• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Ei Panel
ANASAYFA arrow ARŞİV arrow Tüm Kategori arrow Röportajlar arrow Prof. Dr. Süleyman TOPRAK ve İlahiyatı
Prof. Dr. Süleyman TOPRAK ve İlahiyatı PDF Yazdır E-Posta
Yazan Hatice KOÇ   
Cuma, 04 Mayıs 2007

stoprak.jpgProf. Dr. Süleyman Toprak* hocamıza nasıl ilahiyatçı olduğunu sorduk?

*Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

Kelam Anabilim Dalı Başkanı

ALLAH’IN LÜTUF VE TAKDİRİ

İlkokul üçüncü sınıfı okuduktan sonra, rahmetli babamın işyerinde kendisine yardımcı olmak için, hem o yaz tatilinde başladığım hafızlığı hem de okulu bırakmak zorunda kaldım. Daha sonra bari bir ilkokul diploması alsın da ileride işe girmek için gerekir diye ilkokul bitirme sınavlarına girmeme izin verildi ve ilkokul diploması aldım. Sınavlardaki başarım öğretmenlerin dikkatini çekmiş ve babama beni okutmasını tavsiye etmişler. O da götür İmam Hatip Okulu’na yazdır diye amcamın oğlu ile beni okula gönderdi ve böylece Samsun İmam Hatip Okulu’nda tahsil hayatım başladı.

 

İmam-Hatip ikinci sınıftan itibaren babamın iş değiştirip köye dönmesi sebebiyle bir arkadaşla birlikte ev tutup iki yıl sürecek olan çileli ev hayatı dönemi başladı. Dördüncü sınıfa yanı orta kısım sona geçtiğim yıl parasız yatılı imtihanlarına girerek Çorum’a gittim. Böylece, dükkân üstü sobasız tek odada başlayan ev hayatı yerini sobasız ve kalorifersiz seksen kişilik nefesle ısınan yatakhanelerde devam eden yatılı hayatı ile devam etti.

O yıllarda İmam Hatip Okulları da dâhil, meslek okulu mezunları üniversite giriş sınavlarına hiç alınmıyordu. Bizim için yüksek tahsil yapmak, sadece merkezi sistemle yazılı ve sözlü olmak üzere iki aşamalı yapılan Yüksek İslam Enstitülerine giriş sınavını kazanmaya bağlı idi. Bu sebeple, meslek okulu mezunları, okulu bitirdikten sonra lise bitirme sınavlarına girerek lise diploması alıp ancak bir yıl sonraki üniversite giriş sınavlarına katılabiliyorlardı.

Başlangıcından beri sürekli takdirname ile geçen okul hayatı beni fazla zorlamıyordu. Hatta ders dışı bazı kurs programlarına ve sportif faaliyetlere bile katıldığım halde yine de boş zamanım kalıyordu. Hem bu boş zamanı değerlendirmek, hem de düz lise mezunlarına nispetle yıl kaybı yaşamamak için dört arkadaş lise birinci sınıfı, yanı beşinci sınıfı okurken altı ve yedinci sınıf derslerini dışarıdan sınavlara girip vermek sureti ile okulu bitirmeye karar verdik. O zaman seksenden aşağı notu olmamak gibi bazı şartları taşıyanlar için böyle bir imkan var idi. Böylece yedi yıllık okulu beş yılda bitirecek, bir yıl da liseye devam etmek ya da fark derslere girmek suretiyle geçecek zaman ile birlikte liseliler gibi altı yılda lise mezunu olacaktık.

Bitirme sınavlarına girdiğimiz için son sınıfların müracaat edebildiği Yüksek İslam Enstitüsü giriş sınavlarına da, yazılıyı kazanırsak İstanbul’a imtihan bahanesiyle gezmeye gideriz diye, o yıl üç bin kişinin müracaat edip de üç yüz kişinin sözlüye çağırıldığı ve sadece yetmiş kişinin alındığı İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü için müracaat ettik. Sonuçta sözlüye gitmek sadece bana nasıp oldu ve ben yine imtihanı kazanmak için değil de İstanbul’u gezmek niyeti ile İstanbul’a gittim. Çünkü benim hedefim, liseyi bitirip Üniversite sınavlarına girmek ve o günün en yüksek puanla öğrenci alan fakültesi olan Tıp fakültesini okumaktı.

