “Akademisyenlerden düşünür, yazar olmaz.” diye. Doğru tarafları var tabi. Fakat bu bizim geleneğimizdedir. Almanya’ya baktığımızda düşünürlerin çoğu akademisyendir. Örneğin Kant, Nietzsche… İlle de bilgi değil aslında. Bir insan olarak toplumda yaşıyoruz. Ve hepimizin üzerine düşen görevler var. Toplum olmak bir işbölümünü içinde barındırıyor. Herkes üzerine düşen görevi en iyi şekilde yapmak zorundadır. Bir adam ticaretle uğraşıyor ve mal üretiyorsa o adamın görevi yaptığı şeyi en iyi şekilde yapmasıdır. Bazılarının amacı bilginin peşinde koşmak olabilir. Ama onun dışındaki işlerinde en iyi şekilde yapılması gerekir. Bir inşaat işçisi, bir araba tamircisi bile olsanız yaptığınız işi zevkle yapmanız gerekir. Sonra karşısına geçip “Oh. Elime sağlık, elhamdülillah.” Diyebiliyorsanız, her yaptığınız şeyin sonunda o işi gördüğünüzde mutlu olup zevk duyuyorsanız siz dünyanın en mutlu insanısınız. Bilginin peşinde koşan insanlarda dâhil olmak üzere herkes üzerine düşen görevi en iyi şekilde yaparsa toplum olması gereken yerde olur. Son olarak şunları söyleyebilirim: “Yetenekleriniz doğrultusunda olmayı istediğiniz yerlerde dolanın ve bulunduğunuz yerin sonuna kadar hakkını verin.”

Yorum (0)Add Comment

Yorum Yaz
Alani Kucult | Alani Buyut

busy
 
< Önceki   Sonraki >
 

Son Yorumlar

Sınav Soruları
BAN SGÜL İLAHİYAT AÇIK ÖGRETİM OKUYORUM VAR ...
E-İlahiyat Hitit İla...
Güzel Bİr Haber... İstanbul İlahiyat'ın Marm...
İHAM Konferansları: ...
İham Seminlerini http://eilahiyat.com/forum/inde...
Hicri Yılbaşınız Müb...
İmdi, bu takvimlerin Miladi takvime göre çok ku...
Hicri Yılbaşınız Müb...
Bir milletin takvimi onun tarihi demektir. Takvim ...
İsyancı Arap Ordusun...
Kitap Tanıtımları Son Zamanlarda Eilahiyat'ın ...
İnkılaptan İnkıraza
Dilimize, benliğimize ve de şuurumuza dil üze...
NOEL, HUZUR VE ÖZGÜR...
ve yine takvimleri yenileme vakti gelir... yine k...
İlahiyat Fakültesi K...
Eilahiyat basının takibinde olması gereken bir ...
Sınav Soruları
bende cd si var yardımcı olurum..sadece ikinci s...

Forumdakiler

17 Ziyaretçi, 15 Üye
haticee, betl, KITMİR, Boşluk, umudadair, kerem misali, Yemliha, aries, adeviyye, karayel, muhammedorhan, Îzâm, banko, SukûT, zeynep_çu
 
 

BİZ KİMİZ?

Bize Katılın

BİZE KATILIN

Bize Katılın

VİDEOLAR

videolar

Üyelerimiz

7730 Kayıtlı üye
0 Bugün
1 Bu hafta
689 Bu ay
Son üye: Hivnikovic