İstanbul’a gidince karşıma çıkan insanlar ve şartlar, kararımı değiştirmedi ama üç gün süren sözlü sınavlara girmeye beni ikna etti. Sonuçlar açıklandığında sınavı, hem de parasız yatılı olarak devlet yurdunda kalıp okumak üzere kazanmıştım. İlk senenin sonunda hem lise bitirme imtihanlarına hem de üniversiteye giriş sınavlarına müracaat ettim. Ancak lisedeki imtihanımın birisi Enstitüdeki imtihanım ile aynı gün aynı saate konulmuştu. Birisini bütünlemeye bırakma imkânım var ama hangisini bırakacağıma bir türlü karar veremedim. Zira artık bir yılını tamamladığım Enstitü tahsilimi de yarıda bırakmak istemiyor, kazanırsam lise diploması ile ikinci bir fakülte okumayı düşünüyordum ki böyle yapan ve iki fakülte birden okuyan arkadaşlar vardı.

Hayatta iki temel prensibim var; birisi çok istediğim bir şey dahi olsa daima hayırlı ise olması için dua etmek, ikincisi de karar veremediğim konularda istişare etmek.

Bu hususta da Kelam hocamız Bekir Topaloğlu ile istişare etmek üzere hocama gittim. Hocam bana iki fakülte okuyanların çok çalışmalarına rağmen ikisinde de zorla sınıf geçtiklerini söyleyerek, tek alanda bükülmez bilek olmak istersem bir fakülte okumamı tavsiye etti. Ben de bu tavsiyeye uyarak artık lisedeki sınavlara girmedim. İptal edilip tekrarı yapılan üniversite giriş imtihanına da gitmedim ve bütün gayretimi okuluma hasrettim. Kendimi İslami ilimlerde yetiştirmek için çalıştım ve sonuçta İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nü 1976 da birincilikle bitirdim.

Mezuniyetimi müteakip bir imtihan daha geçirdim; para ile imtihan. Beni yakından tanıyan bir baba dostum, öğretmenlikte alacağım maaşın beş katını vermek üzere bana yeni açacağı mağazanın müdürlüğü teklif etti ve ben hiç düşünmeden bunu reddettim. Bu imkân bir daha karşına çıkmaz pişman olursun, sözüne de “inşaallah pişman olmam” diye karşılık verdim ve elhamdülillah bugüne kadar hiç pişman olmadım.

Bana niçin kabul etmediğimi sorunca da şöyle dedim: Ben ilkokulu bitirmeden önce bile babamın işyerinde kasada duruyordum. Bana bu tahsili, özellikle de dinî tahsili, benim planlarım dışında, tamamen Rabbim lütfetti. Ben de öğretmen olup inşaallah öğrendiğimi öğreteceğim.

İşte ALLAH’IN LÜTFU VE TAKDİRİ bizi bu yola böyle çıkardı ve ömrümüz oldukça ÖĞRENMEYE VE ÖĞRETMEYE DEVAM edeceğiz inşaallah.

Hatice KOÇ - Selçuk İlahiyat 4. Sınıf

Yorum (0)Add Comment

Yorum Yaz
Alani Kucult | Alani Buyut

busy
Son Güncelleme ( Salı, 08 Mayıs 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >
 

Son Yorumlar

Sınav Soruları
BAN SGÜL İLAHİYAT AÇIK ÖGRETİM OKUYORUM VAR ...
E-İlahiyat Hitit İla...
Güzel Bİr Haber... İstanbul İlahiyat'ın Marm...
İHAM Konferansları: ...
İham Seminlerini http://eilahiyat.com/forum/inde...
Hicri Yılbaşınız Müb...
İmdi, bu takvimlerin Miladi takvime göre çok ku...
Hicri Yılbaşınız Müb...
Bir milletin takvimi onun tarihi demektir. Takvim ...
İsyancı Arap Ordusun...
Kitap Tanıtımları Son Zamanlarda Eilahiyat'ın ...
İnkılaptan İnkıraza
Dilimize, benliğimize ve de şuurumuza dil üze...
NOEL, HUZUR VE ÖZGÜR...
ve yine takvimleri yenileme vakti gelir... yine k...
İlahiyat Fakültesi K...
Eilahiyat basının takibinde olması gereken bir ...
Sınav Soruları
bende cd si var yardımcı olurum..sadece ikinci s...

Forumdakiler

15 Ziyaretçi, 16 Üye
Mevsimbahar, .seyyah, mussi, kasri, andalusia, esra, muhammedorhan, nevazen, celenk, degisim, melik_a, NaLaN, huz, hnç, cemre_demir, nazlican
 
 

BİZ KİMİZ?

Bize Katılın

BİZE KATILIN

Bize Katılın

VİDEOLAR

videolar

Üyelerimiz

7730 Kayıtlı üye
0 Bugün
1 Bu hafta
689 Bu ay
Son üye: Hivnikovic